Fatih Erbakan’dan ‘fon skandalı’ için çağrı: “Siyasi bağlantılar ortaya çıkarılsın”

Siyaset 23.09.2026 - 15:14, Güncelleme: 23.09.2026 - 15:14 88 kez okundu.
 

Fatih Erbakan’dan ‘fon skandalı’ için çağrı: “Siyasi bağlantılar ortaya çıkarılsın”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Borsa İstanbul’daki fon skandalında 1 milyondan fazla yatırımcının etkilendiği olayın siyasi bağlantılarının ortaya çıkarılması çağrısında bulunarak, “Doğrudan doğruya 20 milyar dolarlık fonun kaybolması, paranın kaybolmasından 500 bin civarında yatırımcı etkilendi. Borsadaki toplam değer kaybı dolayısıyla da 1 milyondan fazla yatırımcı etkilendi. Buradaki soru şudur: SPK ve Borsa İstanbul’daki kurumlar ve yetkililer, bürokrasi bunu görmedi mi? Görmemesi mümkün değil. Samimi olarak siyasi bağlantılarının da ortaya çıkarılması için sonuna kadar gidilir diye düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ve beraberindeki heyet, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ı Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’nde ziyaret etti. ​ERBAKAN: “TÜRKİYE İÇİN BİRLİKTE NELER YAPILABİLECEĞİNE İLİŞKİN MÜZAKERELERDE BULUNDUK” ​Yaklaşık 1 saat süren ziyaret sonrası 2 lider basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ziyarete ilişkin Erbakan, şunları kaydetti: “Bizim daha öncesinde de Anahtar Parti’ye gerçekleştirmiş olduğumuz ziyarete mukabil bugün bir iade-i ziyarette bulundular kendileri. Bundan dolayı bahtiyar olduğumuzu, müteşekkir olduğumuzu ifade ediyorum. Bu ziyaretimizde genel olarak Türkiye’nin içinde bulunduğu durum, milletimizin 86 milyonunun yaşamış olduğu sorunlar, manevi ve maddi problemler, bunlarla ilgili partilerimizin neler yapabileceği, nasıl bir çözüm ortaya konulabileceğine ilişkin konular ele alındı. Bununla birlikte tabii ki çerçeve yasa olarak da ifade edilen, Terörsüz Türkiye süreci olarak da ifade edilen süreçle ilgili gelişmeler karşılıklı olarak müzakere edildi. Bu konudaki partilerimizin tavırlarıyla ilgili bir fikir alışverişinde bulunuldu. Ve sürecin geleceği, gidişatı üzerinde müzakerelerde bulunuldu. Bu çerçeve yasa dışında bir yeni anayasa çalışmasının olması halinde iktidar kanadında bunun nasıl bir çalışma olabileceğine ilişkin öngörülerimiz ve seçimlere de yeni anayasayla, yeni bir seçim sistemiyle gidilmesi halinde nasıl gelişmeler yaşanabileceğine ilişkin birtakım fikir alışverişlerinde bulunuldu. Ve yine her iki partinin de ülke için, millet için, devletimiz için, daha iyi bir Türkiye için birlikte neler yapılabileceğine ilişkin birtakım fikir alışverişleri ve müzakerelerde bulunuldu. Bize göre son derece verimli bir görüşme oldu. Bu ziyaretin, bu görüşmenin ülkemiz için, partilerimiz için, milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.” ​“ERKEN SEÇİM YAPILACAKSA EN GEÇ 2027 SONBAHARINDA OLMASI GEREKİR” ​Erken seçim tartışmalarına ilişkin Erbakan, “Burada bize göre erken seçim yapılacaksa en geç 2027 sonbaharında olması gerekir. Yoksa bu tarihten sonra, normal zamanına bir ay kala gibi bir zamanda yapılacak seçimin, bir erken seçim olsa bile uygun olmadığı; yani sadece Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir kez daha adaylığı için yapılan bir seçim olacağı kanaatindeyiz. Bununla beraber tabii Anayasa değişikliği ile ilgili bizim her zaman söylediğimiz, anayasalar şahıslar için değil, milletler için yapılır. Ülke için yapılır. Devlet için yapılır. Sadece Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir kez daha aday olmasına yönelik veya kendi içinde bulundukları durum doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir kez daha seçilmesini sağlayabilmek için adımları içeren bir değişiklik olacaksa, olmadığını her zaman söylüyoruz. Daha demokratik, daha insan haklarını ön plana çıkaran, daha modern bir anayasanın, millete, ülkeye, topluma fayda getirecek bir anayasanın ele alınması; mevcut sistemin daha demokratikleştirilmiş bir başkanlık sistemi haline getirilmesi, kuvvetler ayrılığının tahkim edilmesi, Meclis’in güçlendirilmesi gibi adımların atılması halinde bizim desteğimizi atacağımızı ifade etmiştik. Yoksa sadece şahsa yönelik ve seçim kazanmaya yönelik, mevcut iktidarın seçimi tekrardan daha kolay bir şekilde kazanmasına yönelik hesaplarla yapılacak bir anayasanın olmayacağını, anayasanın millet için yapılması gerektiğini ifade etmiştik.” diye konuştu. ​“SİYASİ BAĞLANTILARININ DA ORTAYA ÇIKARILMASI İÇİN SONUNA KADAR GİDİLİR” ​Fon skandalına ilişkin de konuşana Erbakan, dolandırıcılık olarak nitelendirdiği skandalın siyasi bağlantılarının da çıkarılması çağrısında bulundu: ​“Bizim daha önce yaptığımız açıklamada da olduğu gibi, bize göre çok büyük bir dolandırıcılık gerçekleştirilmiş durumdadır. Burada birtakım fonların çeşitli spekülasyonlarla, gerçekte içi boş olmasına rağmen şişirilmesi ve uzun bir süre boyunca istikrarlı şekilde, görüntü anlamında söylüyorum, günde yüzde 10’luk bir değer artışıyla bu fonların seyretmesi ve arkasından da tabii ki yatırımcının da cazip görerek bu fonlara girmesiyle, sonrasında da bu içi boş olan, spekülatif yöntemlerle yükseltilen fonların doğal olarak çökmesi sonucunda 20 milyar dolarlık, yani 900 milyar liralık bir kayıp paradan söz ediliyor. Ve tabii borsanın bu olaydan dolayı değerinin düşmesi, değer kaybına da kattığımızda 50-60 milyar dolarlık bir zarardan söz ediliyor. Doğrudan doğruya 20 milyar dolarlık fonun kaybolması, paranın kaybolmasından 500 bin civarında yatırımcı etkilendi. Borsadaki toplam değer kaybı dolayısıyla da 1 milyonun fazla yatırımcı etkilendi. Buradaki soru şudur: SPK ve Borsa İstanbul’daki kurumlar ve yetkililer, bürokrasi bunu görmedi mi? Görmemesi mümkün değil. ​Bunu 2025 yılında Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’in ‘Birtakım spekülasyonlar var. Anormal hareketler var. Bunları görüyoruz’ diye açıklaması var. 2025 Kasım ayında. Sonrasında 2026’nın Haziran’ında, Mayıs’ında uluslararası kredi kuruluşlarının, finans kuruluşlarının Borsa İstanbul’la ilgili bu yönde değerlendirmeleri var. Bütün bunlar olurken yetkililer bu suni artışı ve bu olayı nasıl fark etmediler? Bunun içerisinde bir iş mi var? Hangi siyasilerle bağlantılı, hangi bürokratlar bu işin içerisinde? Sadece portföy yöneticileri değil, bunların bağlantılarının da ortaya çıkarılması lazım. Ortaya çıkan 20 milyar dolarlık, 900 milyar liralık kaybın karşılanmasında oluşacak kamu zararı nedir? Bunun faturası da millete mi kesilecektir? Bu kaybın ne kadarı karşılanabilecektir? Bu soruların cevaplanması lazım. Samimi olarak siyasi bağlantılarının da ortaya çıkarılması için sonuna kadar gidilir diye düşünüyoruz.” Kaynak:millinizam.com
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Borsa İstanbul’daki fon skandalında 1 milyondan fazla yatırımcının etkilendiği olayın siyasi bağlantılarının ortaya çıkarılması çağrısında bulunarak, “Doğrudan doğruya 20 milyar dolarlık fonun kaybolması, paranın kaybolmasından 500 bin civarında yatırımcı etkilendi. Borsadaki toplam değer kaybı dolayısıyla da 1 milyondan fazla yatırımcı etkilendi. Buradaki soru şudur: SPK ve Borsa İstanbul’daki kurumlar ve yetkililer, bürokrasi bunu görmedi mi? Görmemesi mümkün değil. Samimi olarak siyasi bağlantılarının da ortaya çıkarılması için sonuna kadar gidilir diye düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ve beraberindeki heyet, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ı Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’nde ziyaret etti.

ERBAKAN: “TÜRKİYE İÇİN BİRLİKTE NELER YAPILABİLECEĞİNE İLİŞKİN MÜZAKERELERDE BULUNDUK”

​Yaklaşık 1 saat süren ziyaret sonrası 2 lider basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ziyarete ilişkin Erbakan, şunları kaydetti:

“Bizim daha öncesinde de Anahtar Parti’ye gerçekleştirmiş olduğumuz ziyarete mukabil bugün bir iade-i ziyarette bulundular kendileri. Bundan dolayı bahtiyar olduğumuzu, müteşekkir olduğumuzu ifade ediyorum. Bu ziyaretimizde genel olarak Türkiye’nin içinde bulunduğu durum, milletimizin 86 milyonunun yaşamış olduğu sorunlar, manevi ve maddi problemler, bunlarla ilgili partilerimizin neler yapabileceği, nasıl bir çözüm ortaya konulabileceğine ilişkin konular ele alındı. Bununla birlikte tabii ki çerçeve yasa olarak da ifade edilen, Terörsüz Türkiye süreci olarak da ifade edilen süreçle ilgili gelişmeler karşılıklı olarak müzakere edildi. Bu konudaki partilerimizin tavırlarıyla ilgili bir fikir alışverişinde bulunuldu. Ve sürecin geleceği, gidişatı üzerinde müzakerelerde bulunuldu. Bu çerçeve yasa dışında bir yeni anayasa çalışmasının olması halinde iktidar kanadında bunun nasıl bir çalışma olabileceğine ilişkin öngörülerimiz ve seçimlere de yeni anayasayla, yeni bir seçim sistemiyle gidilmesi halinde nasıl gelişmeler yaşanabileceğine ilişkin birtakım fikir alışverişlerinde bulunuldu. Ve yine her iki partinin de ülke için, millet için, devletimiz için, daha iyi bir Türkiye için birlikte neler yapılabileceğine ilişkin birtakım fikir alışverişleri ve müzakerelerde bulunuldu. Bize göre son derece verimli bir görüşme oldu. Bu ziyaretin, bu görüşmenin ülkemiz için, partilerimiz için, milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

“ERKEN SEÇİM YAPILACAKSA EN GEÇ 2027 SONBAHARINDA OLMASI GEREKİR”

​Erken seçim tartışmalarına ilişkin Erbakan, “Burada bize göre erken seçim yapılacaksa en geç 2027 sonbaharında olması gerekir. Yoksa bu tarihten sonra, normal zamanına bir ay kala gibi bir zamanda yapılacak seçimin, bir erken seçim olsa bile uygun olmadığı; yani sadece Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir kez daha adaylığı için yapılan bir seçim olacağı kanaatindeyiz. Bununla beraber tabii Anayasa değişikliği ile ilgili bizim her zaman söylediğimiz, anayasalar şahıslar için değil, milletler için yapılır. Ülke için yapılır. Devlet için yapılır. Sadece Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir kez daha aday olmasına yönelik veya kendi içinde bulundukları durum doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir kez daha seçilmesini sağlayabilmek için adımları içeren bir değişiklik olacaksa, olmadığını her zaman söylüyoruz. Daha demokratik, daha insan haklarını ön plana çıkaran, daha modern bir anayasanın, millete, ülkeye, topluma fayda getirecek bir anayasanın ele alınması; mevcut sistemin daha demokratikleştirilmiş bir başkanlık sistemi haline getirilmesi, kuvvetler ayrılığının tahkim edilmesi, Meclis’in güçlendirilmesi gibi adımların atılması halinde bizim desteğimizi atacağımızı ifade etmiştik. Yoksa sadece şahsa yönelik ve seçim kazanmaya yönelik, mevcut iktidarın seçimi tekrardan daha kolay bir şekilde kazanmasına yönelik hesaplarla yapılacak bir anayasanın olmayacağını, anayasanın millet için yapılması gerektiğini ifade etmiştik.” diye konuştu.

“SİYASİ BAĞLANTILARININ DA ORTAYA ÇIKARILMASI İÇİN SONUNA KADAR GİDİLİR”

​Fon skandalına ilişkin de konuşana Erbakan, dolandırıcılık olarak nitelendirdiği skandalın siyasi bağlantılarının da çıkarılması çağrısında bulundu:

​“Bizim daha önce yaptığımız açıklamada da olduğu gibi, bize göre çok büyük bir dolandırıcılık gerçekleştirilmiş durumdadır. Burada birtakım fonların çeşitli spekülasyonlarla, gerçekte içi boş olmasına rağmen şişirilmesi ve uzun bir süre boyunca istikrarlı şekilde, görüntü anlamında söylüyorum, günde yüzde 10’luk bir değer artışıyla bu fonların seyretmesi ve arkasından da tabii ki yatırımcının da cazip görerek bu fonlara girmesiyle, sonrasında da bu içi boş olan, spekülatif yöntemlerle yükseltilen fonların doğal olarak çökmesi sonucunda 20 milyar dolarlık, yani 900 milyar liralık bir kayıp paradan söz ediliyor. Ve tabii borsanın bu olaydan dolayı değerinin düşmesi, değer kaybına da kattığımızda 50-60 milyar dolarlık bir zarardan söz ediliyor. Doğrudan doğruya 20 milyar dolarlık fonun kaybolması, paranın kaybolmasından 500 bin civarında yatırımcı etkilendi. Borsadaki toplam değer kaybı dolayısıyla da 1 milyonun fazla yatırımcı etkilendi. Buradaki soru şudur: SPK ve Borsa İstanbul’daki kurumlar ve yetkililer, bürokrasi bunu görmedi mi? Görmemesi mümkün değil.

​Bunu 2025 yılında Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’in ‘Birtakım spekülasyonlar var. Anormal hareketler var. Bunları görüyoruz’ diye açıklaması var. 2025 Kasım ayında. Sonrasında 2026’nın Haziran’ında, Mayıs’ında uluslararası kredi kuruluşlarının, finans kuruluşlarının Borsa İstanbul’la ilgili bu yönde değerlendirmeleri var. Bütün bunlar olurken yetkililer bu suni artışı ve bu olayı nasıl fark etmediler? Bunun içerisinde bir iş mi var? Hangi siyasilerle bağlantılı, hangi bürokratlar bu işin içerisinde? Sadece portföy yöneticileri değil, bunların bağlantılarının da ortaya çıkarılması lazım. Ortaya çıkan 20 milyar dolarlık, 900 milyar liralık kaybın karşılanmasında oluşacak kamu zararı nedir? Bunun faturası da millete mi kesilecektir? Bu kaybın ne kadarı karşılanabilecektir? Bu soruların cevaplanması lazım. Samimi olarak siyasi bağlantılarının da ortaya çıkarılması için sonuna kadar gidilir diye düşünüyoruz.”

Kaynak:millinizam.com

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi