Soykırımcının feryadına yetişen yargıç: Arap partileri diskalifiye edebilir
Soykırımcının feryadına yetişen yargıç: Arap partileri diskalifiye edebilir
İsrail'de sandıkta çakılan soykırımcı Netanyahu'nun yardım feryadına Merkez Seçim Komitesi Başkanı Yargıç Noam Solberg yetişti. Solberg daha önce Arap adayları diskalifiye etmesiyle biliniyor. Bu kez partilere bir benzerini yapabilir.
İsrail'de sandıkta çakılan soykırımcı Netanyahu'nun yardım feryadına Merkez Seçim Komitesi Başkanı Yargıç Noam Solberg yetişti. Solberg daha önce Arap adayları diskalifiye etmesiyle biliniyor. Bu kez partilere bir benzerini yapabilir.
- İsrail Merkez Seçim Komitesi Başkanı Noam Solberg, seçimlere yabancı müdahale ve seçmenlere rüşvet verildiği şüphelerinin araştırılması için Şin Bet'e talimat verdi.
- Dini Siyonist kimliğiyle öne çıkan Solberg, seçim sürecinde daha önce Arap aday Sami Ebu Şehade'nin adaylığının düşürülmesi yönünde oy kullanmıştı.
- İsrail basınında, soruşturmanın sonucuna bağlı olarak Arap partilerin seçimlerden diskalifiye edilmesi ihtimali de gündeme getiriliyor.
İsrail'de 26. Knesset seçimlerinin ardından sandık sonuçlarına ilişkin tartışmaların merkezine bu kez bir siyasetçi değil, Yüksek Mahkeme Başkan Yardımcısı ve Merkez Seçim Komitesi Başkanı Yargıç Noam Solberg yerleşti.
Solberg'in, seçimlerin ardından Şin Bet Başkanı David Zini'ye gönderdiği yazıda, yabancı unsurların seçimlere müdahale ettiği ve yabancı finansman yoluyla seçmenlere rüşvet verildiğine ilişkin "ciddi şüpheler" bulunduğunu belirterek soruşturma talimatı vermesi İsrail siyasetinde geniş yankı buldu.
Solberg yazısında, kendisine ulaşan iddiaların içeriği hakkında bu aşamada hüküm veremeyeceğini belirtirken, yabancı unsurların söz konusu olması nedeniyle şüphelerin kapsamlı şekilde araştırılması gerektiğini ifade etti.
Yargıç, Şin Bet'ten söz konusu iddiaları doğrulayacak veya çürütecek delillere ulaşmak için tüm imkanlarını kullanmasını ve bulguları mümkün olan en kısa sürede kendisine sunmasını istedi.
Ancak Solberg'in bu çıkışı yalnızca seçim sonrası bir soruşturma talebinden ibaret değil. Yargıcın geçmişi, hukuki çizgisi ve 2026 seçim sürecindeki kararları incelendiğinde, İsrail'in muhafazakâr ve dini Siyonist hukuk çevresiyle güçlü bağları bulunan bir isim olduğu görülüyor.

Noam Solberg
DİNİ SİYONİST KİMLİĞİYLE ÖNE ÇIKIYOR
1962 doğumlu Solberg, İsrail Yüksek Mahkemesi'nde 2012'den bu yana görev yapıyor. 2025'ten itibaren Yüksek Mahkeme Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Solberg, aynı zamanda 26. Knesset seçimlerini yöneten Merkez Seçim Komitesi'nin başkanlığını yürütüyor.
Solberg'in siyasi-hukuki kimliğinin en dikkat çekici yönlerinden biri ise dini Siyonist geçmişi.
İsrail basınında Solberg, açık biçimde "Religious Zionist" yani dini Siyonist olarak tanımlanıyor. Devlet-dini eğitim sisteminde öğrenim gören Solberg, Gush Etzion'daki Yeshivat Har Etzion'da eğitim aldı ve Batı Şeria'da gasp edilmiş Alon Shvut'ta yaşıyor. İsrail'deki hukuk çevrelerinde aşırı sağcı bir yargıç olarak değerlendiriliyor.
Solberg'in toprak gaspı geçmişi yalnızca ikamet ettiği adresle sınırlı değil. 2017'de Batı Şeria'daki gasp edilmiş toprakların 50. yıl dönümü nedeniyle düzenlenen bir törene katıldığı, bunu resmi temsilci olarak değil "özel vatandaş" sıfatıyla yaptığı aktarılmıştı. Törenin düzenlendiği Alon Shvut da Solberg'in yaşadığı gasp edilmiş bölgeydi.
2012'de Yüksek Mahkeme'ye atanması sırasında da yaşadığı yer nedeniyle tartışmalar yaşanmıştı.
ARAP ADAYIN SİLİNMESİNDE TARAF OLDU
Solberg'in seçim komitesi başkanlığı dönemindeki en dikkat çekici kararlardan biri, Balad lideri Sami Ebu Şehade'nin adaylığının düşürülmesi oldu.
Normal uygulamada Merkez Seçim Komitesi başkanının siyasi tarafsızlığını koruyarak oylamalarda taraf olmaması beklenirken Solberg, Eylül 2026'da bu uygulamadan ayrılarak Ebu Şehade'nin adaylığının düşürülmesi yönünde oy kullandı.

Seçimlerde yarışması engellenen Sami Ebu Şehade
Karar, Ebu Şehade'nin 7 Ekim 2023 saldırısından bir gün sonra kaleme aldığı ve Hamas'ın "Aksa Tufanı" operasyonundan "askeri, siyasi ve stratejik açıdan önemli bir tarihi olay" şeklinde söz ettiği yazıyla ilgiliydi.
Solberg, neden taraf olduğunu da açıkladı. Ebu Şehade'nin kendisine yöneltilen suçlamalara yeterli bir cevap vermediğini belirten Solberg, bu nedenle başkanların tarafsız kalmasına ilişkin geleneksel uygulamadan ayrıldığını söyledi.
Dikkat çeken ayrıntı ise başvurunun Itamar Ben-Gvir'in aşırı sağcı Otzma Yehudit partisinden gelmiş olmasıydı. Komitedeki oylamada Ebu Şehade'nin adaylığının düşürülmesi kabul edildi.
LİKUD VE DİNİ SİYONİZM'E YÖNELİK BAŞKA BİR KARAR
Seçimlerden hemen önce Solberg, Likud ve Dini Siyonizm partilerinin, dini okullardaki öğrencileri seçim çalışmalarında kullanıp kullanmadığına ilişkin başvuruyu da reddetti.
Binyamin Netanyahu
Başvuruda, kamu kaynaklarıyla finanse edilen Yeşiva öğrencilerinin seçim kampanyalarında kullanılabileceği ileri sürülüyordu. Solberg, başvuruyu yapan tarafın öğrencilerin kampanyalara katıldığını veya kamu kaynaklarının seçim kampanyasında kullanıldığını kanıtlayamadığı sonucuna vardı.
ŞİN-BET'İ HAREKETE GEÇİRDİ
Tam da bu geçmişin ardından Solberg, seçimlerin hemen sonrasında Şin Bet'i harekete geçiren isim oldu.
28 Ekim tarihli yazısında, yabancı unsurların İsrail seçimlerine müdahale ettiği ve yabancı finansman kullanılarak seçmenlere rüşvet verildiğine ilişkin "ciddi şüpheler" bulunduğunu belirtti.
Solberg, söz konusu iddiaların doğruluğu hakkında kendisinin henüz bir hüküm vermediğini de özellikle kayda geçirdi. Buna rağmen Şin Bet Başkanı David Zini'ye, kurumun yetkilerini kullanarak iddiaların araştırılması ve bunları doğrulayacak veya çürütecek kanıtların bulunması talimatını verdi.
İsrail basınında, soruşturmanın sonucuna bağlı olarak Arap partilerin seçimlerden diskalifiye edilmesi ihtimali de gündeme getiriliyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.