Adnan ÖZ
Köşe Yazarı
Adnan ÖZ
 

Arsız Zihniyetin Son Hedefi İran!

Ortadoğu yine kan gölüne döndü ve maalesef bölge yine yangın yeri. Arsız Siyonist zihniyetin ve hizmetkarlarının hedefinde bu sefer Türkiye’den önce son kale olduğu düşünülen İran var. Sadece bir okulda 168 kız çocuğunun katledildiğini öğrendiğimizde içimiz yandı. Kimilerine göre bu bir “danışıklı dövüş.”kimilerine göreyse “İran, İslam coğrafyasında akıttığı kanın, yaktığı canın bedelini ödüyor.”.İran bombalanırken Çin’in ortada görünmemesi ve Körfez ülkelerini korumakla görevli hava savunma sistemlerinin iş görmemesi merak konusu olabilir. Belki bu iddiaların haklılık payı vardır, belki merak edilen soruların bizim bilmediğimiz bir cevabı olabilir fakat bunların hiçbirisi bu masum çocuklarının katledilmesine haklı gerekçe olamaz. Bizim yazılarımızı okuyanlar diyebilir ki, “Siz Molla Rejimini çok eleştiriyor, yaptıklarını insafsızlık olarak nitelendiriyordunuz. Şimdi ne oldu da İran için ‘içimiz yandı’ diyorsunuz?” Evet öyle, Molla Rejimini kendi halkına ve bölgemizde yaptıklarından dolayı çok eleştirdik ve hala eleştirilerimizin arkasındayız. Ve fakat o gün eleştiriyor olmamız, bugün Siyonist zihniyetin saldırısına uğrayan İran’ın yanında durmamıza engel değil. O durum başka, bu durum ise çok farklı. İnsan olan,çocukların ve sivillerin bile hedef alındığı bu saldırıya nasıl meşruluk kazandırabilir ki? Savaşın da bir hukuku, bir adaleti olmalı. Okul vurup çocuk katletmek arsız Siyonistlerin uyguladığı alçak bir yöntem. Bu tür katliamları yakın tarihte Gazze’de de yaşamadık mı? Masum insanlara vahşice saldırmak onların amentüsü oldu. İranlı yetkililer Ürdün de kurulan görüşme masasında bütün önerileri kabul etmiş. Alçak Siyonist zihniyet uzlaşıldı havası verip kalleşçe yapılan bir saldırı neticesinde,İran dini lideri ve üst düzey yöneticilerini, “ABD ile uzlaşılacak.” diyegüvenlik tedbiri almadıkları bir toplantıdakatletmiş. Her devletin meşru müdafaa ve milletine yapılan saldırıya karşılık verme hakkı bulunur. İran da bu hakkını kullanıyor ve ona saldıran Siyonist zihniyetin bölge ülkelerinde konuşlanmış üstlerine ve İsrail’e misilleme yapıyor. Bize göre de bu İran’ın doğal hakkıdır. Ve fakat İsrail dışında saldırdığı ülkeler ABD’ye üst vermiş olsa da bunlar Müslüman ülkeler. Bunun açacağı derin yaralar nasıl kapanır bilemiyoruz. İran’a,“Böyle yapma.” deme hakkını da kendimizde göremiyoruz çünkü yaşadıkları kabullenilecek gibi değil. Keşke Müslüman ülkeler topraklarında ABD üstlerinin kurulmasına izin vermemiş olsalardı. Şimdi bazıları İran’ı Müslüman ülkelerde bulunan üstlere misilleme yaptığı için eleştiriyor. Biraz Empati yapalım lütfen, aynı saldırı bize yapılmış olsa ne düşünürdük? Gerçekler acıtır, bu durum çok acı fakat maalesef Müslümanlar kardeşlik hukukunu yok sayarak buna zemin hazırlamadı mı? Rahmetli Erbakan Hocam, “Korkarım beni anladığınızda dövecek diziniz bile kalmayacak.” diye yıllar önce ve devamlı uyarmıştı. Hocamın söyledikleri maalesef birer birer çıkıyor. Müslüman ülke yöneticileri birlik olmayarak, göz göre göre bu duruma davetiye çıkardılar. Şimdi sıra şayet söylendiği gibi Türkiye de ise ki, biz de öyle olduğundan endişe ediyoruz, buna karşı tetikte olmalıyız.İçerde birlikteliği sağlamalı ve ülkemizdeki Siyonist sevicilerin bu sevgisine ket vurmalıyız.Kim bilir, belki de Siyonist zihniyetin sonu Türk’e bulaşırsa,Türklerden gelecektir. Bir avuç Siyonist zihniyetin Arz-ı Mevud hayali yüzünden bölgemizde yaşadığımız bu zulüm ilelebet sürecek değil.Bugün İspanya Başbakanı Sayın Pedro Sanchez gibi bir yiğit çıktı bu arsızlara rest çekerek haddini bildirdi. Belki bir gün Müslüman bir yiğit çıkıp İsrail Terör Devletini tarihin çöplüğüne gömer. Bu arsızların sonunu İnşallah biz de görürüz. Allah bize bunu göstersin ve bizi de bu zulmü sonlandırmaya vesile kılsın diye dua ediyoruz. Türkiye ve Azerbaycan ateşin içine çekilmek istenecektir. Tahrik ve tacizlere karşı çok dikkatli olmak, haktan ve adaletten yana durmak ve aklıselim kalmak gerekir. Bizim tarafımız belli, biz her zaman zalime ve haksız yere kan dökenlere karşı olduk. Bunu engellemek için elimizden bir şey gelmiyor ise de enazından zalimi lanetliyor, masuma ve mazluma üzülüyoruz. Bunlar kayda değer bir şey değil belki ama bunu yapmayanlar da var. Onlar da vicdanını yoklasın, belki de vicdanlarının yerinde yeller esiyordur.
Ekleme Tarihi: 09 Mart 2026 -Pazartesi

Arsız Zihniyetin Son Hedefi İran!

Ortadoğu yine kan gölüne döndü ve maalesef bölge yine yangın yeri. Arsız Siyonist zihniyetin ve hizmetkarlarının hedefinde bu sefer Türkiye’den önce son kale olduğu düşünülen İran var. Sadece bir okulda 168 kız çocuğunun katledildiğini öğrendiğimizde içimiz yandı.

Kimilerine göre bu bir “danışıklı dövüş.”kimilerine göreyse “İran, İslam coğrafyasında akıttığı kanın, yaktığı canın bedelini ödüyor.”.İran bombalanırken Çin’in ortada görünmemesi ve Körfez ülkelerini korumakla görevli hava savunma sistemlerinin iş görmemesi merak konusu olabilir.

Belki bu iddiaların haklılık payı vardır, belki merak edilen soruların bizim bilmediğimiz bir cevabı olabilir fakat bunların hiçbirisi bu masum çocuklarının katledilmesine haklı gerekçe olamaz.

Bizim yazılarımızı okuyanlar diyebilir ki, “Siz Molla Rejimini çok eleştiriyor, yaptıklarını insafsızlık olarak nitelendiriyordunuz. Şimdi ne oldu da İran için ‘içimiz yandı’ diyorsunuz?” Evet öyle, Molla Rejimini kendi halkına ve bölgemizde yaptıklarından dolayı çok eleştirdik ve hala eleştirilerimizin arkasındayız.

Ve fakat o gün eleştiriyor olmamız, bugün Siyonist zihniyetin saldırısına uğrayan İran’ın yanında durmamıza engel değil. O durum başka, bu durum ise çok farklı. İnsan olan,çocukların ve sivillerin bile hedef alındığı bu saldırıya nasıl meşruluk kazandırabilir ki?

Savaşın da bir hukuku, bir adaleti olmalı. Okul vurup çocuk katletmek arsız Siyonistlerin uyguladığı alçak bir yöntem. Bu tür katliamları yakın tarihte Gazze’de de yaşamadık mı? Masum insanlara vahşice saldırmak onların amentüsü oldu.

İranlı yetkililer Ürdün de kurulan görüşme masasında bütün önerileri kabul etmiş. Alçak Siyonist zihniyet uzlaşıldı havası verip kalleşçe yapılan bir saldırı neticesinde,İran dini lideri ve üst düzey yöneticilerini, “ABD ile uzlaşılacak.” diyegüvenlik tedbiri almadıkları bir toplantıdakatletmiş.

Her devletin meşru müdafaa ve milletine yapılan saldırıya karşılık verme hakkı bulunur. İran da bu hakkını kullanıyor ve ona saldıran Siyonist zihniyetin bölge ülkelerinde konuşlanmış üstlerine ve İsrail’e misilleme yapıyor. Bize göre de bu İran’ın doğal hakkıdır.

Ve fakat İsrail dışında saldırdığı ülkeler ABD’ye üst vermiş olsa da bunlar Müslüman ülkeler. Bunun açacağı derin yaralar nasıl kapanır bilemiyoruz. İran’a,“Böyle yapma.” deme hakkını da kendimizde göremiyoruz çünkü yaşadıkları kabullenilecek gibi değil.

Keşke Müslüman ülkeler topraklarında ABD üstlerinin kurulmasına izin vermemiş olsalardı. Şimdi bazıları İran’ı Müslüman ülkelerde bulunan üstlere misilleme yaptığı için eleştiriyor.

Biraz Empati yapalım lütfen, aynı saldırı bize yapılmış olsa ne düşünürdük? Gerçekler acıtır, bu durum çok acı fakat maalesef Müslümanlar kardeşlik hukukunu yok sayarak buna zemin hazırlamadı mı?

Rahmetli Erbakan Hocam, “Korkarım beni anladığınızda dövecek diziniz bile kalmayacak.” diye yıllar önce ve devamlı uyarmıştı. Hocamın söyledikleri maalesef birer birer çıkıyor. Müslüman ülke yöneticileri birlik olmayarak, göz göre göre bu duruma davetiye çıkardılar.

Şimdi sıra şayet söylendiği gibi Türkiye de ise ki, biz de öyle olduğundan endişe ediyoruz, buna karşı tetikte olmalıyız.İçerde birlikteliği sağlamalı ve ülkemizdeki Siyonist sevicilerin bu sevgisine ket vurmalıyız.Kim bilir, belki de Siyonist zihniyetin sonu Türk’e bulaşırsa,Türklerden gelecektir.

Bir avuç Siyonist zihniyetin Arz-ı Mevud hayali yüzünden bölgemizde yaşadığımız bu zulüm ilelebet sürecek değil.Bugün İspanya Başbakanı Sayın Pedro Sanchez gibi bir yiğit çıktı bu arsızlara rest çekerek haddini bildirdi.

Belki bir gün Müslüman bir yiğit çıkıp İsrail Terör Devletini tarihin çöplüğüne gömer. Bu arsızların sonunu İnşallah biz de görürüz. Allah bize bunu göstersin ve bizi de bu zulmü sonlandırmaya vesile kılsın diye dua ediyoruz.

Türkiye ve Azerbaycan ateşin içine çekilmek istenecektir. Tahrik ve tacizlere karşı çok dikkatli olmak, haktan ve adaletten yana durmak ve aklıselim kalmak gerekir.

Bizim tarafımız belli, biz her zaman zalime ve haksız yere kan dökenlere karşı olduk. Bunu engellemek için elimizden bir şey gelmiyor ise de enazından zalimi lanetliyor, masuma ve mazluma üzülüyoruz.

Bunlar kayda değer bir şey değil belki ama bunu yapmayanlar da var. Onlar da vicdanını yoklasın, belki de vicdanlarının yerinde yeller esiyordur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi