Halis ÖZDEMİR
Köşe Yazarı
Halis ÖZDEMİR
 

Erdoğan’dan Sonra

Gazeteci yazar Halis Özdemir’den çarpıcı analiz: “Recep Tayyip Erdoğan sonrası siyaset nasıl şekillenecek?” AK Parti dağılır mı, yoksa güçlenerek devam mı eder? Bilal Erdoğan ismi neden tartışılıyor? Hakan Fidan gerçekten bir “halef” mi, yoksa erken yıpratılıyor mu? Daha önce gündeme gelen Süleyman Soylu senaryosu neden sönümlendi? Geçmişte Turgut Özal sonrası yaşananlar bugün için bir işaret mi? Karizmatik lider dönemi bitiyor mu, yoksa yeni bir lider mi doğacak? Yoksa Türkiye, artık “lider siyaseti”nden “kadro siyaseti”ne mi geçiyor?   Demirel’den, Ecevit’ten, Erbakan’dan, Türkeş’ten, Özal’dan sonra siyaset! Ve; Sayın Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adaylığı hatta parti genel başkanlığı konusunda, “olacaktır, olmayacaktır” kabilinden yürütülen mütalaların içinde; “Erdoğan sonrası” değerlendirmeleri de işin önemli bir yanıdır. Önce Süleyman Soylu sonra Hakan Fidan isimleri ileri sürülerek “Erdoğan sonrası” gündeme getirildi. Siyaset zemini böyledir. Ne kadar güçlü olursanız olun sizin yerinize, sizden sonrası size rağmen konuşulur. Konuşulmakla kalmaz siyasette ön almak isteyen aktörlerin cesareti oranında şüyu bulur. Öncelikle Sayın Erdoğan’ın yerine konuşanların iddialarını şöyle özetlemek mümkündür:   “Erdoğan’dan sonra AK Parti de aynı ANAP gibi dağılır” diyenler, “Erdoğan, oğlu Bilal’i yerine getirecek” diyenler, “Hakan Fidan Erdoğan’ın yerine hazırlanıyor” diyenler. Erdoğan sonrası AK Parti için ANAP benzetmesi ne derece doğrudur? Ak Parti ile ANAP’ın sosyolojik varlığı tam olarak örtüşmemesine rağmen ANAP örneği böyle düşünmenin önünü açıyor. Erdoğan oğlu Bilal’i mi yerine getirmek ister? Erdoğan’ın siyasi tecrübesi böyle düşünenleri haklı çıkarır mı? Sanmam. Hakan Fidan meselesine gelince: Daha önce Süleyman Soylu’nun ismi güçlü bir şekilde geçmekte ve Sayın Bahçeli’nin kendisini desteklediği topluma fısıldanmakta idi. Erdoğan sonrası için Hakan Fidan’ın ismini geçirilmesi, Hakan Fidan’ın yıpratılması ile sonuçlanması ihtimalini gözardı etmemek gerekir. Hakan Fidan ismini bizzat kendisi Erdoğan’a rağmen ön plana çıkarıyorsa, kendisi açısından hiç de hayra alamet değildir! Bunun anlamı, yıllardır en yakınında olmasına rağmen Sayın Erdoğan’ı tanımamış demektir ki bu da “öngörüsüzlük” olarak değerlendirilecektir. Türkiye’de halka rağmen “dış destekli” siyaset dönemi kapanmıştır. Türk milleti artık “onun adamı, bunun adamı, arkasında o var, bu var”a itibar etmemektedir. Sayın Fidan’ın şayet böyle bir niyeti varsa işi zorun zoru görünüyor!   Erdoğan’dan sonra Erdoğan! Peki o halde hangi Erdoğan? Allah sağlık afiyetle uzun ömür versin, Sayın Erdoğan’ın sağlığı elverdiği sürece Erdoğan’ın gerek cumhurbaşkanlığı adaylığı gerekse partisinin genel başkanlığının devamı gönül verenler açısından vazgeçilmezdir. Sayın Erdoğan’ın “karizmatik liderliği ile yeri doldurulamaz” kanaati sevenlerinde hâkim düşüncedir. Karizmatik liderlerin yeri kendilerinden sonra doldurulamamaktadır. Turgut Özal’ın yerine gelen Mesut Yılmaz Özal’ın yerini dolduramamış, Özal partisinin başına tekrar gelmek istemiştir. Erdoğan, Özal’ın yolunda yürürse partisi ve kendisini aynı akıbetin beklediğini tecrübesi gereği bildiğini düşünüyoruz.   Farkında mısınız? Siyasete ve Türkiye tarihine damga vurmuş lider/başkanların kendilerinden sonra yerleri doldurulamadı. Adı geçen merhum siyasetçilerimizin ortak özellikleri, “Genel Başkan”dan ziyade “Lider” olmalarıydı. Kritik zamanda çözümsüzlüğün, umutsuzluğun boy verdiği zamanlarda işte bu liderlerin sorunu tereyağından kıl çeker gibi çözme yetenekleri vardı. Karizmatik lider versiyonunun son temsilcisi kabul edilen, halkın kuvvetli desteğini ve güvenini kazanmış, ülkeyi uzun zamandır yöneten, cumhuriyet tarihinde seçim kazanma ve yönetmede rekor kırmayı başaran “lider” vasfını Türkiye dışında da tartışmasız kabul ettiren Sayın Erdoğan’ın yerine talip olmak da doğrusu yürek ister.   Artık kadro siyaseti gerek! Bundan sonra lider olmak çok zor görünüyor. Siyasetçiler artık geçmişteki siyasetçilere özenmek yerine kolektif kadro oluşturmalılar. Ülkeyi yönetmek, gemiyi sularla selametle limana yanaştırmak, kadro ile ortak akılla mümkündür. Erdoğan’ın yerine ve Erdoğan’ın geleceğine, başta gönüllerin de sahibi olan “kararların üstünde karar verici”nin nasip etmesi ile halk karar verecektir. Ancak akıllarından çıkarmamaları gereken: “Erken öten horozun başını keserler” atasözümüzü unutmamalarıdır. Ayrıca hangi parti veya kuruluş olursa olsun zirveye oynamak, var olmak veya yok olmak demektir. Bunun ortası yoktur. Vesselam
Ekleme Tarihi: 01 Mayıs 2026 -Cuma

Erdoğan’dan Sonra

Gazeteci yazar Halis Özdemir’den çarpıcı analiz: “Recep Tayyip Erdoğan sonrası siyaset nasıl şekillenecek?” AK Parti dağılır mı, yoksa güçlenerek devam mı eder? Bilal Erdoğan ismi neden tartışılıyor? Hakan Fidan gerçekten bir “halef” mi, yoksa erken yıpratılıyor mu? Daha önce gündeme gelen Süleyman Soylu senaryosu neden sönümlendi? Geçmişte Turgut Özal sonrası yaşananlar bugün için bir işaret mi? Karizmatik lider dönemi bitiyor mu, yoksa yeni bir lider mi doğacak? Yoksa Türkiye, artık “lider siyaseti”nden “kadro siyaseti”ne mi geçiyor?

 

Demirel’den, Ecevit’ten, Erbakan’dan, Türkeş’ten, Özal’dan sonra siyaset! Ve;


Sayın Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adaylığı hatta parti genel başkanlığı konusunda, “olacaktır, olmayacaktır” kabilinden yürütülen mütalaların içinde; “Erdoğan sonrası” değerlendirmeleri de işin önemli bir yanıdır.


Önce Süleyman Soylu sonra Hakan Fidan isimleri ileri sürülerek “Erdoğan sonrası” gündeme getirildi.


Siyaset zemini böyledir. Ne kadar güçlü olursanız olun sizin yerinize, sizden sonrası size rağmen konuşulur. Konuşulmakla kalmaz siyasette ön almak isteyen aktörlerin cesareti oranında şüyu bulur.


Öncelikle Sayın Erdoğan’ın yerine konuşanların iddialarını şöyle özetlemek mümkündür:
 

  • “Erdoğan’dan sonra AK Parti de aynı ANAP gibi dağılır” diyenler,
  • “Erdoğan, oğlu Bilal’i yerine getirecek” diyenler,
  • “Hakan Fidan Erdoğan’ın yerine hazırlanıyor” diyenler.


Erdoğan sonrası AK Parti için ANAP benzetmesi ne derece doğrudur? Ak Parti ile ANAP’ın sosyolojik varlığı tam olarak örtüşmemesine rağmen ANAP örneği böyle düşünmenin önünü açıyor.


Erdoğan oğlu Bilal’i mi yerine getirmek ister? Erdoğan’ın siyasi tecrübesi böyle düşünenleri haklı çıkarır mı? Sanmam.


Hakan Fidan meselesine gelince: Daha önce Süleyman Soylu’nun ismi güçlü bir şekilde geçmekte ve Sayın Bahçeli’nin kendisini desteklediği topluma fısıldanmakta idi. Erdoğan sonrası için Hakan Fidan’ın ismini geçirilmesi, Hakan Fidan’ın yıpratılması ile sonuçlanması ihtimalini gözardı etmemek gerekir.


Hakan Fidan ismini bizzat kendisi Erdoğan’a rağmen ön plana çıkarıyorsa, kendisi açısından hiç de hayra alamet değildir! Bunun anlamı, yıllardır en yakınında olmasına rağmen Sayın Erdoğan’ı tanımamış demektir ki bu da “öngörüsüzlük” olarak değerlendirilecektir.


Türkiye’de halka rağmen “dış destekli” siyaset dönemi kapanmıştır. Türk milleti artık “onun adamı, bunun adamı, arkasında o var, bu var”a itibar etmemektedir.
Sayın Fidan’ın şayet böyle bir niyeti varsa işi zorun zoru görünüyor!

 


Erdoğan’dan sonra Erdoğan!


Peki o halde hangi Erdoğan?

Allah sağlık afiyetle uzun ömür versin, Sayın Erdoğan’ın sağlığı elverdiği sürece Erdoğan’ın gerek cumhurbaşkanlığı adaylığı gerekse partisinin genel başkanlığının devamı gönül verenler açısından vazgeçilmezdir. Sayın Erdoğan’ın “karizmatik liderliği ile yeri doldurulamaz” kanaati sevenlerinde hâkim düşüncedir.


Karizmatik liderlerin yeri kendilerinden sonra doldurulamamaktadır. Turgut Özal’ın yerine gelen Mesut Yılmaz Özal’ın yerini dolduramamış, Özal partisinin başına tekrar gelmek istemiştir.

Erdoğan, Özal’ın yolunda yürürse partisi ve kendisini aynı akıbetin beklediğini tecrübesi gereği bildiğini düşünüyoruz.

 

Farkında mısınız? Siyasete ve Türkiye tarihine damga vurmuş lider/başkanların kendilerinden sonra yerleri doldurulamadı.


Adı geçen merhum siyasetçilerimizin ortak özellikleri, “Genel Başkan”dan ziyade “Lider” olmalarıydı. Kritik zamanda çözümsüzlüğün, umutsuzluğun boy verdiği zamanlarda işte bu liderlerin sorunu tereyağından kıl çeker gibi çözme yetenekleri vardı.


Karizmatik lider versiyonunun son temsilcisi kabul edilen, halkın kuvvetli desteğini ve güvenini kazanmış, ülkeyi uzun zamandır yöneten, cumhuriyet tarihinde seçim kazanma ve yönetmede rekor kırmayı başaran “lider” vasfını Türkiye dışında da tartışmasız kabul ettiren Sayın Erdoğan’ın yerine talip olmak da doğrusu yürek ister.

 


Artık kadro siyaseti gerek!


Bundan sonra lider olmak çok zor görünüyor.
Siyasetçiler artık geçmişteki siyasetçilere özenmek yerine kolektif kadro oluşturmalılar.

Ülkeyi yönetmek, gemiyi sularla selametle limana yanaştırmak, kadro ile ortak akılla mümkündür.


Erdoğan’ın yerine ve Erdoğan’ın geleceğine, başta gönüllerin de sahibi olan “kararların üstünde karar verici”nin nasip etmesi ile halk karar verecektir.


Ancak akıllarından çıkarmamaları gereken:
“Erken öten horozun başını keserler” atasözümüzü unutmamalarıdır.


Ayrıca hangi parti veya kuruluş olursa olsun zirveye oynamak, var olmak veya yok olmak demektir. Bunun ortası yoktur.


Vesselam

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Av.Yaşar Metehanoğlu
(01.05.2026 12:24 - #278)
1.yıl F.erbkn 2 ci yıl M.Desdici 3.yjl lSP.baskanı.4 Yıl Hudapar başkanı .5.ci yıl H.Fidan veya M.Çavuşoğlu
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.