Serdar ARSEVEN
Köşe Yazarı
Serdar ARSEVEN
 

Ailemiz çöksün mü?

Sayın Cumhurbaşkanı, birçok vesileyle “ANADOLU AİLESİ”nin karşı karşıya kaldığı tehditlere dikkat çekmeye çalıştı. “En az 3 çocuk” çağrısıyla başlayan bir süreç bu. Nüfus artış hızının dibe çakılmasının tehlikelerine sık sık vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, baktı ki pek de “tınlayan” olmuyor… Vatanını seven, aklı başında olan herkesin tüylerini diken diken edecek bir “S.O.S.” cümlesini kullandı: “Bu ülkemiz için VAROLUŞSAL TEHDİTTİR!” * Toplum ve medyası o kadar duyarsızlaşmış ki… Bu ikazın ne anlama geldiği üzerinde pek durmadı. “Market fiyatları hızla artıyor” dediğinizde, böyle bir paylaşım yaptığınızda ilgi, alâka hemen yükseliyor. “MANEVİ VATAN’ın zeminin kayışına” ilişkin mesajları gündeme getirmek istediğinizde, pek de oraları olmuyor insanımız. Oysa… MANEVİ VATAN elden giderse, ne varsa elden gidecek. İşgal güçlerinin ülkemizden kaçarken bile nice insanımıza tecavüz ettiğini bilmez miyiz? MANEVİ VATAN çöktüğünde ülkenin baştan başa düşman işgaline uğraması pek de zor olmasa gerek. Sayın Cumhurbaşkanı’nın “VAROLUŞSAL TEHDİT” uyarısının içinde bu yok mu?     Aile Bakanı bile “Bu gidişle 20-25 yıl sonra askere alınacak genç bulamayabiliriz!” demiyor mu? Daha ne desinler Allah aşkına? * Vatandaşın bu uyarılara yeterince ilgi göstermemesinin sebepleri neler olabilir? Mesela… “İktidar önde gelenleri sürekli olarak durum tespiti yapıyor, ikazlarda bulunuyor, şikâyet ediyor ama… Yapılanlardan bazıları ile söylenenler arasında büyük farklar var!” tespitinin yol açtığı kafa karışıklığı olabilir mi bu durumun sebebi? Mesela… Bir yandan nüfus artış hızının dibe çakılmasına dikkat çekmek, keskin ikazlarda bulunmak diğer yandan da kadın istihdam oranını arttırdıkça arttırmayı hedef olarak öne çıkartmak… Bu iki tutum “çelişki” olarak görüldüğünden konuya olan ilginin düzeyi düşüyor olabilir mi? Bir yandan nüfus artış hızının, yuva kurma arzusunun dibe çakılmasındanşikayet etmek diğer yandan da bazı televizyonlardaki MANEVİ VATAN’ın zeminin kaydırma amaçlı programları görmemek, “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dedirtiyor olabilir mi? Ya da defalarca söz verildiği halde bir “süresiz nafaka” denilen haksız uygulamaya bile son verilmemesinin yol açtığı hayal kırıklığı olabilir mi? Biliyorsunuz… Türkiye’nin MANEVİ VATAN hassasiyeti olan birçok sivil toplum örgütü kısa bir süre önce bu türden programların çok kötü niyetli programlar, hatta “proje programlar” oldukları vurgusuyla çok keskin “uyarı” açıklamaları yaptı. Biz de bu uyarılara yer verdik. Arkasından MHP Kahramanmaraş Milletvekili Doç.Dr. Zuhal Karakoç’dan “televizyonlardaki zararlı yayınlara” karşı muhteşem bir “kanun teklifi” geldi. Bunu da elimizden geldiğince duyurduk. Biz böyle çabalıyoruz ama iktidarın en fazla itibar ettiği gazeteciler bu konulara pek girmiyor. Kanallar görmezden geliyor. Sayın Cumhurbaşkanı özellikle dikkat çekiyor ama kendisine en yakın oldukları zannedilen televizyon kanalları görmezden geliyor… Hatta hatta… Evet… Hatta hatta… Devam edeceğiz kısmetse!
Ekleme Tarihi: 14 Nisan 2026 -Salı

Ailemiz çöksün mü?

