İstanbul–Ankara Hattında Zam Tartışması: Çözüm Fiyat Artışı Değil, Sefer Artışı

Ekonomi (24SaatHaber) - 24 SAAT HABER | 19.01.2026 - 23:12, Güncelleme: 19.01.2026 - 23:12 82 kez okundu.
 

İstanbul–Ankara Hattında Zam Tartışması: Çözüm Fiyat Artışı Değil, Sefer Artışı

Raylı Sistemler Uzmanı Bilal Kaya Yüksek Hızlı Tren seferlerine yapılan son zamlardan sonra yaptığı açıklamada; "Çözüm zamda değil, kapasite ve işletme modelinin yeniden düzenlenmesinde yatıyor"

Kaya yaptığı açıklamada; "Türkiye’nin en yoğun yolcu hattı olan İstanbul–Ankara Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattında son dönemde artan bilet fiyatları kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açtı. 930 TL seviyesine ulaşan bilet ücretleri, özellikle dar ve orta gelirli vatandaşların demiryolu ulaşımından uzaklaşmasına neden oluyor. Oysa çözüm zamda değil, kapasite ve işletme modelinin yeniden düzenlenmesinde yatıyor" dedi. Bilal Kaya yaptığı açıklamada; "Raylı sistemler alanında çalışan uzmanlar, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD)’nin İstanbul–Ankara hattında farklı ve daha kazançlı bir modele geçebileceğini söylüyoruz. “Sefer Sayısı Artarsa Hem Halk Kazanır Hem Devlet” Uzman görüşlerine göre, bilet fiyatlarını yükseltmek yerine sefer sıklığının artırılması, yolcu talebini büyütecek ve toplam geliri artıracaktır. Önerilen model şu başlıklar altında toplanıyor: Bilet fiyatı: 930 TL yerine 600 TL Sefer başlangıcı: Sabah 05.00 Sefer sıklığı: Her 30 dakikada bir Son sefer: Gece 02.00 Biletleme sistemi: Ayakta yolcu: Standart ve uygun fiyat Oturmalı koltuk: Ek ücretli, isteğe bağlı Bu sistem, metro ve banliyö hatlarında olduğu gibi. Her yolcunun koltuk talebi olmadığı gerçeğinden hareketle, trenlerin tam kapasiteye yakın çalışması sağlanabiliyor. Gelir Düşmez, Aksine Artar Uzmanlara göre bu modelle: Günlük yolcu sayısı ciddi oranda artar Trenler boş koltukla gitmez Birim bilet fiyatı düşse bile toplam ciro yükselir Kara yolu ve hava yolu üzerindeki yoğunluk azalır Karbon salımı düşer, çevresel kazanç sağlanır Ayrıca uygun fiyatlı ve sık seferli trenler, özel araç kullanımını azaltarak şehirler arası trafik ve kaza riskini de düşürür. Ulaşım Lüks Değil, Kamusal Hizmettir Uzmanlar, demiryolu taşımacılığının ticari bir uçuş mantığıyla değil, kamusal hizmet anlayışıyla ele alınması gerektiğini vurguluyor. Demiryolları, yalnızca gelir kalemi değil; sosyal adalet, çevre ve şehir planlamasının da temel unsurlarından biri olarak görülüyor. “Zam Kolaycılıktır, Planlama Kalıcı Çözümdür” Sonuç olarak, İstanbul–Ankara hattında yapılacak akılcı bir sefer planlaması, fiyat artışından çok daha sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Daha sık tren, daha erişilebilir fiyat ve esnek biletleme modeli; hem yolcuyu memnun edecek hem de TCDD’nin mali yapısını güçlendirecektir. Ulaşım zamla değil, akılla yönetilir" dedi.
Raylı Sistemler Uzmanı Bilal Kaya Yüksek Hızlı Tren seferlerine yapılan son zamlardan sonra yaptığı açıklamada; "Çözüm zamda değil, kapasite ve işletme modelinin yeniden düzenlenmesinde yatıyor"

Kaya yaptığı açıklamada;

"Türkiye’nin en yoğun yolcu hattı olan İstanbul–Ankara Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattında son dönemde artan bilet fiyatları kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açtı. 930 TL seviyesine ulaşan bilet ücretleri, özellikle dar ve orta gelirli vatandaşların demiryolu ulaşımından uzaklaşmasına neden oluyor.
Oysa çözüm zamda değil, kapasite ve işletme modelinin yeniden düzenlenmesinde yatıyor"
dedi.

Bilal Kaya yaptığı açıklamada;

"Raylı sistemler alanında çalışan uzmanlar, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD)’nin İstanbul–Ankara hattında farklı ve daha kazançlı bir modele geçebileceğini söylüyoruz.
“Sefer Sayısı Artarsa Hem Halk Kazanır Hem Devlet”
Uzman görüşlerine göre, bilet fiyatlarını yükseltmek yerine sefer sıklığının artırılması, yolcu talebini büyütecek ve toplam geliri artıracaktır. Önerilen model şu başlıklar altında toplanıyor:
Bilet fiyatı: 930 TL yerine 600 TL
Sefer başlangıcı: Sabah 05.00
Sefer sıklığı: Her 30 dakikada bir
Son sefer: Gece 02.00
Biletleme sistemi:
Ayakta yolcu: Standart ve uygun fiyat
Oturmalı koltuk: Ek ücretli, isteğe bağlı
Bu sistem, metro ve banliyö hatlarında olduğu gibi. Her yolcunun koltuk talebi olmadığı gerçeğinden hareketle, trenlerin tam kapasiteye yakın çalışması sağlanabiliyor.
Gelir Düşmez, Aksine Artar
Uzmanlara göre bu modelle:
Günlük yolcu sayısı ciddi oranda artar
Trenler boş koltukla gitmez
Birim bilet fiyatı düşse bile toplam ciro yükselir
Kara yolu ve hava yolu üzerindeki yoğunluk azalır
Karbon salımı düşer, çevresel kazanç sağlanır
Ayrıca uygun fiyatlı ve sık seferli trenler, özel araç kullanımını azaltarak şehirler arası trafik ve kaza riskini de düşürür.
Ulaşım Lüks Değil, Kamusal Hizmettir
Uzmanlar, demiryolu taşımacılığının ticari bir uçuş mantığıyla değil, kamusal hizmet anlayışıyla ele alınması gerektiğini vurguluyor. Demiryolları, yalnızca gelir kalemi değil; sosyal adalet, çevre ve şehir planlamasının da temel unsurlarından biri olarak görülüyor.
“Zam Kolaycılıktır, Planlama Kalıcı Çözümdür”
Sonuç olarak, İstanbul–Ankara hattında yapılacak akılcı bir sefer planlaması, fiyat artışından çok daha sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Daha sık tren, daha erişilebilir fiyat ve esnek biletleme modeli; hem yolcuyu memnun edecek hem de TCDD’nin mali yapısını güçlendirecektir.
Ulaşım zamla değil, akılla yönetilir"
dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi