Geçen Salı CHP’de grup toplantısı için kavga vardı.
Meclis önünde toplanmış Özgür Özel’in ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun taraftarları birbirlerine hakaret ediyor, zaman zaman da tekme tokat marizliyorlardı.
Hain, şerefsiz, alçak, piç..
Hatta sinkaflı küfürler havalarda uçuşuyordu.
Olay büyük olaydı ve haber kanallarının görmezden gelmesi mümkün değildi.
Görmezden gelmeyenlerden biri de AKİT TV’ydi.
Muhabir Muhammet Can Bulut ve kameraman Nuh Güneş, oradaydı ve görevlerini yapıyordu.
Muhammed’in elinde süngerli mikrofon, süngerin üzerinde AKİT yazılı.
Oralarda AKİT’in dünya görüşüne yayın politikasına tepki vardır ama muhabirin, kameramanın bunlarla alâkası yoktur.
Onlar hangi haber varsa oraya giderler ve olanı aktarırlar.
Yayın politikasını belirlemek yönetime aittir.
Muhabirler, kameramanlar bu politikaya etki edemezler, sınırları bellidir.
Lâkin, oradaki bazı “azgın” tipler için bunun önemi yoktur.
Onlar için önemli olan “sünger”dir!
Mikrofonun üzerindeki AKİT yazılı sünger!
Onun için de süngerli mikrofonu elinde tutan muhabir ile görüntüleri kayda alan kameramanı hedef alırlar.
Küfürler yağdırırlar.
Ailelerindeki herkesi hedef alır küfürler.
Sonra, yumruklar, tekmeler…
Rezil el hareketleri!
Bu gençler orada ekmek parası için çalışıyorlar.
Bugün orada olurlar, başka gün başka televizyonda.
Onlar emekçi ama azgın güruh, sözde emekçiye sahip çıkmak için her 1 Mayıs’ı gerilim oluşturma fırsatı olarak kullanan zihniyet meselenin bu tarafıyla ilgilenmez.
Kısa süre öncesine kadar başımıza Cumhurbaşkanı yapmak için uğraştıkları adama şimdi “Hain, satılmış, alçak, şerefsiz, piç, namussuz!” diye saldıran gözü dönmüşler…
Akit muhabiri ile kameramanın sadece “birer medya emekçisi” olduklarını mı düşünecek?
Evet…
Orada olan oldu,meslektaşlarımız dayak yedi, küfürler işitti…
Ama süngerlerini çıkartmadı!
Bana göre esas mesele burada!
Diklenmeden dik durabilmekte!
Yani…
Ak Parti’ye yakın pozisyonda duran bazı kanalların mensupları orada “saldırıya uğramamak için” sünger çıkartarak kimliklerini gizlerken…
Bu gençler, aslanlar gibi dik durdu.
Mesleklerinin onurunu korudu.
Selam olsun zoru görünce sünger çıkartmayan gazetecilere!
Selam olsun kuru gürültüye pabuç bırakmayan yiğitlere.
Ve öte yandan…
Aşk olsun zoru görünce süngeri çıkartıp çantaya atanlara!
Bugün, iktidarda kendilerine çok yakınlar varken sünger atanlar…
Yarın…
Şartlar değişirse neler neler yaparlar?
Bu da işin düşünülmesi gereken bir tarafı değil mi?
Sünger atanların muteber olduğu bir dünyada…
Selam olsun sünger atmayan gazetecilere!