Sayın Cumhurbaşkanı, birçok vesileyle “ANADOLU AİLESİ”nin karşı karşıya kaldığı tehditlere dikkat çekmeye çalıştı.

“En az 3 çocuk” çağrısıyla başlayan bir süreç bu.

Nüfus artış hızının dibe çakılmasının tehlikelerine sık sık vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, baktı ki pek de “tınlayan” olmuyor…

Vatanını seven, aklı başında olan herkesin tüylerini diken diken edecek bir “S.O.S.” cümlesini kullandı:

“Bu ülkemiz için VAROLUŞSAL TEHDİTTİR!”

*

Toplum ve medyası o kadar duyarsızlaşmış ki…

Bu ikazın ne anlama geldiği üzerinde pek durmadı.

“Market fiyatları hızla artıyor” dediğinizde, böyle bir paylaşım yaptığınızda ilgi, alâka hemen yükseliyor.

“MANEVİ VATAN’ın zeminin kayışına” ilişkin mesajları gündeme getirmek istediğinizde, pek de oraları olmuyor insanımız.

Oysa…

MANEVİ VATAN elden giderse, ne varsa elden gidecek.

İşgal güçlerinin ülkemizden kaçarken bile nice insanımıza tecavüz ettiğini bilmez miyiz?

MANEVİ VATAN çöktüğünde ülkenin baştan başa düşman işgaline uğraması pek de zor olmasa gerek.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın “VAROLUŞSAL TEHDİT” uyarısının içinde bu yok mu?

 
 

Aile Bakanı bile “Bu gidişle 20-25 yıl sonra askere alınacak genç bulamayabiliriz!” demiyor mu?

Daha ne desinler Allah aşkına?

*

Vatandaşın bu uyarılara yeterince ilgi göstermemesinin sebepleri neler olabilir?

Mesela…

“İktidar önde gelenleri sürekli olarak durum tespiti yapıyor, ikazlarda bulunuyor, şikâyet ediyor ama…

Yapılanlardan bazıları ile söylenenler arasında büyük farklar var!” tespitinin yol açtığı kafa karışıklığı olabilir mi bu durumun sebebi?

Mesela…

Bir yandan nüfus artış hızının dibe çakılmasına dikkat çekmek, keskin ikazlarda bulunmak diğer yandan da kadın istihdam oranını arttırdıkça arttırmayı hedef olarak öne çıkartmak…

Bu iki tutum “çelişki” olarak görüldüğünden konuya olan ilginin düzeyi düşüyor olabilir mi?

Bir yandan nüfus artış hızının, yuva kurma arzusunun dibe çakılmasındanşikayet etmek diğer yandan da bazı televizyonlardaki MANEVİ VATAN’ın zeminin kaydırma amaçlı programları görmemek, “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dedirtiyor olabilir mi?

Ya da defalarca söz verildiği halde bir “süresiz nafaka” denilen haksız uygulamaya bile son verilmemesinin yol açtığı hayal kırıklığı olabilir mi?

Biliyorsunuz…

Türkiye’nin MANEVİ VATAN hassasiyeti olan birçok sivil toplum örgütü kısa bir süre önce bu türden programların çok kötü niyetli programlar, hatta “proje programlar” oldukları vurgusuyla çok keskin “uyarı” açıklamaları yaptı.

Biz de bu uyarılara yer verdik.

Arkasından MHP Kahramanmaraş Milletvekili Doç.Dr. Zuhal Karakoç’dan “televizyonlardaki zararlı yayınlara” karşı muhteşem bir “kanun teklifi” geldi.

Bunu da elimizden geldiğince duyurduk.

Biz böyle çabalıyoruz ama iktidarın en fazla itibar ettiği gazeteciler bu konulara pek girmiyor.

Kanallar görmezden geliyor.

Sayın Cumhurbaşkanı özellikle dikkat çekiyor ama kendisine en yakın oldukları zannedilen televizyon kanalları görmezden geliyor…

Hatta hatta…

Evet…

Hatta hatta…

Devam edeceğiz kısmetse!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.