İnsanlığın ortak hafızası ve medeniyetlerin beşiği olan Kudüs'ten ve Filistin topraklarından dün gece bir çığlık daha yükseldi. İşgalci İsrail Filistin’de yaşayan tüm Müslümanları ortadan kaldırmaya çalışırken, sözde "inanç özgürlüğü" laflarını dilinden düşürmeyen batılı liderlerin gözü önünde, mübarek topraklardaki kadim Hristiyan varlığını da adeta haritadan silmek istiyor. Maskelerin bir kez daha düştüğü, kutsal mekânların lekelendiği çok acı bir süreçten geçiyoruz.
Sistematik Etnik Temizlik ve Kuşatılan Taybeh Kasabası
Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Kurulu Üyesi ve Filistin Kilise İşleri Yüksek Komitesi Başkanı Ramzi Khouri, dün gece dünya genelindeki tüm kilise liderlerine ve Vatikan’a tarihi bir acil uyarı mektubu gönderdi.
Mektupta yer alan detaylar, yaşananların münferit birtakım gerilimler değil, son derece planlı ve kurumsal bir etnik temizlik konsepti olduğunu tokat gibi yüzümüze çarpıyor.
İşgalci İsrail makamları ve sömürgeci milisler, Filistinli Hristiyanları ve din adamlarını doğrudan hedef alıyor. Mescid-i Aksa’nın yanı sıra Hristiyan dünyasının en kutsal mekânlarından biri olan Kutsal Kabir Kilisesi (Church of the Holy Sepulchre) çevresindeki ibadet özgürlüğü dahi işgalci İsrail polis barikatlarıyla kasten engelleniyor.
Resmin en dramatik ve iç acıtan tarafı ise Batı Şeria’da tamamen Hristiyan nüfustan oluşan tek ve son kasaba olan Taybeh’te yaşanıyor.
İşgalci İsrail ordusunun askeri kuşatması, acımasız ekonomik ablukası ve sömürgeci grupların aralıksız tacizleri nedeniyle bu tarihi kasaba da felaketin eşiğinde! İnsanlar doğup büyüdükleri, atalarının yadigârı olan toprakları terk etmeye zorlanıyor, adeta insan eliyle dramatik bir nüfus kıyımı ve göç dalgası oluşturuluyor.
Gasp Edilen Mülkler ve Silinmek İstenen Hafıza
Sadece insanlar değil, coğrafyanın hafızası da yok edilmek isteniyor. Mektupta haykırılan bir diğer acı gerçek ise Kudüs’teki Hristiyan mülklerinin, asırlık manastırların ve arazilerin işgalci İsrail sivil idaresinin yasadışı kamulaştırma kararlarıyla gasp edilmesi.
Yasal kılıflar uydurularak Hristiyan varlığının bu coğrafyadaki kökleri kazınmaya, hukuki statüsü tamamen yok edilmeye çalışılıyor. Kudüs’ün çok kültürlü ruhu sömürgeci bir akılla katlediliyor.
Dostlar, Ramzi Khouri’nin Vatikan’a ve dünya kiliselerine gönderdiği bu mektup, sadece diplomatik bir metin değil; yok edilmek istenen kadim bir topluluğun son feryadıdır.
İşgalci İsrail'in Filistin’de yürüttüğü bu sistematik mülksüzleştirme ve izolasyon politikası, dini ve insani tüm değerleri ayaklar altına almaktadır.
Dünyanın ve özellikle Hristiyan aleminin bu çığlığa kulak tıkaması, işlenen bu tarihsel suça ortak olmaktan başka bir anlam taşımaz. Kudüs’e sahip çıkmak, insanlık onuruna sahip çıkan herkesin boynunun borcudur.