Ayşe YILMAZ
Köşe Yazarı
Ayşe YILMAZ
 

EVLİLİKTE AKIL TARAMASI ŞART

Resmî nikâhın birinci şartı, akıl ve psikolojik yeterlilik raporu olmalı. Evlenmek isteyen bütün çiftlerden önce kan tahlili istenir. Bu yasal bir prosedürdür. Burada amaçlanan bulaşıcı hastalıkların tespit edilmesi - HIV, AIDS - ve genetik hastalıkların gebelikten önce önlemini alarak tedavi imkânı sağlamaktır. Yani tüm biyolojik ihtimaller taranırken psikolojik hiçbir tarama yapılmamaktadır. Boşanma oranlarının giderek yükselmesi, boşanma dilekçelerindeki “şiddet gördüm” ibareleri, kurumlarda çocuk dosyalarındaki “aile içi taciz ve tecavüz” gerçekleri… Tüm bu veriler bize gösteriyor ki, hatta haykırıyor ki: Beden sağ ama akıl malesef ölü. Kan uyuşmazlığı evlilik için çözülemez bir engel değildir. Fakat ruhsal uyuşmazlık, aile içi şiddetin zeminini hazırlarken bir yandan da empatiden yoksun bireyler, çözümsüz ve bencil bir şekilde boşanmak için mahkeme salonlarını doldururlar.Tabi malesef hiç istemediğimiz cinayetle sonuçlanan tablolarda karşımıza çıkmakta. Bir diğer toplumun kanayan yarası haline gelen boşanmış ebeveynlerin  çocuklarını bencilce şahsi anlaşmazlıklarının silahı haline getirmeleridir ki bu başlı başına araştırma konusu olabilecek nitelikte önem taşır. HER ŞEYİN EĞİTİMİ, OKULU VARKEN ANNE BABA OLMANIN BİR EĞİTİMİ  OKULU YOK Araç kullanmak için sürücü belgesi almak gerekir;  eğitimi alınır, sınavı kazanılır, belge alınır. Matematik okulda okunur, istenilirse deha bile olunur. Ama insanlığın devam edebilmesi için en büyük görev olan nesil yetiştirme sorumluluğu verilen  anne baba olmanın tek şartı sadece “biyolojik üreyebilmek”. Bu ne yaman çelişkidir ki; çocuk sahibi olmak, bir neslin varlığını devam ettirmesini sağlamak, araç kullanmak için ehliyet istemek kadar bile mühim değil. Oysa ki sağlıksız ebeveynlerin koskoca bir neslin, hatta nesillerin travması olabilme tehlikesi  karşımızda duran yadsınamaz bir gerçektir. ÇÖZÜM 1. Evlilik öncesi kan tahlilinin yanında klinik psikolojik testler zorunlu kılınmalı. Bu testlerin parametreleri olmalı: a) Bağımlılık, b) Şiddet eğilimi, c) İletişim kurabilme yeteneği, d) Sınır çizme başarısını ölçmek. 2. Tespitlerden sonra bunlar için yeterli  süre eğitim ve destek verilmeli  bu eğitim diploma ile sonuçlandırılmalı. 3. Toplumsal bilinç: Evlilik kurumunun ,saygı  sevgi, anlayış ve doğruluk üzerine akılcı bir zemine oturtulması bu yönde çalışmalarla desteklenmesi gerekmekte.Toplum ilgili kurumlarca eğitim programları ile bilinçlendirilmeli. Tüm bu süreçlerde bazı bakanlıklardan ciddi destek almakta  gerekmekte. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı : En büyük adalet, hiçbir şiddetin yaşanmadığı evdir. Sanıldığının aksine aile, toplumun  en küçük değil en büyük  en önemli  ve en temel yapı taşıdır; tüm iyileştirici projelerimizi bu yapı taşı için seferber etmeliyiz . TV programları konusunda inceleme başlatılmalı, yozlaşmaya izin verilmemeli. İçişleri Bakanlığı : Toplumda şiddetin hâkim olmadığı, toplu stres araçlarının  bertaraf edildiği toplumsal saygının merkez seçildiği projeler geliştirilmeli. Adalet Bakanlığı : Adaletli düzenin aile içinden sonrada tüm toplumda  sağlanmasının ve korunmasının koşullarını  oluşturmak.Kadın ve çocukların edinilmiş birer hak olmadığının, tam aksine geleceğin emanetleri olduğunun  yasalarla korunması  ,İşlenmiş suça ceza verilmesi ve yaptırım noktasından çok  daha önceki aşamalarda müdahale edip  önleyici tedbirler ve sürdürülebilir yeni düzenlemeler tesis edilmelidir. Kan uyuşmasındanda  önce akıl uyuşmasını  aradığımız uygulamaların ,varlığının konuşulduğu günleri görebilmek dileğiyle.
Ekleme Tarihi: 16 Haziran 2026 -Salı

EVLİLİKTE AKIL TARAMASI ŞART

Resmî nikâhın birinci şartı, akıl ve psikolojik yeterlilik raporu olmalı.

Evlenmek isteyen bütün çiftlerden önce kan tahlili istenir. Bu yasal bir prosedürdür. Burada amaçlanan bulaşıcı hastalıkların tespit edilmesi - HIV, AIDS - ve genetik hastalıkların gebelikten önce önlemini alarak tedavi imkânı sağlamaktır. Yani tüm biyolojik ihtimaller taranırken psikolojik hiçbir tarama yapılmamaktadır.

Boşanma oranlarının giderek yükselmesi, boşanma dilekçelerindeki “şiddet gördüm” ibareleri, kurumlarda çocuk dosyalarındaki “aile içi taciz ve tecavüz” gerçekleri… Tüm bu veriler bize gösteriyor ki, hatta haykırıyor ki:
Beden sağ ama akıl malesef ölü.

Kan uyuşmazlığı evlilik için çözülemez bir engel değildir. Fakat ruhsal uyuşmazlık, aile içi şiddetin zeminini hazırlarken bir yandan da empatiden yoksun bireyler, çözümsüz ve bencil bir şekilde boşanmak için mahkeme salonlarını doldururlar.Tabi malesef hiç istemediğimiz cinayetle sonuçlanan tablolarda karşımıza çıkmakta.

Bir diğer toplumun kanayan yarası haline gelen boşanmış ebeveynlerin  çocuklarını bencilce şahsi anlaşmazlıklarının silahı haline getirmeleridir ki bu başlı başına araştırma konusu olabilecek nitelikte önem taşır.

HER ŞEYİN EĞİTİMİ, OKULU VARKEN ANNE BABA OLMANIN BİR EĞİTİMİ  OKULU YOK

Araç kullanmak için sürücü belgesi almak gerekir; 
eğitimi alınır, sınavı kazanılır, belge alınır. Matematik okulda okunur, istenilirse deha bile olunur. Ama insanlığın devam edebilmesi için en büyük görev olan nesil yetiştirme sorumluluğu verilen  anne baba olmanın tek şartı sadece “biyolojik üreyebilmek”.

Bu ne yaman çelişkidir ki; çocuk sahibi olmak, bir neslin varlığını devam ettirmesini sağlamak, araç kullanmak için ehliyet istemek kadar bile mühim değil. Oysa ki sağlıksız ebeveynlerin koskoca bir neslin, hatta nesillerin travması olabilme tehlikesi  karşımızda duran yadsınamaz bir gerçektir.

ÇÖZÜM

1. Evlilik öncesi kan tahlilinin yanında klinik psikolojik testler zorunlu kılınmalı. Bu testlerin parametreleri olmalı: a) Bağımlılık, b) Şiddet eğilimi, c) İletişim kurabilme yeteneği, d) Sınır çizme başarısını ölçmek.
2. Tespitlerden sonra bunlar için yeterli  süre eğitim ve destek verilmeli  bu eğitim diploma ile sonuçlandırılmalı.
3. Toplumsal bilinç: Evlilik kurumunun ,saygı  sevgi, anlayış ve doğruluk üzerine akılcı bir zemine oturtulması bu yönde çalışmalarla desteklenmesi gerekmekte.Toplum ilgili kurumlarca eğitim programları ile bilinçlendirilmeli.

Tüm bu süreçlerde bazı bakanlıklardan ciddi destek almakta  gerekmekte.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı :
En büyük adalet, hiçbir şiddetin yaşanmadığı evdir. Sanıldığının aksine aile, toplumun  en küçük değil en büyük  en önemli  ve en temel yapı taşıdır; tüm iyileştirici projelerimizi bu yapı taşı için seferber etmeliyiz .
TV programları konusunda inceleme başlatılmalı, yozlaşmaya izin verilmemeli.

İçişleri Bakanlığı : Toplumda şiddetin hâkim olmadığı, toplu stres araçlarının  bertaraf edildiği toplumsal saygının merkez seçildiği projeler geliştirilmeli.

Adalet Bakanlığı : Adaletli düzenin aile içinden sonrada tüm toplumda  sağlanmasının ve korunmasının koşullarını  oluşturmak.Kadın ve çocukların edinilmiş birer hak olmadığının, tam aksine geleceğin emanetleri olduğunun  yasalarla korunması  ,İşlenmiş suça ceza verilmesi ve yaptırım noktasından çok 
daha önceki aşamalarda müdahale edip  önleyici tedbirler ve sürdürülebilir yeni düzenlemeler tesis edilmelidir.

Kan uyuşmasındanda  önce akıl uyuşmasını 
aradığımız uygulamaların ,varlığının konuşulduğu günleri görebilmek dileğiyle.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yagmur
(16.06.2026 12:00 - #295)
Emeğinize sağlık. Söylenmek istenen cümleleri yazmışsınız.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi