Selamet ATLI
Köşe Yazarı
Selamet ATLI
 

ELEŞTİRİP VURMAK İSTEYENE YERİNDE FIRSAT! AMAAA!

Kim ne kadar isyan etse, sitem etse hakkıdır…   Geçen sezon Avrupa’da harikalar yaratan, ligin son haftalarında Şampiyon Galatasaraya dört gol atarak kapatan bir takımı bu hâle getirebilmek üstün emek ve üstün zekâ gerektirir.   Rakipler, “Bırakın Samsunspor’u yenmeyi, Samsun’a beşten aşağı atanı dövüyorlar!” diye sloganlar yaparlar, emin olun.   Bugün ağır eleştirilmesi gereken birileri varsa, o eleştirinin en ağırını yapma cesaretim var!   Ancak!   Öyle bir kriz ortamına girdik ki bu süreçte takımı eleştirmek, takıma vurmak en kolayı. Önemli olan, bu cendereden çıkabilmek için “Ne yapabiliriz?” diye konuşup çözüm önermek ve katkı vermektir. Gerçek Samsunsporlunun yapması gereken budur…   Fuat Çapa’nın istifası yönünde sesler hiç durmaksızın yükseldi.   Bu isimden zarar gördüğünü düşünenler, sanırım transferler konusunu kastediyor. Varsayalım ki transferler çok kötü ve bu transferleri o yaptı!   Bu akşam istifa etse yarına ne düzelecek? Onun gidişiyle birlikte takıma anında iki golcü mü takviye edilecek, yoksa üç savunma oyuncusu mu alınacak?   Demek istediğim şu: Onun şu an istifa etmesi Samsunspor’da neyi iyileştirir? Ben bu kısmına bakarım. Eğer futbolcular arasında, takım içinde yarattığı bir huzursuzluk varsa sanırım Yüksel Başkan onu bir dakika bile tutmaz!   Demem o ki, hem vallahi hem billahi, bu dakikadan itibaren konumuz kimsenin istifası olmamalı!   Kan kusup kızılcık şerbeti içeceğiz; kızdıklarımızı bile sahipleneceğiz! Bu hafta Konya maçı hiç kolay olmayacak. “Kolay geçer,” sanmayın! Şehri bütünleştirecek, şehri ayağa kaldıracağız.   Her şeye rağmen “Yanındayız,” mesajını başkana da futbolculara da, belki bugün eleştirilen herkese de yanlarında olduğumuzu hissettirmeliyiz!   Benim bu seslenişim kimsenin kollanması değil. Şu an içim yanıyor. Vurmak, kırmak bugün bu takımın küme düşme yolunda ilerlemesine destek vermekten öteye geçmez…   Prim, insan denilen yaratığa büyük moral, büyük güç verir! Yüksel Başkanım, kadroyu siz dağıttınız Siz kurdunuz. Siz kadroya, takıma; biz de size güvenmek zorundayız. En kötü günlerde futbolculara vaat edilen primler her zaman çok etkili olmuştur. Yüksel Başkan’ın vaadiyle beraber şehrimizin iş insanları ve dinamikleri de takıma can suyu olabilmek için prim konusunda destek vermeliler!   Kim ne destek verirse versin, sayfalarımızdan reklamının en kralını yapmaya hazırım, yeter ki bu takım kurtulsun. İçimiz yanıyor yahu!   Bugünkü maçla ilgili birkaç satır yazmak istiyorum…   Kale konusunda Okan’a çok yüklenildi. Bugün farka bakıyoruz; biri 3-4 gol yerken diğeri 4-5 gol yiyor! Biz ne dedik? Kalecinin önündeki savunma bu kadar değişime uğrarsa savunmanın uyum süreci, kalecinin bol gollerle doyum sürecine dönüşür. Öyle de oldu…   Rakip Başakşehir’in yüklendiği ve gollerin tamamını bulduğu yer bizim sağımızdı. Sağ bekte oynayan Mendes’in hücumda savunmaya oranla daha etkili olduğunu, savunmada ise çok ciddi zaafları bulunduğunu gördük. Kulübede sağ bek olarak Haluk Mustafa Tan neden düşünülmüyor? Onun oynayabilmesi için daha neler yaşamamız gerekiyor? Yoksa yerli olması mı problem?    Evet takımı gençleştirdiniz belki ama yaşını sebep gösterip Gönderdiğiniz Zeki Yavru sağ bek’teki gençlere bugün taş çıkartırdı ve bu hataları bu derece asla yapmazdı yıllardır yapmadı da zaten!   Bu arada bugün Celil sakatlanıp oyundan çıktığında, kaleci hariç sahadaki oyuncularımızın tamamı yabancıydı. Üzülerek soruyorum: Sahada aidiyet duygusu taşıyabilen, senin gibi, benim gibi içi yanan kaç oyuncu vardı acaba? Çok merak ediyorum.   İki maçtır Jarju’nun doğrudan oynaması gerekirken 85. dakikada oyuna girdiğini görüyoruz. Assoumou da keza aynı… Ne oldu bu adamlara???    Sözde iki satırla maçı yorumlayın diyorum ama “Biz bu cendereden nasıl kurtuluruz?” diye beynimde deli sorular dolanıyor. Onun için diyorum ki bizim her zamankinden daha fazla kenetlenmeye ve sahip çıkmaya ihtiyacımız var!   Gerçekten şu anda eleştiri yapıp Samsunspor’a vurmak için en güzel fırsat. Ama yine söylüyorum: Vurmak ve ağır eleştirmek çözümse en kralını yaparım. Ama değil arkadaşlar, değil!   Allah’ını seven, bugün destek anlamında herkes fikrini ortaya koysun. Başka Samsunspor yok!   Ben Sesli Köşe’yi yapamadım; malum, şu an İstanbul’dan dönüş yolundayım. Ben de isyan etmek, sitem etmek, bağırmak, haykırmak, çağırmak istiyorum. Çözümse hep beraber yapalım!   Komadayız, her geçen hafta kan kaybediyoruz. Yarınlar çok geç olur!   Yarın akşam yayınımız 19.55’te. Kalan kısmına oradan devam ederiz. Şahsım gibi şu an Samsun’a dönüş yolunda olan bütün taraftarlarımızın yolu açık olsun, dilerim!   Selametle kalınız…
Ekleme Tarihi: 01 Kasım 2026 -Pazar
Selamet ATLI

ELEŞTİRİP VURMAK İSTEYENE YERİNDE FIRSAT! AMAAA!

Kim ne kadar isyan etse, sitem etse hakkıdır…
 
Geçen sezon Avrupa’da harikalar yaratan, ligin son haftalarında Şampiyon Galatasaraya dört gol atarak kapatan bir takımı bu hâle getirebilmek üstün emek ve üstün zekâ gerektirir.
 
Rakipler, “Bırakın Samsunspor’u yenmeyi, Samsun’a beşten aşağı atanı dövüyorlar!” diye sloganlar yaparlar, emin olun.
 
Bugün ağır eleştirilmesi gereken birileri varsa, o eleştirinin en ağırını yapma cesaretim var!
 
Ancak!
 
Öyle bir kriz ortamına girdik ki bu süreçte takımı eleştirmek, takıma vurmak en kolayı. Önemli olan, bu cendereden çıkabilmek için “Ne yapabiliriz?” diye konuşup çözüm önermek ve katkı vermektir. Gerçek Samsunsporlunun yapması gereken budur…
 
Fuat Çapa’nın istifası yönünde sesler hiç durmaksızın yükseldi.
 
Bu isimden zarar gördüğünü düşünenler, sanırım transferler konusunu kastediyor. Varsayalım ki transferler çok kötü ve bu transferleri o yaptı!
 
Bu akşam istifa etse yarına ne düzelecek? Onun gidişiyle birlikte takıma anında iki golcü mü takviye edilecek, yoksa üç savunma oyuncusu mu alınacak?
 
Demek istediğim şu: Onun şu an istifa etmesi Samsunspor’da neyi iyileştirir? Ben bu kısmına bakarım. Eğer futbolcular arasında, takım içinde yarattığı bir huzursuzluk varsa sanırım Yüksel Başkan onu bir dakika bile tutmaz!
 
Demem o ki, hem vallahi hem billahi, bu dakikadan itibaren konumuz kimsenin istifası olmamalı!
 
Kan kusup kızılcık şerbeti içeceğiz; kızdıklarımızı bile sahipleneceğiz! Bu hafta Konya maçı hiç kolay olmayacak. “Kolay geçer,” sanmayın! Şehri bütünleştirecek, şehri ayağa kaldıracağız.
 
Her şeye rağmen “Yanındayız,” mesajını başkana da futbolculara da, belki bugün eleştirilen herkese de yanlarında olduğumuzu hissettirmeliyiz!
 
Benim bu seslenişim kimsenin kollanması değil. Şu an içim yanıyor. Vurmak, kırmak bugün bu takımın küme düşme yolunda ilerlemesine destek vermekten öteye geçmez…
 
Prim, insan denilen yaratığa büyük moral, büyük güç verir! Yüksel Başkanım, kadroyu siz dağıttınız Siz kurdunuz. Siz kadroya, takıma; biz de size güvenmek zorundayız. En kötü günlerde futbolculara vaat edilen primler her zaman çok etkili olmuştur. Yüksel Başkan’ın vaadiyle beraber şehrimizin iş insanları ve dinamikleri de takıma can suyu olabilmek için prim konusunda destek vermeliler!
 
Kim ne destek verirse versin, sayfalarımızdan reklamının en kralını yapmaya hazırım, yeter ki bu takım kurtulsun. İçimiz yanıyor yahu!
 
Bugünkü maçla ilgili birkaç satır yazmak istiyorum…
 
Kale konusunda Okan’a çok yüklenildi. Bugün farka bakıyoruz; biri 3-4 gol yerken diğeri 4-5 gol yiyor! Biz ne dedik? Kalecinin önündeki savunma bu kadar değişime uğrarsa savunmanın uyum süreci, kalecinin bol gollerle doyum sürecine dönüşür. Öyle de oldu…
 
Rakip Başakşehir’in yüklendiği ve gollerin tamamını bulduğu yer bizim sağımızdı. Sağ bekte oynayan Mendes’in hücumda savunmaya oranla daha etkili olduğunu, savunmada ise çok ciddi zaafları bulunduğunu gördük. Kulübede sağ bek olarak Haluk Mustafa Tan neden düşünülmüyor? Onun oynayabilmesi için daha neler yaşamamız gerekiyor? Yoksa yerli olması mı problem? 
 
Evet takımı gençleştirdiniz belki ama yaşını sebep gösterip Gönderdiğiniz Zeki Yavru sağ bek’teki gençlere bugün taş çıkartırdı ve bu hataları bu derece asla yapmazdı yıllardır yapmadı da zaten!
 
Bu arada bugün Celil sakatlanıp oyundan çıktığında, kaleci hariç sahadaki oyuncularımızın tamamı yabancıydı. Üzülerek soruyorum: Sahada aidiyet duygusu taşıyabilen, senin gibi, benim gibi içi yanan kaç oyuncu vardı acaba? Çok merak ediyorum.
 
İki maçtır Jarju’nun doğrudan oynaması gerekirken 85. dakikada oyuna girdiğini görüyoruz. Assoumou da keza aynı… Ne oldu bu adamlara???
 
 Sözde iki satırla maçı yorumlayın diyorum ama “Biz bu cendereden nasıl kurtuluruz?” diye beynimde deli sorular dolanıyor. Onun için diyorum ki bizim her zamankinden daha fazla kenetlenmeye ve sahip çıkmaya ihtiyacımız var!
 
Gerçekten şu anda eleştiri yapıp Samsunspor’a vurmak için en güzel fırsat. Ama yine söylüyorum: Vurmak ve ağır eleştirmek çözümse en kralını yaparım. Ama değil arkadaşlar, değil!
 
Allah’ını seven, bugün destek anlamında herkes fikrini ortaya koysun. Başka Samsunspor yok!
 
Ben Sesli Köşe’yi yapamadım; malum, şu an İstanbul’dan dönüş yolundayım. Ben de isyan etmek, sitem etmek, bağırmak, haykırmak, çağırmak istiyorum. Çözümse hep beraber yapalım!
 
Komadayız, her geçen hafta kan kaybediyoruz. Yarınlar çok geç olur!
 
Yarın akşam yayınımız 19.55’te. Kalan kısmına oradan devam ederiz. Şahsım gibi şu an Samsun’a dönüş yolunda olan bütün taraftarlarımızın yolu açık olsun, dilerim!
 
Selametle kalınız…
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi