Halis ÖZDEMİR
Köşe Yazarı
Halis ÖZDEMİR
 

Özgür Özel Rahmi Koç ve Akın Gürlek

Gazeteci-yazar Halis Özdemir, kaleme aldığı değerlendirme yazısında Türk toplumunda adalete duyulan güvenin yeniden tesis edilmesinin önemine dikkat çekti. Özdemir, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in yürüttüğü soruşturmaları “hukukun herkes için eşit uygulanması” ilkesi açısından değerlendirdi ve adalet mekanizmasının makam, servet ya da siyasi kimlik ayrımı gözetmeksizin işlemesinin kamuoyunda umut oluşturduğunu savundu. Yazısında, “Adaletin kestiği parmak acımaz” anlayışının yeniden güçlendirilmesinin devlet ve millet adına en değerli hizmetlerden biri olacağını ifade etti. Geçtiğimiz günlerde sayın Özgür Özel Sayın Akın Gürlek’in memleketi Nevşehir’de Akın Gürlek ile ilgili açıklamalarda bulundu. Sayın Özel Nevşehir’de adeta “acemi siyasetçi” profili algısına sebep oldu. Akın Gürlek’i kendi memleketinde eleştirdi ve Nevşehir karşılaşması bir kısım medya ve kamuoyunda Gürlek’in lehine sonuçlandığı değerlendirilmeleri yapıldı.   Aslında Sayın Gürlek İstanbul Başsavcılığı sırasında gösterdiği irade ile Türk siyasetinin meşru yollar dışında dizayn edilmesinin karşında durduğuna şahit olduk. Özellikle CHP’deki gelişmelere bakınca da Sayın Gürlek’in başlattığı müdahalenin çok önemli olduğu, CHP’nin dizaynına adeta çivi koyduğu şeklinde değerlendirildi. Sayın Gürlek’in başını çektiği İstanbul İBB’si operasyonu sonrasında, 22 Kasım 2025 tarihinde bir makale kaleme aldım ve Türk toplumunun “adalete güven” konusundaki tereddütleri bakımından Sayın Gürlek’in adeta bir umut meydana getirdiğini ifade ederek İtalyada yaşananları hatırlattım; “1990’larda İtalya’da Temiz Eller (Mani pulite) operasyonu akıllara kazınmış, İtalyan başsavcının cesur adımı ile İtalya’da adı yolsuzluğa karışan pek çok siyasi partinin sonu olmuştur. İtalya’da “birinci cumhuriyetin sona ermesi” olarak ifade edilen bu operasyon ile İtalyan toplumunun beklentisini Antonio Di Pietro isimli savcı gerçekleştirmiş, adını “cesur savcı” olarak İtalyan tarihine yazdırmıştır.” Notunu düşmüştüm. Sayın Akın Gürlek kararlılıkla yoluna devam etmekte olduğu görülmektedir. Sadece ünlü siyasetçilerin karşısında “adalet” mekanizması ile durmakla kalmadı adeta kamuoyunda “dokunulmaz ünlü” sayılan Sayın Koç ile de karşı karşıya gelmekten imtina etmedi ve; ”adaletin yol haritası ve karakterini” ortaya koydu. Sayın Koç için “çok yaşlıdır, sohbet sırasında söylemiştir” gibi değerlendirmelerin de yapılması gayet doğaldır. Hukuki açıdan işin boyutunu ben bilmem, benim önemsediğim adalet mekanizmasının “ünvan, zenginlik, meşhurluk” gibi genel kabul olarak görülen “dokunulmazlık zırhını” da bir elinin tersi ile itmiş ve adaletin kurallarının herkes için geçerli olduğu örneğini vermiştir. Ayrıca Türk hukuk adalet ve asayiş konusunda çok ciddi bir hamle ile kapanmış cinayet dosyaları tekrar açılarak, “yapanın yanında kalıyor” algısı ters yüz edilmiştir. Sayın Gürlek’ten beklediğimiz “Temiz Eller Operasyonu” duruşu kamuoyuna umut oldu. Kamuoyunun “adalete güven” hak ettiği yere getirilmesi için Türkiye’de yol uzun ve uzun soluklu, azimli, kararlı duruşa ihtiyaç vardır. Sayın Cumhurbaşkanının da kararlı duruş göstermesi halk nezdinde “devlet kararı olarak” düşünülmesini sağlamıştır. Öte yandan CHP açısından da ortaya çıkmıştır ki İstanbul operasyonu sadece “yolsuzluk” karşıtlığı dışında bizzat CHP’nin de önemli bir kesimi tarafından partilerinin “ele geçirilmesi operasyonuna karşı” oluşu da memnuniyetle karşılandığı değerlendirmemizle bu günlerde yaşananlara baktığımızda tespitimizin bizzat CHP önderleri ve taraftarları bakımından da doğrulandığını gördük. “Bürokrat hukukçu”dan, “Siyasetçi hukukçu”ya! Sayın Akın Gürlek’in sayın Özel karşısındaki performansı için “bürokrat hukukçu” kimliğine “siyasetçi hukukçu” kimliğinin de eklenebileceği yorumları yapılmaktadır. Öyle görünüyor ki Türk siyaset arenası bir “hukukçu siyasetçi” daha kazanmışa benziyor! Sayın Akın Gürlek’ten toplumun öncelikle beklentisi CHP’nin “siyasette kural dışı operasyonel” dizaynına cesaretle karşı durduğu gibi, “adalete güveni” tekrar hak ettiği yere taşımak olmalıdır. Müslüman Türk milletini başka milletlerden ayıran temel özelliklerden birisi “dost” “düşman” demeden, inanç ve etnik kimliğine siyasi parti gözetmeden adil hükmetmesi”dir. Müslüman Türk milleti adildir. Aziz milletimizin karakteri adalettir! Toplumumuzun inancı olan, “Adaletin kestiği parmak acımaz!” Güveni ve adalete teslimiyetin inşası aziz milletimize ve devletimize yapılacak en değerli hizmetlerden olacaktır! Bunun da gerçekleşeceğine olan inancımızı koruyoruz. Vesselam  
Ekleme Tarihi: 12 Haziran 2026 -Cuma

Özgür Özel Rahmi Koç ve Akın Gürlek

Gazeteci-yazar Halis Özdemir, kaleme aldığı değerlendirme yazısında Türk toplumunda adalete duyulan güvenin yeniden tesis edilmesinin önemine dikkat çekti. Özdemir, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in yürüttüğü soruşturmaları “hukukun herkes için eşit uygulanması” ilkesi açısından değerlendirdi ve adalet mekanizmasının makam, servet ya da siyasi kimlik ayrımı gözetmeksizin işlemesinin kamuoyunda umut oluşturduğunu savundu. Yazısında, “Adaletin kestiği parmak acımaz” anlayışının yeniden güçlendirilmesinin devlet ve millet adına en değerli hizmetlerden biri olacağını ifade etti.


Geçtiğimiz günlerde sayın Özgür Özel Sayın Akın Gürlek’in memleketi Nevşehir’de Akın Gürlek ile ilgili açıklamalarda bulundu. Sayın Özel Nevşehir’de adeta “acemi siyasetçi” profili algısına sebep oldu. Akın Gürlek’i kendi memleketinde eleştirdi ve Nevşehir karşılaşması bir kısım medya ve kamuoyunda Gürlek’in lehine sonuçlandığı değerlendirilmeleri yapıldı.
 

Aslında Sayın Gürlek İstanbul Başsavcılığı sırasında gösterdiği irade ile Türk siyasetinin meşru yollar dışında dizayn edilmesinin karşında durduğuna şahit olduk. Özellikle CHP’deki gelişmelere bakınca da Sayın Gürlek’in başlattığı müdahalenin çok önemli olduğu, CHP’nin dizaynına adeta çivi koyduğu şeklinde değerlendirildi.
Sayın Gürlek’in başını çektiği İstanbul İBB’si operasyonu sonrasında, 22 Kasım 2025 tarihinde bir makale kaleme aldım ve Türk toplumunun “adalete güven” konusundaki tereddütleri bakımından Sayın Gürlek’in adeta bir umut meydana getirdiğini ifade ederek İtalyada yaşananları hatırlattım;


“1990’larda İtalya’da Temiz Eller (Mani pulite) operasyonu akıllara kazınmış, İtalyan başsavcının cesur adımı ile İtalya’da adı yolsuzluğa karışan pek çok siyasi partinin sonu olmuştur. İtalya’da “birinci cumhuriyetin sona ermesi” olarak ifade edilen bu operasyon ile İtalyan toplumunun beklentisini Antonio Di Pietro isimli savcı gerçekleştirmiş, adını “cesur savcı” olarak İtalyan tarihine yazdırmıştır.” Notunu düşmüştüm.
Sayın Akın Gürlek kararlılıkla yoluna devam etmekte olduğu görülmektedir.


Sadece ünlü siyasetçilerin karşısında “adalet” mekanizması ile durmakla kalmadı adeta kamuoyunda “dokunulmaz ünlü” sayılan Sayın Koç ile de karşı karşıya gelmekten imtina etmedi ve; ”adaletin yol haritası ve karakterini” ortaya koydu.
Sayın Koç için “çok yaşlıdır, sohbet sırasında söylemiştir” gibi değerlendirmelerin de yapılması gayet doğaldır. Hukuki açıdan işin boyutunu ben bilmem, benim önemsediğim adalet mekanizmasının “ünvan, zenginlik, meşhurluk” gibi genel kabul olarak görülen “dokunulmazlık zırhını” da bir elinin tersi ile itmiş ve adaletin kurallarının herkes için geçerli olduğu örneğini vermiştir.


Ayrıca Türk hukuk adalet ve asayiş konusunda çok ciddi bir hamle ile kapanmış cinayet dosyaları tekrar açılarak, “yapanın yanında kalıyor” algısı ters yüz edilmiştir.


Sayın Gürlek’ten beklediğimiz “Temiz Eller Operasyonu” duruşu kamuoyuna umut oldu. Kamuoyunun “adalete güven” hak ettiği yere getirilmesi için Türkiye’de yol uzun ve uzun soluklu, azimli, kararlı duruşa ihtiyaç vardır. Sayın Cumhurbaşkanının da kararlı duruş göstermesi halk nezdinde “devlet kararı olarak” düşünülmesini sağlamıştır.


Öte yandan CHP açısından da ortaya çıkmıştır ki İstanbul operasyonu sadece “yolsuzluk” karşıtlığı dışında bizzat CHP’nin de önemli bir kesimi tarafından partilerinin “ele geçirilmesi operasyonuna karşı” oluşu da memnuniyetle karşılandığı değerlendirmemizle bu günlerde yaşananlara baktığımızda tespitimizin bizzat CHP önderleri ve taraftarları bakımından da doğrulandığını gördük.


“Bürokrat hukukçu”dan, “Siyasetçi hukukçu”ya!


Sayın Akın Gürlek’in sayın Özel karşısındaki performansı için “bürokrat hukukçu” kimliğine “siyasetçi hukukçu” kimliğinin de eklenebileceği yorumları yapılmaktadır.

Öyle görünüyor ki Türk siyaset arenası bir “hukukçu siyasetçi” daha kazanmışa benziyor!


Sayın Akın Gürlek’ten toplumun öncelikle beklentisi CHP’nin “siyasette kural dışı operasyonel” dizaynına cesaretle karşı durduğu gibi, “adalete güveni” tekrar hak ettiği yere taşımak olmalıdır.


Müslüman Türk milletini başka milletlerden ayıran temel özelliklerden birisi “dost” “düşman” demeden, inanç ve etnik kimliğine siyasi parti gözetmeden adil hükmetmesi”dir.

Müslüman Türk milleti adildir. Aziz milletimizin karakteri adalettir!

Toplumumuzun inancı olan,

“Adaletin kestiği parmak acımaz!” Güveni ve adalete teslimiyetin inşası aziz milletimize ve devletimize yapılacak en değerli hizmetlerden olacaktır!
Bunun da gerçekleşeceğine olan inancımızı koruyoruz.

Vesselam

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi