Resmî nikâhın birinci şartı, akıl ve psikolojik yeterlilik raporu olmalı.
Evlenmek isteyen bütün çiftlerden önce kan tahlili istenir. Bu yasal bir prosedürdür. Burada amaçlanan bulaşıcı hastalıkların tespit edilmesi - HIV, AIDS - ve genetik hastalıkların gebelikten önce önlemini alarak tedavi imkânı sağlamaktır. Yani tüm biyolojik ihtimaller taranırken psikolojik hiçbir tarama yapılmamaktadır.
Boşanma oranlarının giderek yükselmesi, boşanma dilekçelerindeki “şiddet gördüm” ibareleri, kurumlarda çocuk dosyalarındaki “aile içi taciz ve tecavüz” gerçekleri… Tüm bu veriler bize gösteriyor ki, hatta haykırıyor ki:
Beden sağ ama akıl malesef ölü.
Kan uyuşmazlığı evlilik için çözülemez bir engel değildir. Fakat ruhsal uyuşmazlık, aile içi şiddetin zeminini hazırlarken bir yandan da empatiden yoksun bireyler, çözümsüz ve bencil bir şekilde boşanmak için mahkeme salonlarını doldururlar.Tabi malesef hiç istemediğimiz cinayetle sonuçlanan tablolarda karşımıza çıkmakta.
Bir diğer toplumun kanayan yarası haline gelen boşanmış ebeveynlerin çocuklarını bencilce şahsi anlaşmazlıklarının silahı haline getirmeleridir ki bu başlı başına araştırma konusu olabilecek nitelikte önem taşır.
HER ŞEYİN EĞİTİMİ, OKULU VARKEN ANNE BABA OLMANIN BİR EĞİTİMİ OKULU YOK
Araç kullanmak için sürücü belgesi almak gerekir;
eğitimi alınır, sınavı kazanılır, belge alınır. Matematik okulda okunur, istenilirse deha bile olunur. Ama insanlığın devam edebilmesi için en büyük görev olan nesil yetiştirme sorumluluğu verilen anne baba olmanın tek şartı sadece “biyolojik üreyebilmek”.
Bu ne yaman çelişkidir ki; çocuk sahibi olmak, bir neslin varlığını devam ettirmesini sağlamak, araç kullanmak için ehliyet istemek kadar bile mühim değil. Oysa ki sağlıksız ebeveynlerin koskoca bir neslin, hatta nesillerin travması olabilme tehlikesi karşımızda duran yadsınamaz bir gerçektir.
ÇÖZÜM
1. Evlilik öncesi kan tahlilinin yanında klinik psikolojik testler zorunlu kılınmalı. Bu testlerin parametreleri olmalı: a) Bağımlılık, b) Şiddet eğilimi, c) İletişim kurabilme yeteneği, d) Sınır çizme başarısını ölçmek.
2. Tespitlerden sonra bunlar için yeterli süre eğitim ve destek verilmeli bu eğitim diploma ile sonuçlandırılmalı.
3. Toplumsal bilinç: Evlilik kurumunun ,saygı sevgi, anlayış ve doğruluk üzerine akılcı bir zemine oturtulması bu yönde çalışmalarla desteklenmesi gerekmekte.Toplum ilgili kurumlarca eğitim programları ile bilinçlendirilmeli.
Tüm bu süreçlerde bazı bakanlıklardan ciddi destek almakta gerekmekte.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı :
En büyük adalet, hiçbir şiddetin yaşanmadığı evdir. Sanıldığının aksine aile, toplumun en küçük değil en büyük en önemli ve en temel yapı taşıdır; tüm iyileştirici projelerimizi bu yapı taşı için seferber etmeliyiz .
TV programları konusunda inceleme başlatılmalı, yozlaşmaya izin verilmemeli.
İçişleri Bakanlığı : Toplumda şiddetin hâkim olmadığı, toplu stres araçlarının bertaraf edildiği toplumsal saygının merkez seçildiği projeler geliştirilmeli.
Adalet Bakanlığı : Adaletli düzenin aile içinden sonrada tüm toplumda sağlanmasının ve korunmasının koşullarını oluşturmak.Kadın ve çocukların edinilmiş birer hak olmadığının, tam aksine geleceğin emanetleri olduğunun yasalarla korunması ,İşlenmiş suça ceza verilmesi ve yaptırım noktasından çok
daha önceki aşamalarda müdahale edip önleyici tedbirler ve sürdürülebilir yeni düzenlemeler tesis edilmelidir.
Kan uyuşmasındanda önce akıl uyuşmasını
aradığımız uygulamaların ,varlığının konuşulduğu günleri görebilmek dileğiyle.