Sakine AYDIN
Köşe Yazarı
Sakine AYDIN
 

KAYBOLAN İNSANLIK VE KURTULUŞ

       Ülkemizin kalbine hançer gibi saplanan okul katliamı toplumsal çürümenin geldiği korkunç gerçekleri bir kez daha yüzümüze çarptı. Bu fırtınanın belirtileri sık sık karşımıza çıkıyor. Dört bir yanımızda yaşanan katliamlar bugünlerin habercisi gibiydi . İki kız çocuğunu parçalayarak öldüren katilden , Narin Güran , Ahmet Minguzi , Fırat çakır , Atlas Çağlayan gibi bir sürü gencimizi içimiz yanarak toprağa verdik. Sokak ortasında infaz edilen kadınlarımız , dağılan aile bu yangında sönen hayatlar.       Başımızı ellerimizin arasına alıp düşünmenin vakti geldi geçti . Ailenin yok edilmeye çalışıldığı , cinsiyetsizlik projesi , insani değerlerin yok sayılması ile toplumun geldiği nokta bellidir. İnsansız bir dünya , ruhsuz insan projesinde insanı yok ederek kendilerine köleler yapmak istiyorlar.  Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz bir çok konunun bugün gerçekliğine şahit oluyoruz. Çocuk çetelere baktığımızda bir cana kıymanın kahroluşunu bırakın hüznü bile yok , onu da bırakın bir kenara aklım hala yapamadıklarımda diyerek yaptığından zerre pişmanlıkları yok. Cezalar caydırıcı değil ne var birkaç sene yatar çıkarım diyor.      Batı uygarlığı dünyayı kan gölüne çevirmiş , saltanat sürmektedir. Medeniyet adı altında içi bom boş süslü sözler ile insanlığı kandırıp oyalamaktadır.      İnsan hakları , kadın hakları , çocuk hakları diyen batı uygarlığı insanları öldürmeye , çocukları ve kadınları katletmeye devam etmektedir. Sosyal medyada hepimizin şahit olabileceği videolara baktığımızda müzikleri , görsel klipleri ile adeta şeytanın hizmetinde olduklarını , şeytani bir düzen istediklerini zaten gizlemiyorlar. Epstain olayları ve sonrasında olanlar her söylediklerinin kocaman bir yalan olduğunu gösteriyor bize .  Öyle bir sistem kurmuşlar ki ; Eğittiği çocuklar ve yetişkinlerde insani hiçbir değer , duygu yok . En ufak bir olayda bile güya müslüman ülkeyiz gibi algı operasyonları yapanların bilmesi gereken bir şey var , bizler islam esaslarına göre bir eğitim almıyoruz. Bugünün yetişkinleri , çocukları seküler bir anlayışla Amerikanın eğitim modeli ve Avrupanın kanunları ile yetişmiştir. Buna bakarak geldiğimiz noktada toplumdaki bu çürümeden herkes rahatsız ama kimse gerçeği görmek istemiyor.      Bir toplumda kadını yok edersen , toplum yok olur . Tv programlarında her türlü ahlaksızlığa alıştık önceden izlediklerimize şaşırıyorduk artık o kadar normal gelmeye başladı ki ahlaksızlığın mizahı yapılır oldu. Sanatçı diyerek karşımıza çıkanlar ya cinsel eğilime , sapkınlığa ya alkole uyuşturucuya yada mafyavari ve şiddete yönelendiriyor.        Benim her zaman dikkat edilmesi gerektiğini vurguladığım başka bir konu ise ; Yiyecek , içecek , deterjan , ilaç , parfüm, şampuan gibi malzemeler ile bedenlerimizin zihinlerimizin ele geçirilme konusu. Bu kadar duyarsız , bu kadar cinnet halinin başka bir çok açıklaması var tabiki.       Dinlenilen müzikler , izlenilen filim dizi klipler , yenen içilenler , chemstrail , aşılar ilaçlar hepimizin geleceği için dikkat edilmesi gereken konular. Çocuklarını düşünen , geleceğini düşünen , insanlığı düşünenlerin bu konuları araştırması ve imkanlarını zorlayarak da olsa bu şeytanlara karşı bir duruş sergilemesi gerekir.      Bizim 7 kıtaya Adalet ile hükmetmiş , izzetli ve şerefli bir toplum olarak bu günlere nasıl geldiğimizi , bizi bu duruma kimlerin neyin getirdiğini biraz düşünsek çözebiliriz. Aslına yabancı çocuklarımız , kendine yabancı .. Koyu bir karanlık yutuyor çocuklarımızı tek tek. Mankurtlaştırılmış toplum yazımda manevi çöküşün sebeplerini konu konu ele almaya çalışmıştım . Tüm insanlığın kurtuluşu özümüze dönmekle mümkün . ALLAH cc ‘a savaş açmış iblisler ordusu ile insanlığın savaşı var. Bu savaşta ben sesimi çıkartmam , bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyenler .. O yılan çok büyüdü şimdi yakın çevrenizde dolaşıyor ama yarın sizi ve sevdiklerinizi yemeye başlayacak .       Cesaret ömrü uzatmaz , korkaklıkda ömrü kısaltmaz sirkelenip kendimize gelme zamanı geçti . Urfa ve Kahramanmaraşta kaybettik bir sürü canımızı .. Çocuklarımızı.. Her gün başka bir yangında yok oluyor insanlığımız. Ayrışmadan bölünmeden birlik içerisinde , gerçekler ile yüzleşerek kendimizi ve  insanlığı kurtarmak için elimizden geleni yapmalıyız . Batı bataklığından kurtulmadan insanlığa çıkış yok.               
Ekleme Tarihi: 16 Nisan 2026 -Perşembe

KAYBOLAN İNSANLIK VE KURTULUŞ

       Ülkemizin kalbine hançer gibi saplanan okul katliamı toplumsal çürümenin geldiği korkunç gerçekleri bir kez daha yüzümüze çarptı. Bu fırtınanın belirtileri sık sık karşımıza çıkıyor. Dört bir yanımızda yaşanan katliamlar bugünlerin habercisi gibiydi . İki kız çocuğunu parçalayarak öldüren katilden , Narin Güran , Ahmet Minguzi , Fırat çakır , Atlas Çağlayan gibi bir sürü gencimizi içimiz yanarak toprağa verdik. Sokak ortasında infaz edilen kadınlarımız , dağılan aile bu yangında sönen hayatlar.

      Başımızı ellerimizin arasına alıp düşünmenin vakti geldi geçti . Ailenin yok edilmeye çalışıldığı , cinsiyetsizlik projesi , insani değerlerin yok sayılması ile toplumun geldiği nokta bellidir. İnsansız bir dünya , ruhsuz insan projesinde insanı yok ederek kendilerine köleler yapmak istiyorlar.  Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz bir çok konunun bugün gerçekliğine şahit oluyoruz. Çocuk çetelere baktığımızda bir cana kıymanın kahroluşunu bırakın hüznü bile yok , onu da bırakın bir kenara aklım hala yapamadıklarımda diyerek yaptığından zerre pişmanlıkları yok. Cezalar caydırıcı değil ne var birkaç sene yatar çıkarım diyor.

     Batı uygarlığı dünyayı kan gölüne çevirmiş , saltanat sürmektedir. Medeniyet adı altında içi bom boş süslü sözler ile insanlığı kandırıp oyalamaktadır.

     İnsan hakları , kadın hakları , çocuk hakları diyen batı uygarlığı insanları öldürmeye , çocukları ve kadınları katletmeye devam etmektedir. Sosyal medyada hepimizin şahit olabileceği videolara baktığımızda müzikleri , görsel klipleri ile adeta şeytanın hizmetinde olduklarını , şeytani bir düzen istediklerini zaten gizlemiyorlar. Epstain olayları ve sonrasında olanlar her söylediklerinin kocaman bir yalan olduğunu gösteriyor bize .  Öyle bir sistem kurmuşlar ki ; Eğittiği çocuklar ve yetişkinlerde insani hiçbir değer , duygu yok . En ufak bir olayda bile güya müslüman ülkeyiz gibi algı operasyonları yapanların bilmesi gereken bir şey var , bizler islam esaslarına göre bir eğitim almıyoruz. Bugünün yetişkinleri , çocukları seküler bir anlayışla Amerikanın eğitim modeli ve Avrupanın kanunları ile yetişmiştir. Buna bakarak geldiğimiz noktada toplumdaki bu çürümeden herkes rahatsız ama kimse gerçeği görmek istemiyor.

     Bir toplumda kadını yok edersen , toplum yok olur . Tv programlarında her türlü ahlaksızlığa alıştık önceden izlediklerimize şaşırıyorduk artık o kadar normal gelmeye başladı ki ahlaksızlığın mizahı yapılır oldu. Sanatçı diyerek karşımıza çıkanlar ya cinsel eğilime , sapkınlığa ya alkole uyuşturucuya yada mafyavari ve şiddete yönelendiriyor.

       Benim her zaman dikkat edilmesi gerektiğini vurguladığım başka bir konu ise ; Yiyecek , içecek , deterjan , ilaç , parfüm, şampuan gibi malzemeler ile bedenlerimizin zihinlerimizin ele geçirilme konusu. Bu kadar duyarsız , bu kadar cinnet halinin başka bir çok açıklaması var tabiki.

      Dinlenilen müzikler , izlenilen filim dizi klipler , yenen içilenler , chemstrail , aşılar ilaçlar hepimizin geleceği için dikkat edilmesi gereken konular. Çocuklarını düşünen , geleceğini düşünen , insanlığı düşünenlerin bu konuları araştırması ve imkanlarını zorlayarak da olsa bu şeytanlara karşı bir duruş sergilemesi gerekir.

     Bizim 7 kıtaya Adalet ile hükmetmiş , izzetli ve şerefli bir toplum olarak bu günlere nasıl geldiğimizi , bizi bu duruma kimlerin neyin getirdiğini biraz düşünsek çözebiliriz. Aslına yabancı çocuklarımız , kendine yabancı .. Koyu bir karanlık yutuyor çocuklarımızı tek tek. Mankurtlaştırılmış toplum yazımda manevi çöküşün sebeplerini konu konu ele almaya çalışmıştım . Tüm insanlığın kurtuluşu özümüze dönmekle mümkün . ALLAH cc ‘a savaş açmış iblisler ordusu ile insanlığın savaşı var. Bu savaşta ben sesimi çıkartmam , bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyenler .. O yılan çok büyüdü şimdi yakın çevrenizde dolaşıyor ama yarın sizi ve sevdiklerinizi yemeye başlayacak .

      Cesaret ömrü uzatmaz , korkaklıkda ömrü kısaltmaz sirkelenip kendimize gelme zamanı geçti . Urfa ve Kahramanmaraşta kaybettik bir sürü canımızı .. Çocuklarımızı.. Her gün başka bir yangında yok oluyor insanlığımız. Ayrışmadan bölünmeden birlik içerisinde , gerçekler ile yüzleşerek kendimizi ve  insanlığı kurtarmak için elimizden geleni yapmalıyız . Batı bataklığından kurtulmadan insanlığa çıkış yok.

     

 

      

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.