Adnan ÖZ
Köşe Yazarı
Adnan ÖZ
 

Rahmetli Recep Yazıcıoğlu Uyarmıştı!

Rahmetli Recep Yazıcıoğlu’nu , 1988’de Tokat ile iş hayatım başladıktan sonra tanıdım. Rahmetliyi Tokat Valiliği döneminde yaptıklarından bilirim. Tokat Valiliğinden sonra mümkün mertebe yaptıklarını ve konuşmalarını takip etmeye çalışmıştım. Herkes Rahmetli için, “Aykırı birisiydi.” diyor fakat dinlediğinizde ve yaptıklarını aklıselim bir şekilde önyargısız değerlendirdiğimizde aslında onun makul, ona aykırı diye kulp takanların faydasız olduğunu anlıyoruz. Rahmetli, “Halkımız maalesef hep derdin çözümünü birilerine ihale eder, hep çözümü birilerine havale edip kurtarıcı bekler. Bir kurtarıcı gelecek, mehdi gelecek dertler bitecek diye beklenir ama derdi olanın derdi bir türlü bitmez… Bir ülkede birileri fakirleşiyorsa bunun karşılığında birileri zenginleşiyor demektir…” derdi. “Yurttaş olacağız, yönetime katılacağız. Yapılanları denetleyeceğiz… Başka yerden halk getirecek değiliz. Bunu bu halkla birlikte yapacağız… Bu üç kağıt ekonomisinden vazgeçip üretim ekonomisine geçeceğiz. Bunun sonu yok, halk bir gün bunu anlayacak ama korkarım iş işten geçmiş olacak…” derdi. Rahmetli programlarında halkın ufkunu açmak için açık açık konuşuyordu. Sadece seçilmişleri, bürokratları değil halkı da eleştiriyor, yöneticileri denetlemelerini ve yönetime katılmalarını söylüyordu. “Halk, söylenmeyi bırakıp, söylemeye terfi etmeli…” diyordu. Sayın Cüneyt Özdemir ile yaptığı bir söyleşide, Sayın Özdemir’in, “Mezarıma hür, demokrat, adam gibi bir ülkede yaşayamadan gitti yazın demişsin…” sözleri üzerine, “Evet özgür, hukukun üstün olduğu, faile meçhullerin olmadığı, eşkıyalığın olmadığı, çetelerin olmadığı, özgür bir ülkede yaşamak isterim. Ama bu özlem ile ölürsem ki, öyle görünüyor… Çünkü sevgili halkımızın bu anlamda ciddi bir talebi, ciddi bir dayatması yok. Ne demokratik sivil örgütlerin ne sivil inisiyatifin böyle bir derdi yok…” diye dert yanıyordu. Konuşmalarında önemli bulduğu fikirlerin kime ait olduğunu da söylüyor. Üç kağıt ekonomisini Sayın Prof. Dr. Osman Altuğ, halkın apartman yönetimine bile katılmadığı, dolayısıyla yönetime katılmayacağı eleştirisinin sözlerini Rahmetli İlber Ortaylı ile örneklendiriyordu. Rahmetli Başbakan Bülent Ecevit ve eşi Rahşan Ecevit ile millet beyaz ekmek yiyerek zehirleniyor diye görüştüğünü, dert yandığını, bir tedbir alınmazsa sağlıksız bir toplum olacağımızı ve obezitenin yaygınlaşacağı endişesini taşıdığını ilettiğini ve tedbir alınması konusunda istirham ettiğini söylüyordu. Bugün gelinen noktada ülkemiz insanının sağlık sorunları çözülemez bir hale gelmedi mi? Obezite en önemli sorunlardan birisini teşkil etmiyor mu? Rahmetli Yazıcıoğlu çeyrek asır önce bugünlerin geleceğinin uyarısını yapmak için çok çırpındı ve şüpheli bir trafik kazası sonucunda aramızdan ayrıldı. Eğitimde, Sağlıkta, Ekonomi de bütün uyarıları günümüzde maalesef ete kemiğe büründü. “Her şey de kötü değil.” diyenler olacaktır. Biz de her şeyin kötü olduğunu iddia etmiyoruz fakat ne eğitim, ne sağlıklı toplum ne de ekonomi de istenilen seviyeye ulaşılamadı. Öyle olmasa emeklilerin en az yarısı açlığa mahkûm olur muydu? O gün Rahmetlinin kıymeti bilinmemiş olabilir. Bugün de bilinmiyor fakat biz o günde onu önemsiyorduk bugün de uyarılarının ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi anlıyoruz. Sosyal medyada önüme bir videosu düştü tekrar dinledim, başka videolarını da izledim ve sizlerle paylaşmak istedim. Rahmetli Recep Yazıcıoğlu gibi bir bürokrat çok az gördük. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Oğlu Sayın Mehmet Kemal Yazıcıoğlu Belediye Başkanı olarak Tokat’ta babasının ismini gururla yaşatıyor. Biz de imrenerek uzaktan takip edip hem Rahmetliye hem de oğluna dua ediyoruz.    
Ekleme Tarihi: 27 Temmuz 2026 -Pazartesi
Adnan ÖZ

Rahmetli Recep Yazıcıoğlu Uyarmıştı!

Rahmetli Recep Yazıcıoğlu’nu , 1988’de Tokat ile iş hayatım başladıktan sonra tanıdım. Rahmetliyi Tokat Valiliği döneminde yaptıklarından bilirim. Tokat Valiliğinden sonra mümkün mertebe yaptıklarını ve konuşmalarını takip etmeye çalışmıştım.

Herkes Rahmetli için, “Aykırı birisiydi.” diyor fakat dinlediğinizde ve yaptıklarını aklıselim bir şekilde önyargısız değerlendirdiğimizde aslında onun makul, ona aykırı diye kulp takanların faydasız olduğunu anlıyoruz.

Rahmetli, “Halkımız maalesef hep derdin çözümünü birilerine ihale eder, hep çözümü birilerine havale edip kurtarıcı bekler. Bir kurtarıcı gelecek, mehdi gelecek dertler bitecek diye beklenir ama derdi olanın derdi bir türlü bitmez… Bir ülkede birileri fakirleşiyorsa bunun karşılığında birileri zenginleşiyor demektir…” derdi.

“Yurttaş olacağız, yönetime katılacağız. Yapılanları denetleyeceğiz… Başka yerden halk getirecek değiliz. Bunu bu halkla birlikte yapacağız… Bu üç kağıt ekonomisinden vazgeçip üretim ekonomisine geçeceğiz. Bunun sonu yok, halk bir gün bunu anlayacak ama korkarım iş işten geçmiş olacak…” derdi.

Rahmetli programlarında halkın ufkunu açmak için açık açık konuşuyordu. Sadece seçilmişleri, bürokratları değil halkı da eleştiriyor, yöneticileri denetlemelerini ve yönetime katılmalarını söylüyordu. “Halk, söylenmeyi bırakıp, söylemeye terfi etmeli…” diyordu.

Sayın Cüneyt Özdemir ile yaptığı bir söyleşide, Sayın Özdemir’in, “Mezarıma hür, demokrat, adam gibi bir ülkede yaşayamadan gitti yazın demişsin…” sözleri üzerine, “Evet özgür, hukukun üstün olduğu, faile meçhullerin olmadığı, eşkıyalığın olmadığı, çetelerin olmadığı, özgür bir ülkede yaşamak isterim. Ama bu özlem ile ölürsem ki, öyle görünüyor… Çünkü sevgili halkımızın bu anlamda ciddi bir talebi, ciddi bir dayatması yok. Ne demokratik sivil örgütlerin ne sivil inisiyatifin böyle bir derdi yok…” diye dert yanıyordu.

Konuşmalarında önemli bulduğu fikirlerin kime ait olduğunu da söylüyor. Üç kağıt ekonomisini Sayın Prof. Dr. Osman Altuğ, halkın apartman yönetimine bile katılmadığı, dolayısıyla yönetime katılmayacağı eleştirisinin sözlerini Rahmetli İlber Ortaylı ile örneklendiriyordu.

Rahmetli Başbakan Bülent Ecevit ve eşi Rahşan Ecevit ile millet beyaz ekmek yiyerek zehirleniyor diye görüştüğünü, dert yandığını, bir tedbir alınmazsa sağlıksız bir toplum olacağımızı ve obezitenin yaygınlaşacağı endişesini taşıdığını ilettiğini ve tedbir alınması konusunda istirham ettiğini söylüyordu.

Bugün gelinen noktada ülkemiz insanının sağlık sorunları çözülemez bir hale gelmedi mi? Obezite en önemli sorunlardan birisini teşkil etmiyor mu? Rahmetli Yazıcıoğlu çeyrek asır önce bugünlerin geleceğinin uyarısını yapmak için çok çırpındı ve şüpheli bir trafik kazası sonucunda aramızdan ayrıldı.

Eğitimde, Sağlıkta, Ekonomi de bütün uyarıları günümüzde maalesef ete kemiğe büründü. “Her şey de kötü değil.” diyenler olacaktır. Biz de her şeyin kötü olduğunu iddia etmiyoruz fakat ne eğitim, ne sağlıklı toplum ne de ekonomi de istenilen seviyeye ulaşılamadı. Öyle olmasa emeklilerin en az yarısı açlığa mahkûm olur muydu?

O gün Rahmetlinin kıymeti bilinmemiş olabilir. Bugün de bilinmiyor fakat biz o günde onu önemsiyorduk bugün de uyarılarının ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi anlıyoruz. Sosyal medyada önüme bir videosu düştü tekrar dinledim, başka videolarını da izledim ve sizlerle paylaşmak istedim.

Rahmetli Recep Yazıcıoğlu gibi bir bürokrat çok az gördük. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Oğlu Sayın Mehmet Kemal Yazıcıoğlu Belediye Başkanı olarak Tokat’ta babasının ismini gururla yaşatıyor. Biz de imrenerek uzaktan takip edip hem Rahmetliye hem de oğluna dua ediyoruz.

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi