Mine Köseler
Köşe Yazarı
Mine Köseler
 

Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç 100 Yaşında

''Yüce Allah’a yemin olsun ki köle olmayacağız'' Bosna-Hersek’in bağımsızlık mücadelesinin öncüsü ve İslam dünyasının bilge düşünürü Aliya İzzetbegoviç’in 100. doğum yılı, sadece bir anma değil, onun fikirlerini yeniden keşfetme ve gelecek kuşaklara aktarma fırsatıdır. Mücadelesi, düşünceleri ve eserleriyle “Bilge Kral” hala yaşamaya devam ediyor. Hem siyasi liderliği hem de felsefi derinliğiyle 20. yüzyılın en etkili Müslüman şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilen İzzetbegoviç, fikirleriyle hep gündemimizde… Yazdığı kitaplarda müslümanca bir duruşun nasıl sergilenmesi gerektiğine dair bütünsel bir sistem ortaya koymaya çalışan Aliya İzzetbegoviç’in düşünce dünyası; adalet, insanlık ve İslam ahlakı ekseninde şekillenmiştir. O, savaşın ortasında bile vicdanı ve merhameti elden bırakmayan bir lider olarak, zulme karşı durmanın ancak adil kalmakla mümkün olduğunu savunmuştur. İslam’ı sadece bir inanç değil, aynı zamanda bir medeniyet projesi olarak gören Aliya, bireyin özgürlüğünü ve sorumluluğunu ön planda tutmuştur. Ona göre devlet, milletin varlığını koruyan bir araçtır; ancak iktidar, hesap verme bilinciyle kullanılmalıdır. Düşünceleri, hem Doğu’nun hikmetini hem Batı’nın aklını birleştiren evrensel bir perspektif sunar. Aliya İzzetbegoviç yalnızca bir siyasetçi değil, aynı zamanda derin bir düşünür ve İslami fikir adamıydı. “Doğu ve Batı Arasında İslam” adlı eseri, onun felsefî derinliğini ve İslam’a olan bağlılığını ortaya koyar. İslam’ı hem bir inanç hem de bir medeniyet projesi olarak gören İzzetbegoviç, dinin ahlâkî ve toplumsal boyutlarını ön plana çıkararak Müslümanların yeniden dirilişi için çağrıda bulunmuştur. Ona göre İslam, Doğu’nun ruhunu ve Batı’nın maddesini birleştiren dengeli bir dünya görüşüdür. Müslümanların geri kalmışlığını sorgulayan, Avrupa’nın çifte standartlarını eleştiren ve İslam’ın evrensel değerlerini savunan düşünceleri, bugün hâlâ birçok çevrede ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.  “Doğu ve Batı Arasında İslam”, “İslam Deklarasyonu”, “Özgürlüğe Kaçışım” ve “Tarihe Tanıklığım” gibi eserleri farklı dillere çevrilerek geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır.    Aliya İzzetbegoviç'in hayatı  8 Ağustos 1925’te Bosna-Hersek’in Bosanski Šamats şehrinde dünyaya geldi. Köklü bir aileye mensup olan İzzetbegoviç, Saraybosna’da eğitim gördü. Gençlik yıllarında Batı felsefesine ilgi duymuş; Bergson, Kant ve Spengler gibi düşünürlerden etkilenmiştir. Ancak komünist ideolojinin din karşıtı yaklaşımını reddederek İslamî kimliğini benimsemiş ve bu doğrultuda Genç Müslümanlar hareketine katılmıştır. Bu faaliyetleri nedeniyle 1946’da tutuklanarak üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. 1970 yılında yayımladığı “İslam Deklerasyonu” adlı metin, Müslümanlara sorumluluklarını hatırlatan bir manifesto niteliğindeydi. Bu bildirinin ardından 1983’te “Saraybosna süreci” adı verilen yargılamada tekrar tutuklanmış, örgüt lideri olarak suçlanarak Foça Hapishanesi’nde 14 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiştir. 1988’de uluslararası baskılar sonucu serbest bırakıldığında, hapiste tanıştığı arkadaşlarıyla birlikte Bosna’nın bağımsızlık mücadelesini başlatmıştır. 1990 yılında Demokratik Eylem Partisi’ni kurarak siyasete adım atan İzzetbegoviç, aynı yıl yapılan seçimlerde Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı seçilmiştir. 1992’de yapılan referandumla Bosna-Hersek bağımsızlığını ilan etmiş; ancak Sırp saldırılarıyla başlayan savaş üç yıl sürmüştür. İzzetbegoviç, diplomatik ve askerî çabalarıyla 1995’te imzalanan Dayton Antlaşması’yla savaşı sona erdirmiş ve ülkesinin bağımsızlığını sağlamıştır. 1996’da yapılan seçimle üçlü Başkanlık Konseyi’ne seçilmiş, 2000 yılında sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrılmıştır.   Aliya İzzetbegoviç, 19 Ekim 2003’te Saraybosna’da vefat etti. Vasiyeti üzerine 1503 Bosna savaşı şehidinin yattığı Kovaçi Şehitliği’nde sade bir anıt mezara defnedildi. Bilge Kral hayatı boyunca bırakmadığı mütevazılığını ölümünden sonra da devam ettirdi. Mezar taşında  arapça  ''Abdullah'' (Allah’ın kulu)  ve boşnakça  "Yüce Allah'a yemin ederim ki asla köle olmayacağız" yazmaktadır. Ardında bağımsız bir Bosna-Hersek, güçlü bir İslami düşünce mirası ve mücadeleyle dolu bir hayatla birlikte tarih sayfalarına şu mesajı bıraktı: ''Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.'' Aliya İzzetbegoviç'i rahmet ve saygıyla anıyorum. Mekanı cennet olsun.    
Ekleme Tarihi: 08 Ağustos 2025 -Cuma

Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç 100 Yaşında

''Yüce Allah’a yemin olsun ki köle olmayacağız''

Bosna-Hersek’in bağımsızlık mücadelesinin öncüsü ve İslam dünyasının bilge düşünürü Aliya İzzetbegoviç’in 100. doğum yılı, sadece bir anma değil, onun fikirlerini yeniden keşfetme ve gelecek kuşaklara aktarma fırsatıdır.

Mücadelesi, düşünceleri ve eserleriyle “Bilge Kral” hala yaşamaya devam ediyor.

Hem siyasi liderliği hem de felsefi derinliğiyle 20. yüzyılın en etkili Müslüman şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilen İzzetbegoviç, fikirleriyle hep gündemimizde…

Yazdığı kitaplarda müslümanca bir duruşun nasıl sergilenmesi gerektiğine dair bütünsel bir sistem ortaya koymaya çalışan Aliya İzzetbegoviç’in düşünce dünyası; adalet, insanlık ve İslam ahlakı ekseninde şekillenmiştir. O, savaşın ortasında bile vicdanı ve merhameti elden bırakmayan bir lider olarak, zulme karşı durmanın ancak adil kalmakla mümkün olduğunu savunmuştur. İslam’ı sadece bir inanç değil, aynı zamanda bir medeniyet projesi olarak gören Aliya, bireyin özgürlüğünü ve sorumluluğunu ön planda tutmuştur. Ona göre devlet, milletin varlığını koruyan bir araçtır; ancak iktidar, hesap verme bilinciyle kullanılmalıdır. Düşünceleri, hem Doğu’nun hikmetini hem Batı’nın aklını birleştiren evrensel bir perspektif sunar.

Aliya İzzetbegoviç yalnızca bir siyasetçi değil, aynı zamanda derin bir düşünür ve İslami fikir adamıydı. “Doğu ve Batı Arasında İslam” adlı eseri, onun felsefî derinliğini ve İslam’a olan bağlılığını ortaya koyar. İslam’ı hem bir inanç hem de bir medeniyet projesi olarak gören İzzetbegoviç, dinin ahlâkî ve toplumsal boyutlarını ön plana çıkararak Müslümanların yeniden dirilişi için çağrıda bulunmuştur. Ona göre İslam, Doğu’nun ruhunu ve Batı’nın maddesini birleştiren dengeli bir dünya görüşüdür. Müslümanların geri kalmışlığını sorgulayan, Avrupa’nın çifte standartlarını eleştiren ve İslam’ın evrensel değerlerini savunan düşünceleri, bugün hâlâ birçok çevrede ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.

 “Doğu ve Batı Arasında İslam”, “İslam Deklarasyonu”, “Özgürlüğe Kaçışım” ve “Tarihe Tanıklığım” gibi eserleri farklı dillere çevrilerek geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır. 

 

Aliya İzzetbegoviç'in hayatı

 8 Ağustos 1925’te Bosna-Hersek’in Bosanski Šamats şehrinde dünyaya geldi. Köklü bir aileye mensup olan İzzetbegoviç, Saraybosna’da eğitim gördü. Gençlik yıllarında Batı felsefesine ilgi duymuş; Bergson, Kant ve Spengler gibi düşünürlerden etkilenmiştir. Ancak komünist ideolojinin din karşıtı yaklaşımını reddederek İslamî kimliğini benimsemiş ve bu doğrultuda Genç Müslümanlar hareketine katılmıştır. Bu faaliyetleri nedeniyle 1946’da tutuklanarak üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.

1970 yılında yayımladığı “İslam Deklerasyonu” adlı metin, Müslümanlara sorumluluklarını hatırlatan bir manifesto niteliğindeydi. Bu bildirinin ardından 1983’te “Saraybosna süreci” adı verilen yargılamada tekrar tutuklanmış, örgüt lideri olarak suçlanarak Foça Hapishanesi’nde 14 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiştir. 1988’de uluslararası baskılar sonucu serbest bırakıldığında, hapiste tanıştığı arkadaşlarıyla birlikte Bosna’nın bağımsızlık mücadelesini başlatmıştır.

1990 yılında Demokratik Eylem Partisi’ni kurarak siyasete adım atan İzzetbegoviç, aynı yıl yapılan seçimlerde Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı seçilmiştir. 1992’de yapılan referandumla Bosna-Hersek bağımsızlığını ilan etmiş; ancak Sırp saldırılarıyla başlayan savaş üç yıl sürmüştür. İzzetbegoviç, diplomatik ve askerî çabalarıyla 1995’te imzalanan Dayton Antlaşması’yla savaşı sona erdirmiş ve ülkesinin bağımsızlığını sağlamıştır. 1996’da yapılan seçimle üçlü Başkanlık Konseyi’ne seçilmiş, 2000 yılında sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrılmıştır.

 

Aliya İzzetbegoviç, 19 Ekim 2003’te Saraybosna’da vefat etti. Vasiyeti üzerine 1503 Bosna savaşı şehidinin yattığı Kovaçi Şehitliği’nde sade bir anıt mezara defnedildi. Bilge Kral hayatı boyunca bırakmadığı mütevazılığını ölümünden sonra da devam ettirdi. Mezar taşında  arapça  ''Abdullah'' (Allah’ın kulu)  ve boşnakça  "Yüce Allah'a yemin ederim ki asla köle olmayacağız" yazmaktadır.

Ardında bağımsız bir Bosna-Hersek, güçlü bir İslami düşünce mirası ve mücadeleyle dolu bir hayatla birlikte tarih sayfalarına şu mesajı bıraktı: ''Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.''

Aliya İzzetbegoviç'i rahmet ve saygıyla anıyorum.

Mekanı cennet olsun.

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi