Halis ÖZDEMİR
Köşe Yazarı
Halis ÖZDEMİR
 

Darbeler Darbeler ve 12 Eylül 1980 Askeri Müdahalesi..

Türkiye ve Türk milleti her on yılda bir askeri/sivil vesayet müdahalesi yaşamış, yürüyüşü durdurulmak istenmiş bir devlet ve bir millettir. 1960 müdahalesi 1972 muhtırası 1980 müdahalesi Ve Bin yıl sürecek dedikleri 28 Şubat (1997) darbesi… 12 Eylül askeri müdahalesinin yıl dönümündeyiz. 12 Eylül’ü bu gün anlatmak çok zor! 12 Eylül süreci ve 12 Eylül’de yaşanılanlar akıl almaz şeyler olması anlatılmasını, anlaşılmasını zorlaştırmaktadır. Akıl dışı insanlık dışı işler yaşanmış tarihe kara leke olarak geçen bir dönemdir. 12 Eylülü bir bakıma sonuçları ve etkileri bakımından her kişi aslında yaşamış demektir. Ancak bir de bizzat şahsım gibi 12 Eylüle muhatap olmuş, 12 Eylül zindanlarında işkence evlerinde ölüm kalım yaşamışlar da var elbette.   ABD’nin o dönem başkanı Jimmy Carter’ın “bizim çocuklar Türkiye’de yönetime müdahale etti” diyerek aslında darbelerin arkasında kimlerin ve hangi işbirlikçiler olduğunun ifşa edildiği 12 Eylül askeri müdahalesinin, bir bakıma özeti sayılabilecek olan bilgileri, “Mamak Zindanlarında Bir Akıncı Tarihe Notlar” kitabımdan arz ediyorum; …   “Bundan sonra herkes kendi başının çaresine bakacak, artık ülkede ihtilalcilerin "Emir komuta zinciri içinde" hükmü geçecekti. İhtilalciler önlerine "Ülkeyi yeniden demokratikleştirme" hedefini koymuş olmalarına rağmen, 12 Eylül 1980 sabahından itibaren başlayan ve uzun yıllar varlığını sürdüren yönetimin etkileri, bugün bile devam etmektedir. İhtilalle birlikte her şey alt üst olmuş, her şey yerinden oynamış, her şey bir pamuk ipliği ile hayata tutunur olmuştu.   O Cuma günü sabahından başlamak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi kapatıldı, anayasa iptal edildi, siyasi partilerin kapılarına kilit vuruldu. 650 bin kişi gözaltına alındı.   -1 milyon 683 bin kişi fişlendi.   -Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı. -7 bin kişi için idam cezası istendi. -517 kişiye idam cezası verildi, bunlardan 50'si asıldı. -İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi. -71 bin kişi TCK'nın 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı. -98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı. -388 bin kişiye pasaport verilmedi. -30 bin kişi "sakıncalı" olduğu için işinden atıldı. -14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı. -30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurt dışına gitti. -300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. -171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi. -937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı. -23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu. -3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi. -400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. -Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. -31 gazeteci cezaevine girdi. -300 gazeteci saldırıya uğradı. -39 ton gazete ve dergi imha edildi. -Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. -144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. -14 kişi açlık grevinde öldü. -16 kişi kaçarken vuruldu. -95 kişi çatışma-öldü. -73 kişiye doğal ölüm raporu verildi. -43 kişinin intihar ettiği bildirildi.” (sahife 368)   “Mamak Zindanlarında Bir Akıncı Tarihe Notlar” kitabımdan birkaç şiirle “Mamak” ne demek anlatmaya çalışacağım!   1980 “Mamak Zindanlarında Bir Akıncı” Kitabımdan   1/Yüzlerine Bakıyorum   Yüzlerine bakıyorum Ürküyorum O da ne Kendimi görüyorum Duvardaki taşta Kendimi görüyorum Sıkılmış hayalimde Çaresizliğin Bir hortlağın çığlığında Çığlık Çığlık atmak istiyorum Dost yüzünü Nur yüzünü Mahşeri bir kalabalıkta Peygamber yüzünü Güller açsın Solmasın Tükenmesin umut hele sevda Vatan millet bayrak Ve iman Bitmesin yolculuğum   Yüzüne bakmak istiyorum Nur yüzüne Âlemler yaratılmıştı ya Hürmetine Aç kollarını geleyim Hürriyeti Kollarında bulayım! 1981   2/Bir Çığlık Duymuştuk   Bir çığlık duymuştuk O gün Her gün duymuştuk! Her gün başka O gün başkaydı “Yavrum” “Kızım” “Canım” “Yapmayın” Diyordu yankısı gökyüzünden Hüznü yüreklerden Duyularak Oysa onun ziyaretçisi gelmişti Çocuklar gibi şendi Çocukları eşi Can yoldaşı Parmaklıkların arkasında Gönülleri yanındaydı Kızı dayanamamış Daha on altısında Baba, baba demişti Oysa yasaktır orada Baba Kızım sus Deyivermiş baba Geç kalmış Kızı sırtına “cop” yemiş Çığlık çığlığa Heyhat “Öleydim de görmeyeydim” Ve bir sedyelik İki bacak iki kol Atmışlar koğuşun ortasına Artık çığlık yok Artık çığlık yok   3/Hücrem   Hücremin duvarları Sağdan beş soldan altı karış “Çilehane” ile sanki yarış Hücrem benim ana kucağım Sana dargın kalmayacağım Hücrem sar beni Ben ölümden geliyorum Hücrem seni seviyorum Hücrem daracık Dualarım Allah’a açık Yakarırım rabbime vuslat için Hem ne yakarış Gözlerimin yaşı ‘içime’ Derler ya Benim kalbime akmış   4/Yıldızları Sayıyorum   Yıldızları sayıyorum Yıldızlar kayıyor Tutamıyorum Yıldızları sayıyorum Uzanarak Yıldızlar kayıyor Tutamıyorum Yıldızları sayıyorum Taş duvara yaslayıp başımı Sağdan kayıyor Soldan kayıyor Tutamıyorum Yıldızlar kayıyor kahramanca On yedisinde belki yirmisinde Yıldızları tutamıyorum Yıldızları rahmetle anıyorum   5/Hücremin Demir Kapısı   Hücremin demir kapısı gıcırdıyor Hücrem beni İçeri buyur ediyor Sanki ana kucağı Ya da baba ocağı Bu gün de yaşıyorum Alnımı taş duvara Dayayıp Şükrediyorum Yaşadığımı Secdede Hissediyorum Ruhum ıstırap içinde Acılarımı hissetmiyorum Bu gün de yaşıyorum Şükrediyorum Hücrem benim Ana kucağım Sana dargın Kalmayacağım Hücrem sar beni Ben ölümden geliyorum Hücrem seni seviyorum Hücrem daracık Dualarım Allah’a açık   6/Sorguya Alınıyorum   Sorguya alınıyorum Allah’ım artık dayanamıyorum Al emanetini diye Yalvarıyorum Sorguya alınıyorum Başkaları üşüyor, donuyor Ben yanıyor, kavruluyorum Sorguya alınıyorum Kimsesiz ve yalnız Ve yalnız Rabbime yalvarıyorum Artık dayanamıyorum Sorguya alınıyorum Sanki beni anlayan mı var! Sanmıyorum Heyhat Vatanımda Dayanılmaz acılar yaşıyorum   7/Yaşıyorum   Sorgudan geliyorum Yürüyemiyorum Kollarıma girmiş iki asker Taşınıyorum Demek hala yaşıyorum   Sorgudan geliyorum Yaşıyorum Sevinsem mi? Üzülsem mi? Bilmiyorum şükrediyorum   Demir kapı gıcırdıyor Hücrem beni İçeri buyur ediyor Sanki ana kucağı Sanki baba ocağı Bu gün de yaşıyorum Şükrediyorum Yaşadığımı Secdede hissediyorum   Ruhum ıstırap içinde Acılarımı hissetmiyorum Bu gün de yaşıyorum Şükrediyorum   8/Bugün Sessizlik Var   Bugün sessizlik var Mahzun bekleyiş Umutsuz nefes Umutsuz bakış   Parmaklılar ardından Canhıraş yakarış Kim bilir sessizlik gerekir Sessizlik huşu ile   Masmavi gökyüzüne bakarak Yüreğini açıp Solgun yüzüyle Sevdasına bakarak Ben kimim Beni bu sevdadan Kim kurtaracak   9/Dumanlar   Dumanlar Dumanlara karışıyor Çek bir nefes Yüreğimiz midir yanan Aman Allah’ım aman   Mustafa’ya bak On dokuzuna Hasan şöyle böyle Yirmisine Halis yeni girmiş Yirmi birine   Ne de toylar Solcu Ülkücü İslamcı olmuşlar Masmavi gökyüzünü Seyre dalmışlar   Dumanlar Dumanlar sarmış Dört bir yanımı Yanan yürek mi? Hayal mi? Umut mu?   Çek bir nefes sigaranı Gök demir Yer demir olmuş Sarmış benliğimi Yanan ben miyim? Sigaram mı?   Duman Zifiri karanlığında Boğdun beni Bir kerecik sor Bir kerecik Sar beni bir yar Bir ana gibi   10/ Parmaklıklar   Demir parmaklıklar Bırakın beni Gitmek istiyorum Duvarlar Taş duvarlar Çekilin aradan Uçmak istiyorum Kapılar Demir kapılar Açılın artık Dayanamıyorum Yatağım Ve yorganım Artık Güzel rüyalar Görmek istiyorum   11/Ne Hülyalara Şahitlik Etti   Ne hülyalara şahitlik etti Şu bizim koğuş Ne rüyalara şahitlik etti Bu yatak Volta da vursam Postallarımı Tak tak Arasam dostları Kollarımı sonuna kadar Açarak Dostlarım, ah dostlarım Mektuplarıma Selamlarıma Cevap vermeyen dostlarım Mahşerdeyim de Bilmeyen ben miyim? Ah dostlarım Bir selam verin Bir merhaba deyin   Dostlara selam olsun
Ekleme Tarihi: 13 Eylül 2026 -Pazar
Halis ÖZDEMİR

Darbeler Darbeler ve 12 Eylül 1980 Askeri Müdahalesi..

Türkiye ve Türk milleti her on yılda bir askeri/sivil vesayet müdahalesi yaşamış, yürüyüşü durdurulmak istenmiş bir devlet ve bir millettir.

1960 müdahalesi

1972 muhtırası

1980 müdahalesi

Ve Bin yıl sürecek dedikleri

28 Şubat (1997) darbesi…

12 Eylül askeri müdahalesinin yıl dönümündeyiz. 12 Eylül’ü bu gün anlatmak çok zor! 12 Eylül süreci ve 12 Eylül’de yaşanılanlar akıl almaz şeyler olması anlatılmasını, anlaşılmasını zorlaştırmaktadır. Akıl dışı insanlık dışı işler yaşanmış tarihe kara leke olarak geçen bir dönemdir.

12 Eylülü bir bakıma sonuçları ve etkileri bakımından her kişi aslında yaşamış demektir.

Ancak bir de bizzat şahsım gibi 12 Eylüle muhatap olmuş, 12 Eylül zindanlarında işkence evlerinde ölüm kalım yaşamışlar da var elbette.

 

ABD’nin o dönem başkanı Jimmy Carter’ın “bizim çocuklar Türkiye’de yönetime müdahale etti” diyerek aslında darbelerin arkasında kimlerin ve hangi işbirlikçiler olduğunun ifşa edildiği 12 Eylül askeri müdahalesinin, bir bakıma özeti sayılabilecek olan bilgileri, “Mamak Zindanlarında Bir Akıncı Tarihe Notlar” kitabımdan arz ediyorum;

 

“Bundan sonra herkes kendi başının çaresine bakacak, artık ülkede ihtilalcilerin "Emir komuta zinciri içinde" hükmü geçecekti. İhtilalciler önlerine "Ülkeyi yeniden demokratikleştirme" hedefini koymuş olmalarına rağmen, 12 Eylül 1980 sabahından itibaren başlayan ve uzun yıllar varlığını sürdüren yönetimin etkileri, bugün bile devam etmektedir.

İhtilalle birlikte her şey alt üst olmuş, her şey yerinden oynamış, her şey bir pamuk ipliği ile hayata tutunur olmuştu.

 

O Cuma günü sabahından başlamak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi kapatıldı, anayasa iptal edildi, siyasi partilerin kapılarına kilit vuruldu. 650 bin kişi gözaltına alındı.

 

-1 milyon 683 bin kişi fişlendi.

 

-Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.

-7 bin kişi için idam cezası istendi.

-517 kişiye idam cezası verildi, bunlardan 50'si asıldı.

-İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi.

-71 bin kişi TCK'nın 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.

-98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı.

-388 bin kişiye pasaport verilmedi.

-30 bin kişi "sakıncalı" olduğu için işinden atıldı.

-14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.

-30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurt dışına gitti.

-300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.

-171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.

-937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.

-23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.

-3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.

-400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.

-Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

-31 gazeteci cezaevine girdi.

-300 gazeteci saldırıya uğradı.

-39 ton gazete ve dergi imha edildi.

-Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.

-144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.

-14 kişi açlık grevinde öldü.

-16 kişi kaçarken vuruldu.

-95 kişi çatışma-öldü.

-73 kişiye doğal ölüm raporu verildi.

-43 kişinin intihar ettiği bildirildi.” (sahife 368)

 

“Mamak Zindanlarında Bir Akıncı Tarihe Notlar” kitabımdan birkaç şiirle “Mamak” ne demek anlatmaya çalışacağım!

 

1980 “Mamak Zindanlarında Bir Akıncı” Kitabımdan

 

1/Yüzlerine Bakıyorum

 

Yüzlerine bakıyorum

Ürküyorum

O da ne

Kendimi görüyorum

Duvardaki taşta

Kendimi görüyorum

Sıkılmış hayalimde

Çaresizliğin

Bir hortlağın çığlığında

Çığlık

Çığlık atmak istiyorum

Dost yüzünü

Nur yüzünü

Mahşeri bir kalabalıkta

Peygamber yüzünü

Güller açsın

Solmasın

Tükenmesin umut hele sevda

Vatan millet bayrak

Ve iman

Bitmesin yolculuğum

 

Yüzüne bakmak istiyorum

Nur yüzüne

Âlemler yaratılmıştı ya

Hürmetine

Aç kollarını geleyim

Hürriyeti

Kollarında bulayım!

1981

 

2/Bir Çığlık Duymuştuk

 

Bir çığlık duymuştuk

O gün

Her gün duymuştuk!

Her gün başka

O gün başkaydı

“Yavrum”

“Kızım”

“Canım”

“Yapmayın”

Diyordu yankısı gökyüzünden

Hüznü yüreklerden

Duyularak

Oysa onun ziyaretçisi gelmişti

Çocuklar gibi şendi

Çocukları eşi

Can yoldaşı

Parmaklıkların arkasında

Gönülleri yanındaydı

Kızı dayanamamış

Daha on altısında

Baba, baba demişti

Oysa yasaktır orada

Baba

Kızım sus

Deyivermiş baba

Geç kalmış

Kızı sırtına “cop” yemiş

Çığlık çığlığa

Heyhat

“Öleydim de görmeyeydim”

Ve bir sedyelik

İki bacak iki kol

Atmışlar koğuşun ortasına

Artık çığlık yok

Artık çığlık yok

 

3/Hücrem

 

Hücremin duvarları

Sağdan beş soldan altı karış

“Çilehane” ile sanki yarış

Hücrem benim ana kucağım

Sana dargın kalmayacağım

Hücrem sar beni

Ben ölümden geliyorum

Hücrem seni seviyorum

Hücrem daracık

Dualarım Allah’a açık

Yakarırım rabbime vuslat için

Hem ne yakarış

Gözlerimin yaşı ‘içime’

Derler ya

Benim kalbime akmış

 

4/Yıldızları Sayıyorum

 

Yıldızları sayıyorum

Yıldızlar kayıyor

Tutamıyorum

Yıldızları sayıyorum

Uzanarak

Yıldızlar kayıyor

Tutamıyorum

Yıldızları sayıyorum

Taş duvara yaslayıp başımı

Sağdan kayıyor

Soldan kayıyor

Tutamıyorum

Yıldızlar kayıyor kahramanca

On yedisinde belki yirmisinde

Yıldızları tutamıyorum

Yıldızları rahmetle anıyorum

 

5/Hücremin Demir Kapısı

 

Hücremin demir kapısı gıcırdıyor

Hücrem beni

İçeri buyur ediyor

Sanki ana kucağı

Ya da baba ocağı

Bu gün de yaşıyorum

Alnımı taş duvara

Dayayıp

Şükrediyorum

Yaşadığımı

Secdede

Hissediyorum

Ruhum ıstırap içinde

Acılarımı hissetmiyorum

Bu gün de yaşıyorum

Şükrediyorum

Hücrem benim

Ana kucağım

Sana dargın

Kalmayacağım

Hücrem sar beni

Ben ölümden geliyorum

Hücrem seni seviyorum

Hücrem daracık

Dualarım

Allah’a açık

 

6/Sorguya Alınıyorum

 

Sorguya alınıyorum

Allah’ım artık dayanamıyorum

Al emanetini diye

Yalvarıyorum

Sorguya alınıyorum

Başkaları üşüyor, donuyor

Ben yanıyor, kavruluyorum

Sorguya alınıyorum

Kimsesiz ve yalnız

Ve yalnız Rabbime yalvarıyorum

Artık dayanamıyorum

Sorguya alınıyorum

Sanki beni anlayan mı var!

Sanmıyorum

Heyhat

Vatanımda

Dayanılmaz acılar yaşıyorum

 

7/Yaşıyorum

 

Sorgudan geliyorum

Yürüyemiyorum

Kollarıma girmiş iki asker

Taşınıyorum

Demek hala yaşıyorum

 

Sorgudan geliyorum

Yaşıyorum

Sevinsem mi?

Üzülsem mi?

Bilmiyorum şükrediyorum

 

Demir kapı gıcırdıyor

Hücrem beni

İçeri buyur ediyor

Sanki ana kucağı

Sanki baba ocağı

Bu gün de yaşıyorum

Şükrediyorum

Yaşadığımı

Secdede hissediyorum

 

Ruhum ıstırap içinde

Acılarımı hissetmiyorum

Bu gün de yaşıyorum

Şükrediyorum

 

8/Bugün Sessizlik Var

 

Bugün sessizlik var

Mahzun bekleyiş

Umutsuz nefes

Umutsuz bakış

 

Parmaklılar ardından

Canhıraş yakarış

Kim bilir sessizlik gerekir

Sessizlik huşu ile

 

Masmavi gökyüzüne bakarak

Yüreğini açıp

Solgun yüzüyle

Sevdasına bakarak

Ben kimim

Beni bu sevdadan

Kim kurtaracak

 

9/Dumanlar

 

Dumanlar

Dumanlara karışıyor

Çek bir nefes

Yüreğimiz midir yanan

Aman Allah’ım aman

 

Mustafa’ya bak

On dokuzuna

Hasan şöyle böyle

Yirmisine

Halis yeni girmiş

Yirmi birine

 

Ne de toylar

Solcu

Ülkücü

İslamcı olmuşlar

Masmavi gökyüzünü

Seyre dalmışlar

 

Dumanlar

Dumanlar sarmış

Dört bir yanımı

Yanan yürek mi?

Hayal mi?

Umut mu?

 

Çek bir nefes sigaranı

Gök demir

Yer demir olmuş

Sarmış benliğimi

Yanan ben miyim?

Sigaram mı?

 

Duman

Zifiri karanlığında

Boğdun beni

Bir kerecik sor

Bir kerecik

Sar beni bir yar

Bir ana gibi

 

10/ Parmaklıklar

 

Demir parmaklıklar

Bırakın beni

Gitmek istiyorum

Duvarlar

Taş duvarlar

Çekilin aradan

Uçmak istiyorum

Kapılar

Demir kapılar

Açılın artık

Dayanamıyorum

Yatağım

Ve yorganım

Artık

Güzel rüyalar

Görmek istiyorum

 

11/Ne Hülyalara Şahitlik Etti

 

Ne hülyalara şahitlik etti

Şu bizim koğuş

Ne rüyalara şahitlik etti

Bu yatak

Volta da vursam

Postallarımı

Tak tak

Arasam dostları

Kollarımı sonuna kadar

Açarak

Dostlarım, ah dostlarım

Mektuplarıma

Selamlarıma

Cevap vermeyen dostlarım

Mahşerdeyim de

Bilmeyen ben miyim?

Ah dostlarım

Bir selam verin

Bir merhaba deyin

 

Dostlara selam olsun

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi