Filmlerde, dizilerde, romanlarda, hatıralarda istihbarat kuruluşlarının özel hayatı kullanarak, amaçlarına nasıl ulaştığına ilişkin çokça senaryolara ve hikayelere tanık oluruz. Bütün bu izlediklerimiz ve okuduklarımız sadece hikâye ve filimden ibaret değil, gerçekte çok daha fazlasıdır.
Batılı istihbarat servisleri, bu iğrençlikler için taşeron örgüt ve yapılar kullanılır. Söz konusu istihbarat örgütleri içinde en iğrenci şüphesiz Siyonist terör devleti İsrail’in servisi Mossad’dır. 2019 yılında ABD’de patlak veren Jeffrey Epstein skandalı, Mossad’ın ABD’yi nasıl rehin aldığını bugün yaşanan tartışmalar ışığında çok net gösteriyor.
FETÖ’nün bütün bu iğrençlikleri, kimin adına ve niçin yaptığını ABD’de yaşanan bugünkü tartışmalardan açıkça görüyoruz. Geçmişte bu sayede epey iş görse de 17-25 Aralık’tan sonra bu iğrençlikler Fetullahçı Terör Örgütü’nü kurtarmaya yetmedi. Bugünlerde de şüphesiz bu anlamda FETÖ’nün esiri birileri vardır. Zira hâlâ örgütün kritik yerlerden çıkması bunun önemli bir göstergesidir.
Ghislaine Maxwell, bir arkadaşına Epstein'in Virgin Adaları'ndaki özel adasının tamamen kameralar ile dolu olduğunu ve Epstein'in adadaki herkesi bir sigorta poliçesi olarak videoya kaydettiğini söylemiş.
Bu çocuk istismarcısı iki Yahudi’nin Siyonist terör devleti İsrail’in istihbarat servisi Mossad ile ilişkisi gün gibi ortada. Bunlar dünyanın muhtelif yerlerinden çocuk kaçırarak, küresel aktörlere pazarlamış, kayda alıp İsrail’e hizmet ettirmiş ve hâlâ ettiriyor.
Jeffrey Epstein ve Ghislaine Maxwell açığa çıkmış küçük bir örnek. Benzer neler var kimse korkusundan soramıyor!.. Hollywood başta olmak üzere dünyanın en etkili medya iletişim araçları bunların kontrolünde. Jeffrey Epstein konusunda ABD Başkanı Trump’ı en çok tehdit eden medya kuruluşlarına bakın... Çok ilginçtir; üzerinde en çok duran kişilerin başında X sosyal medya platformunun sahibi Elon Musk geliyor.
Bu iğrençliğin tarihi çok eskidir. Jeffrey Epstein ile başlamadı mesele, İsrail’in nükleer silah elde etme süreçlerinde aynı iğrenç yöntemlere başvurulmuş. Bugün insanlık tarihinin en büyük vahşetini işleyen Siyonist terör örgütünün elebaşı Netanyahu, o nükleer silah edinme sürecinin de başında yer alıyordu.
Siyonistler iğrenç yöntemlerle dünyadaki karar vericileri tehdit ediyor. Bu sapkınlar, çocukları istismar aracı yaptıkça, İsrail çocuk öldürmeye devam edecek. Dünya her anlamda bu sapkınlardan kurtulmadıkça huzur bulamaz.