Adnan ÖZ
Köşe Yazarı
Adnan ÖZ
 

Mutlak Butlan/Şimdi Ne Olacak?

Başka bir partinin iç işlerine karışılmaz diye düşünülebilir fakat bu parti ana muhalefet partisi ise herkesi ilgilendirir. Hukukçu olmadığımız için, işin usul, esas, yetki ve tekniğinden bahsedecek değiliz. Biz, bizi de ilgilendiren nedenlerden dolayı konuyu farklıbir bakış açısı ile ele almaya çalışacağız. Şöyle ki; ana muhalefetpartisi ilk seçimde iktidara gelip memleketi yönetme ihtimali olduğu ve olumlu ya da olumsuz icraatlarından bizde etkileneceğimiz için yaşananlar bizleri de ilgilendiriyor. Ana muhalefet partisininiktidara gelemese bile iktidarı denetleme ve memleket meselelerine çözüm üretme sorumluluğu olduğu için deCHP’de olanlar ile bizlerde ilgileniyoruz. Biz bildik bileli ülkemizde adalet ve hukuk sistemi siyasi kararlar verebiliyor. Bu gün bu Mutlak Butlan kararı için, “Siyasi bir karar.” diyenler olduğu gibi, “Mutlak Butlan olmasaydı CHP’ye kayyım atanacaktı. Bu karar CHP’nin lehine oldu.” diyen CHP’liler de var. Keşke her zaman hukuk ve adalet işletilse çünkü bir gün herkese lazım oluyor! Fazilet Partisi Gazi Belde Başkanlığı yaptığım dönemde partimizin kapatılma sürecini yaşamış ve o hukuksuz karara saygı duymasak bile boyun eğmek zorunda kalmıştık. O gün davayı açanların ve mahkemeyi sonuçlandıranların gerekçesine ve diline baktığımızda zaten her şey ortaya çıkıyordu. O zaman Rahmetli Erbakan Hocam bizlere, karara saygı duymasak bile sükunet ile karşılamamız gerektiğini söylemiş, siyasi olduğu her halinden belli olan karar için, “Bu olay tarihin akışı içerisinde küçük bir noktadır…” demişti. Kıymeti bilinmedi ama Rahmetli Erbakan iyi bir devlet adamıydı. Ve fakat CHP’nin 38. Olağan Kurultayının iptal davası bambaşka bir boyuta sahip. Neden mi? Çünkü iptal davasını açanlar CHP’li, “Delegeler satın alındı!” diye iddia edenler CHP’li. Para ya da çıkar sağlayıp,“Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verecekken Sayın Özgür Özel’e oyverdik.” diyenler CHP’li. Ben iyi ki CHP’li değilim diyorum çünkü CHP’lilerin işleri gerçekten de çok zor. Düşünsenize üç yıl önce “Cumhurbaşkanı olacak ve ülkeyi kurtaracak.” diye destek için kapı kapı dolaştığınız eski genel başkanınıza bugün hain demek durumundasınız. Ne acı değil mi? Basın ve sosyal medya hesabından takip ettiğimiz kadarıyla, bu süreci bile isteye hem de CHP’liler kullanılarakpartiyi bölünmeye götürmek isteyenler var. Sanki, “Böl, parçala, yönet!” tezgahlanıyor gibi bir durum var. CHP’nin ağır topları duruma el koyup bölünmeyi engelleyebilir ise büyük iş başarmış olurlar. Sanırım bu da yeni ve yıpranmamış bir aday üzerinde uzlaşılarak olabilir fakat Sayın Özel ve Sayın Kılıçdaroğlu adaylıktan feragat eder mi? Bazı partililer çok ağır ifadeler ile Sayın Kılıçdaroğlu’na saldırıyorlar. Biz de zamanında böyle iddialı ve rijit sözler söylüyorduk fakat söylediğimiz söz ve bu sözlerden utandığımızla kaldık. Yüce Allah insanı sözleri ile imtihan edermiş ve kınadıklarını yapmadan canını almazmış.  Ülkemizde her şey öyle hızlı değişiyor ki, bugün sövdüğünüz insanı yarın savunmak ya da bugün savunduğunuz insana yarın hain demek durumunda kalabiliyorsunuz. Ölçülü olmakta fayda var diye düşünüyoruz. İnsanımızda maalesef algılar ve ölçüler değişti. Rakip partinin kirliliği gerekçe gösterilip kendi partisindeki kiri görmezden gelenler ya da bu sebepten bu kirliliği kendilerine hak görenlerin sayısı hayli fazla oldu. Biz, artık memleketin esas meselelerinin nasıl çözülmediğini ve yurdum insanının yaşananlara bakış açısını gördüğümüz için hem siyaset yapmıyor hem de köşeli sözler söylememeye özen gösteriyoruz. Meramımızı yazılarımızla anlatmaya ya da tarihe yazarak not düşmeye çalışıyoruz.
Ekleme Tarihi: 25 Mayıs 2026 -Pazartesi

Mutlak Butlan/Şimdi Ne Olacak?

Başka bir partinin iç işlerine karışılmaz diye düşünülebilir fakat bu parti ana muhalefet partisi ise herkesi ilgilendirir. Hukukçu olmadığımız için, işin usul, esas, yetki ve tekniğinden bahsedecek değiliz. Biz, bizi de ilgilendiren nedenlerden dolayı konuyu farklıbir bakış açısı ile ele almaya çalışacağız.

Şöyle ki; ana muhalefetpartisi ilk seçimde iktidara gelip memleketi yönetme ihtimali olduğu ve olumlu ya da olumsuz icraatlarından bizde etkileneceğimiz için yaşananlar bizleri de ilgilendiriyor.

Ana muhalefet partisininiktidara gelemese bile iktidarı denetleme ve memleket meselelerine çözüm üretme sorumluluğu olduğu için deCHP’de olanlar ile bizlerde ilgileniyoruz.

Biz bildik bileli ülkemizde adalet ve hukuk sistemi siyasi kararlar verebiliyor. Bu gün bu Mutlak Butlan kararı için, “Siyasi bir karar.” diyenler olduğu gibi, “Mutlak Butlan olmasaydı CHP’ye kayyım atanacaktı. Bu karar CHP’nin lehine oldu.” diyen CHP’liler de var. Keşke her zaman hukuk ve adalet işletilse çünkü bir gün herkese lazım oluyor!

Fazilet Partisi Gazi Belde Başkanlığı yaptığım dönemde partimizin kapatılma sürecini yaşamış ve o hukuksuz karara saygı duymasak bile boyun eğmek zorunda kalmıştık. O gün davayı açanların ve mahkemeyi sonuçlandıranların gerekçesine ve diline baktığımızda zaten her şey ortaya çıkıyordu.

O zaman Rahmetli Erbakan Hocam bizlere, karara saygı duymasak bile sükunet ile karşılamamız gerektiğini söylemiş, siyasi olduğu her halinden belli olan karar için, “Bu olay tarihin akışı içerisinde küçük bir noktadır…” demişti. Kıymeti bilinmedi ama Rahmetli Erbakan iyi bir devlet adamıydı.

Ve fakat CHP’nin 38. Olağan Kurultayının iptal davası bambaşka bir boyuta sahip. Neden mi? Çünkü iptal davasını açanlar CHP’li, “Delegeler satın alındı!” diye iddia edenler CHP’li. Para ya da çıkar sağlayıp,“Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verecekken Sayın Özgür Özel’e oyverdik.” diyenler CHP’li.

Ben iyi ki CHP’li değilim diyorum çünkü CHP’lilerin işleri gerçekten de çok zor. Düşünsenize üç yıl önce “Cumhurbaşkanı olacak ve ülkeyi kurtaracak.” diye destek için kapı kapı dolaştığınız eski genel başkanınıza bugün hain demek durumundasınız. Ne acı değil mi?

Basın ve sosyal medya hesabından takip ettiğimiz kadarıyla, bu süreci bile isteye hem de CHP’liler kullanılarakpartiyi bölünmeye götürmek isteyenler var. Sanki, “Böl, parçala, yönet!” tezgahlanıyor gibi bir durum var.

CHP’nin ağır topları duruma el koyup bölünmeyi engelleyebilir ise büyük iş başarmış olurlar. Sanırım bu da yeni ve yıpranmamış bir aday üzerinde uzlaşılarak olabilir fakat Sayın Özel ve Sayın Kılıçdaroğlu adaylıktan feragat eder mi?

Bazı partililer çok ağır ifadeler ile Sayın Kılıçdaroğlu’na saldırıyorlar. Biz de zamanında böyle iddialı ve rijit sözler söylüyorduk fakat söylediğimiz söz ve bu sözlerden utandığımızla kaldık. Yüce Allah insanı sözleri ile imtihan edermiş ve kınadıklarını yapmadan canını almazmış.

 Ülkemizde her şey öyle hızlı değişiyor ki, bugün sövdüğünüz insanı yarın savunmak ya da bugün savunduğunuz insana yarın hain demek durumunda kalabiliyorsunuz. Ölçülü olmakta fayda var diye düşünüyoruz.

İnsanımızda maalesef algılar ve ölçüler değişti. Rakip partinin kirliliği gerekçe gösterilip kendi partisindeki kiri görmezden gelenler ya da bu sebepten bu kirliliği kendilerine hak görenlerin sayısı hayli fazla oldu.

Biz, artık memleketin esas meselelerinin nasıl çözülmediğini ve yurdum insanının yaşananlara bakış açısını gördüğümüz için hem siyaset yapmıyor hem de köşeli sözler söylememeye özen gösteriyoruz. Meramımızı yazılarımızla anlatmaya ya da tarihe yazarak not düşmeye çalışıyoruz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.