Bilal Kaya’dan Türkiye’ye Rusya Çağrısı: “Millî Çıkarlarımızı Esas Almalıyız”

Siyaset (24SaatHaber) - 24 SAAT HABER | 12.10.2026 - 14:52, Güncelleme: 12.10.2026 - 14:58 118 kez okundu.
 

Bilal Kaya’dan Türkiye’ye Rusya Çağrısı: “Millî Çıkarlarımızı Esas Almalıyız”

Doğru Yol Partisi Dış İlişkiler Başkanı Bilal Kaya, Avrupa’da yükselen savaş riskine dikkat çekerek Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini söyledi. Kaya, NATO’nun geleceği, Ukrayna savaşı ve Avrupa’nın yeniden silahlanma sürecinin Türkiye’nin güvenliği açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Türkiye savaşın değil, barışın tarafında olmalıdır” mesajını verdi.

Doğru Yol Partisi Dış İlişkiler Başkanı Bilal Kaya, Güncel Medya TV’de Tarık Şeker’in sunduğu programda Türkiye’nin dış politikası, Rusya ile ilişkiler, NATO’nun askerî yapılanması ve Avrupa’da yükselen güvenlik riskleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin tarihî tecrübelerden ders çıkarması gerektiğini vurgulayan Kaya, ülkenin millî çıkarlarını esas alan, bağımsız ve dengeli bir dış politika izlemesinin önemine dikkat çekti. Bilal Kaya: “Avrupa’daki gelişmeler Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor” Avrupa’da artan savunma harcamaları, askerî hazırlıklar ve Rusya ile Batı arasındaki karşılıklı güvensizliğin yeni bir güvenlik dönemine işaret ettiğini belirten Bilal Kaya, yaşanabilecek büyük bir savaşın yalnızca devletleri değil, toplumları ve ekonomileri de etkileyeceğini ifade etti. Kaya, olası bir çatışmanın Türkiye’nin enerji güvenliği, ticareti, sanayisi ve Karadeniz’deki dengeler üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret etti. Türkiye’nin önceliğinin savaş riskini artıran gelişmelerin parçası olmak yerine barışın korunmasına katkı sunmak olması gerektiğini belirten Kaya, diplomasi ve kriz yönetiminin önemini vurguladı. Rusya ile ilişkiler güçlendirilmeli Rusya’nın tarihî geçmişi ve stratejik konumunun göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Bilal Kaya, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin rekabetin yanı sıra ekonomik iş birliği ve diplomasi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. İki ülke arasında enerji, turizm, tarım, ticaret ve ulaştırma alanlarında önemli ilişkiler bulunduğunu belirten Kaya, mevcut bağların daha güçlü ve dengeli bir zemine taşınmasının Türkiye’nin çıkarlarına katkı sağlayabileceğini kaydetti. Kaya, Türkiye’nin Rusya ile ekonomik iş birliğini geliştirmesi, sanayi ve teknoloji alanlarında ortak projeleri değerlendirmesi ve bölgesel sorunların çözümünde doğrudan iletişim kanallarını açık tutması gerektiğini ifade etti. Güçlü diplomasinin her konuda aynı düşünmek anlamına gelmediğini belirten Kaya, farklılıkların yönetilmesi ve karşılıklı çıkarların korunmasının önemine dikkat çekti. NATO’nun geleceği ve Avrupa’nın askerî hazırlıkları Avrupa’da savunma politikalarının yeniden şekillendiğini belirten Bilal Kaya, NATO’nun askerî yapılanmasındaki gelişmelerin ve Avrupa ülkelerinin savunma kapasitesini artırmaya yönelik adımlarının Türkiye açısından yakından takip edilmesi gerektiğini dile getirdi. Kaya, askerî caydırıcılığın önemini kabul etmekle birlikte kalıcı barışın yalnızca silahlanmayla sağlanamayacağını, diplomasi ve karşılıklı iletişimin de güvenlik politikalarının temel unsurları arasında bulunması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin NATO üyeliğinin güvenlik politikalarında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Kaya, buna rağmen ülkenin coğrafi konumu, Karadeniz’deki sorumlulukları, Rusya ile ekonomik ilişkileri ve bölgesel gelişmeler nedeniyle kendine özgü bir stratejik değerlendirme yapmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ittifak içindeki hak ve sorumluluklarının millî güvenlik, ekonomik maliyetler ve uzun vadeli çıkarlar çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirten Kaya, dış politika kararlarının somut veriler ışığında değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Ukrayna savaşı ve Karadeniz’in güvenliği Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa güvenlik düzenini doğrudan etkilediğini belirten Bilal Kaya, Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya yönelik siyasi, ekonomik ve askerî desteğinin farklı stratejik gerekçelere dayandığını ifade etti. Kaya, savaşın Karadeniz’de yeni güvenlik riskleri oluşturabileceğine dikkat çekerek Türkiye’nin deniz güvenliği, ticaret yollarının açık tutulması ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin uygulanması konularına öncelik vermesi gerektiğini kaydetti. Avrupa ülkelerinin Rusya’ya yönelik politikalarının değerlendirilmesinde tarihî deneyimlerin, coğrafi konumun, güvenlik kaygılarının ve siyasi kararların esas alınması gerektiğini belirten Kaya, ülkelerin politikalarının liderlerin etnik veya dinî kimlikleri üzerinden açıklanmasının doğru olmadığını vurguladı. Filistin meselesi ve uluslararası hukuk vurgusu Bilal Kaya, uluslararası gelişmeler değerlendirilirken Filistin meselesinin ve bölgede yaşanan insani krizin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası tarafından gerçekleştirilen Holokost’un insanlık tarihinin en ağır suçlarından biri olduğunu belirten Kaya, geçmişte yaşanan zulümlerin bugün başka insanların haklarının ihlal edilmesine gerekçe gösterilemeyeceğini vurguladı. Filistinlilerin yerinden edilmesi, mültecilik sorunu, toprak kayıpları ve Gazze’deki insani krizin uluslararası toplumun öncelikli meseleleri arasında yer alması gerektiğini belirten Kaya, Türkiye’nin Filistin halkının haklarını, sivillerin korunmasını ve uluslararası hukuka uyulmasını savunması gerektiğini ifade etti. Kaya, Filistin’de kalıcı barışın sağlanması için diplomatik girişimlerin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin atacağı adımların temelinde insan hakları, uluslararası hukuk ve sivillerin güvenliğinin bulunması gerektiğini kaydetti. Türkiye için beş stratejik öneri Türkiye’nin değişen uluslararası dengeler karşısında uzun vadeli bir strateji geliştirmesi gerektiğini belirten Bilal Kaya, ülkenin önceliklerini şu başlıklar altında topladı: Rusya ile ilişkiler: Diplomatik ve ekonomik bağların güçlendirilmesi, enerji, sanayi, ticaret ve ulaştırma alanlarında karşılıklı fayda sağlayan projelerin geliştirilmesi. NATO politikası: İttifak içindeki hak ve sorumlulukların Türkiye’nin millî güvenlik ihtiyaçları ve ekonomik çıkarları doğrultusunda değerlendirilmesi. Savunma ve enerji bağımsızlığı: Yerli savunma sanayisinin geliştirilmesi, kritik teknolojilerde üretim kapasitesinin artırılması ve enerji güvenliğinin güçlendirilmesi. Türk dünyasıyla iş birliği: Orta Asya, Kafkasya ve Karadeniz’de ekonomik, kültürel ve diplomatik ilişkilerin derinleştirilmesi. Barış diplomasisi: Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere bölgesel çatışmaların sona erdirilmesi, ateşkesin sağlanması ve kalıcı barışın tesis edilmesi için girişimlerin sürdürülmesi. Kaya’ya göre bu adımların ortak amacı, Türkiye’nin başka güçlerin politikalarına bağımlı hâle gelmeden kendi kararlarını daha güçlü ve bağımsız biçimde alabilmesini sağlamak. Bilal Kaya’dan bağımsız dış politika mesajı Değerlendirmelerinin sonunda Türkiye’nin hem Rusya ile ilişkilerini güçlendirmesi hem de Avrupa ile diplomatik bağlarını koruması gerektiğini vurgulayan Bilal Kaya, dış politikada tarihî gerçeklerin doğru okunmasının önemine dikkat çekti. Avrupa’nın askerî hazırlıkları, NATO’nun geleceği ve Ukrayna savaşı gibi gelişmelerin Türkiye’nin güvenliği açısından yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Kaya, toplumların etnik veya dinî kimlikleri üzerinden karşı karşıya getirilmesi yerine siyasi kararların ve stratejik gelişmelerin analiz edilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin geleceği açısından güçlü diplomasi, ekonomik bağımsızlık ve caydırıcı savunmanın önemini vurgulayan Kaya, barışın korunmasının temel hedef olması gerektiğini belirtti. Bilal Kaya’nın mesajı net: Türkiye, millî çıkarlarını esas alan bağımsız bir dış politika izlemeli; Rusya ile ilişkilerini geliştirmeli, Avrupa ile iletişim kanallarını açık tutmalı ve bölgesel barışın korunması için diplomasiye öncelik vermelidir.
Doğru Yol Partisi Dış İlişkiler Başkanı Bilal Kaya, Avrupa’da yükselen savaş riskine dikkat çekerek Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini söyledi. Kaya, NATO’nun geleceği, Ukrayna savaşı ve Avrupa’nın yeniden silahlanma sürecinin Türkiye’nin güvenliği açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Türkiye savaşın değil, barışın tarafında olmalıdır” mesajını verdi.

Doğru Yol Partisi Dış İlişkiler Başkanı Bilal Kaya, Güncel Medya TV’de Tarık Şeker’in sunduğu programda Türkiye’nin dış politikası, Rusya ile ilişkiler, NATO’nun askerî yapılanması ve Avrupa’da yükselen güvenlik riskleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin tarihî tecrübelerden ders çıkarması gerektiğini vurgulayan Kaya, ülkenin millî çıkarlarını esas alan, bağımsız ve dengeli bir dış politika izlemesinin önemine dikkat çekti.

Bilal Kaya: “Avrupa’daki gelişmeler Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor”

Avrupa’da artan savunma harcamaları, askerî hazırlıklar ve Rusya ile Batı arasındaki karşılıklı güvensizliğin yeni bir güvenlik dönemine işaret ettiğini belirten Bilal Kaya, yaşanabilecek büyük bir savaşın yalnızca devletleri değil, toplumları ve ekonomileri de etkileyeceğini ifade etti.

Kaya, olası bir çatışmanın Türkiye’nin enerji güvenliği, ticareti, sanayisi ve Karadeniz’deki dengeler üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret etti.

Türkiye’nin önceliğinin savaş riskini artıran gelişmelerin parçası olmak yerine barışın korunmasına katkı sunmak olması gerektiğini belirten Kaya, diplomasi ve kriz yönetiminin önemini vurguladı.

Rusya ile ilişkiler güçlendirilmeli

Rusya’nın tarihî geçmişi ve stratejik konumunun göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Bilal Kaya, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin rekabetin yanı sıra ekonomik iş birliği ve diplomasi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

İki ülke arasında enerji, turizm, tarım, ticaret ve ulaştırma alanlarında önemli ilişkiler bulunduğunu belirten Kaya, mevcut bağların daha güçlü ve dengeli bir zemine taşınmasının Türkiye’nin çıkarlarına katkı sağlayabileceğini kaydetti.

Kaya, Türkiye’nin Rusya ile ekonomik iş birliğini geliştirmesi, sanayi ve teknoloji alanlarında ortak projeleri değerlendirmesi ve bölgesel sorunların çözümünde doğrudan iletişim kanallarını açık tutması gerektiğini ifade etti.

Güçlü diplomasinin her konuda aynı düşünmek anlamına gelmediğini belirten Kaya, farklılıkların yönetilmesi ve karşılıklı çıkarların korunmasının önemine dikkat çekti.

NATO’nun geleceği ve Avrupa’nın askerî hazırlıkları

Avrupa’da savunma politikalarının yeniden şekillendiğini belirten Bilal Kaya, NATO’nun askerî yapılanmasındaki gelişmelerin ve Avrupa ülkelerinin savunma kapasitesini artırmaya yönelik adımlarının Türkiye açısından yakından takip edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Kaya, askerî caydırıcılığın önemini kabul etmekle birlikte kalıcı barışın yalnızca silahlanmayla sağlanamayacağını, diplomasi ve karşılıklı iletişimin de güvenlik politikalarının temel unsurları arasında bulunması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin NATO üyeliğinin güvenlik politikalarında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Kaya, buna rağmen ülkenin coğrafi konumu, Karadeniz’deki sorumlulukları, Rusya ile ekonomik ilişkileri ve bölgesel gelişmeler nedeniyle kendine özgü bir stratejik değerlendirme yapmasının zorunlu olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin ittifak içindeki hak ve sorumluluklarının millî güvenlik, ekonomik maliyetler ve uzun vadeli çıkarlar çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirten Kaya, dış politika kararlarının somut veriler ışığında değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Ukrayna savaşı ve Karadeniz’in güvenliği

Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa güvenlik düzenini doğrudan etkilediğini belirten Bilal Kaya, Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya yönelik siyasi, ekonomik ve askerî desteğinin farklı stratejik gerekçelere dayandığını ifade etti.

Kaya, savaşın Karadeniz’de yeni güvenlik riskleri oluşturabileceğine dikkat çekerek Türkiye’nin deniz güvenliği, ticaret yollarının açık tutulması ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin uygulanması konularına öncelik vermesi gerektiğini kaydetti.

Avrupa ülkelerinin Rusya’ya yönelik politikalarının değerlendirilmesinde tarihî deneyimlerin, coğrafi konumun, güvenlik kaygılarının ve siyasi kararların esas alınması gerektiğini belirten Kaya, ülkelerin politikalarının liderlerin etnik veya dinî kimlikleri üzerinden açıklanmasının doğru olmadığını vurguladı.

Filistin meselesi ve uluslararası hukuk vurgusu

Bilal Kaya, uluslararası gelişmeler değerlendirilirken Filistin meselesinin ve bölgede yaşanan insani krizin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası tarafından gerçekleştirilen Holokost’un insanlık tarihinin en ağır suçlarından biri olduğunu belirten Kaya, geçmişte yaşanan zulümlerin bugün başka insanların haklarının ihlal edilmesine gerekçe gösterilemeyeceğini vurguladı.

Filistinlilerin yerinden edilmesi, mültecilik sorunu, toprak kayıpları ve Gazze’deki insani krizin uluslararası toplumun öncelikli meseleleri arasında yer alması gerektiğini belirten Kaya, Türkiye’nin Filistin halkının haklarını, sivillerin korunmasını ve uluslararası hukuka uyulmasını savunması gerektiğini ifade etti.

Kaya, Filistin’de kalıcı barışın sağlanması için diplomatik girişimlerin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin atacağı adımların temelinde insan hakları, uluslararası hukuk ve sivillerin güvenliğinin bulunması gerektiğini kaydetti.

Türkiye için beş stratejik öneri

Türkiye’nin değişen uluslararası dengeler karşısında uzun vadeli bir strateji geliştirmesi gerektiğini belirten Bilal Kaya, ülkenin önceliklerini şu başlıklar altında topladı:

  • Rusya ile ilişkiler: Diplomatik ve ekonomik bağların güçlendirilmesi, enerji, sanayi, ticaret ve ulaştırma alanlarında karşılıklı fayda sağlayan projelerin geliştirilmesi.

  • NATO politikası: İttifak içindeki hak ve sorumlulukların Türkiye’nin millî güvenlik ihtiyaçları ve ekonomik çıkarları doğrultusunda değerlendirilmesi.

  • Savunma ve enerji bağımsızlığı: Yerli savunma sanayisinin geliştirilmesi, kritik teknolojilerde üretim kapasitesinin artırılması ve enerji güvenliğinin güçlendirilmesi.

  • Türk dünyasıyla iş birliği: Orta Asya, Kafkasya ve Karadeniz’de ekonomik, kültürel ve diplomatik ilişkilerin derinleştirilmesi.

  • Barış diplomasisi: Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere bölgesel çatışmaların sona erdirilmesi, ateşkesin sağlanması ve kalıcı barışın tesis edilmesi için girişimlerin sürdürülmesi.

Kaya’ya göre bu adımların ortak amacı, Türkiye’nin başka güçlerin politikalarına bağımlı hâle gelmeden kendi kararlarını daha güçlü ve bağımsız biçimde alabilmesini sağlamak.

Bilal Kaya’dan bağımsız dış politika mesajı

Değerlendirmelerinin sonunda Türkiye’nin hem Rusya ile ilişkilerini güçlendirmesi hem de Avrupa ile diplomatik bağlarını koruması gerektiğini vurgulayan Bilal Kaya, dış politikada tarihî gerçeklerin doğru okunmasının önemine dikkat çekti.

Avrupa’nın askerî hazırlıkları, NATO’nun geleceği ve Ukrayna savaşı gibi gelişmelerin Türkiye’nin güvenliği açısından yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Kaya, toplumların etnik veya dinî kimlikleri üzerinden karşı karşıya getirilmesi yerine siyasi kararların ve stratejik gelişmelerin analiz edilmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin geleceği açısından güçlü diplomasi, ekonomik bağımsızlık ve caydırıcı savunmanın önemini vurgulayan Kaya, barışın korunmasının temel hedef olması gerektiğini belirtti.

Bilal Kaya’nın mesajı net: Türkiye, millî çıkarlarını esas alan bağımsız bir dış politika izlemeli; Rusya ile ilişkilerini geliştirmeli, Avrupa ile iletişim kanallarını açık tutmalı ve bölgesel barışın korunması için diplomasiye öncelik vermelidir.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi