Kerkük seçimleri yapıldı ve 102 yıl sonra Kerkük, Türkmen Vali ile yönetilecek. Kerkük ve Türkmenler bu günleri görebilmek için çok acı çekmiş ve çok bedel ödemişti.
Türkmenler, Kürtler ve Araplar arasında dönüşümlü de olsa Valilik makamının Türkmenlere geçmesi bir kazanımdır. Keşke daha iyisi olsa fakat inşallah o da zamanla olur.
Kerkük asırlardır Türkmen yurduydu fakat ikinci körfez savaşı ve ABD işgali sonrası demografik yapı değiştirilerek Türkmenlerin elinden alınmış, peşmerge yönetimine verilmişti. 2017’de peşmerge yönetiminin organizasyonuyla yapılan bağımsızlık referandumu sonrası çıkan çatışmalar sonucunda ise Kerkük, Irak Merkezi Hükümeti yönetimine geçti. 2017 yılında Merkezi Hükümet tarafından Kerkük Valisi olarak atanan Arap kökenli Rakan Said El-Cuburi 2024 yılında yapılan seçimlere kadar görevine devam etmişti. Bu süreç sonunda Kerkük’te tekrar Arap ve Türkmen nüfusu arttı.
2012 yılında bir heyet ile Kuzey Irak bölgesine ziyarette bulunmuştuk. Program Süleymaniye, Erbil ve Kerkük’ü kapsıyordu. Süleymaniye programını icra ettik ve Erbil’e döndük. Yetkililer Kerkük ziyaretini riskli bulmuş iptal etmek istemişti.
Bize rehberlik eden Kerküklü Türkmen bir öğretmendi. Kerkük’e gidememe durumuna üzülmüş, “Kerkük’te hazırlıklar yapıldı, bizi bekliyorlar.” dedi ve sitem etti.
Bunu öğrenince ısrar ettik ve Kerkük’e gittik. Benim açımdan ilginç görüşmeler oldu, Samsun’da gerçekleştirilen Diş Hekimliği Kongresine katılan Kerküklü Türkmen bir diş hekimi benim görüşme masamda karşımda oturuyordu.
Diş Hekimi arkadaş Samsun’da standımızı ziyaret ettiğini ve personelimizle sohbet ettiğini söyledi. Bir meslektaşım ise beni aldı işyerine götürdü. Duvarında Samsunspor’un o efsane kadrosunun posterini asılı görünce şaşırmıştım.
Türkmen tercüman bir sohbet sırasında bana, “Siz bize ihanet ettiniz.” dedi. Ben de Irak işgali sırasında Türk yetkililerin, “Musul’a, Kerkük’e bir Peşmergenin girmesini savaş sebebi sayarız.” sözlerine rağmen peşmergenin tapu kayıtlarını yok etmesi, bölgede Türkmenlerin sürülmesi gibi birçok olumsuz gelişme olduğu halde bir şey yapamadık diye böyle söyledi sanmıştım.
Ve fakat öyle değilmiş. Türkmen kardeşimiz, Türk askerini Irak’a göndermedik diye ihanet ettiğimizi söylemiş. Ben, “Ama Türk askeri Irak’a ABD askerini korumak için gelecekti.” dediğimde verdiği cevap ile bana hayatımın dersini vermiş oldu.
Türkmen kardeşimiz, “Türk askeri burada olsaydı neden burada olduğunun önemi yoktu, bu katil sürüsü bize bu zulümleri yapamazdı ve ben hala Kerkük’te öğretmenlik yapıyor olurdum…” dediğinde üzerimden adeta kaynar su dökülmüş gibi oldum.
Irak’a asker gönderme sürecinde ben ve etrafımdaki hiç kimse böyle düşünmemişti. “Irak’a asker gönderelim.” diye mücadele edenlerin hiçbirinden, “Türk askeri Irak’ta olursa Türkmenlerin hakkını korur ve yapılmak istenen zulmü de önler.” diye bir öneri de duymamıştım.
O zaman meselelere tek taraflı baktığımı anladım ve o gün bugün meselelere çok yönlü bakmaya çalışıyorum. İnsan hayatını ve yaptıklarını sorgulamalıdır. İnsan, bugün doğru diye ölümüne savunduklarının bir gün farklı bir bakış açısından yanlış olduğunu görebilir.
Hülasa, Kerkük özüne dönüp Türkmen Vali seçerek tekrar Türkmenler tarafından yönetilecek. Bunun kıymetini bilip, Türk’e yaraşır bir şekilde, hakkaniyetli bir yönetim sergilemek gerekir. Kerkük Valisi Muhammed Seman Ağayı tebrik eder çalışmalarında başarılar dileriz. Allah yar ve yardımcısı olsun.
Kerkük’te Türkmenlerin yeniden söz sahibi olmasında Türk hükümetinin etkisi tabii ki olacak. Ne yani Türkmenler kendi yurtlarında gurbette yaşamaya devam mı edecekti? Bu gibi yurtdışı faaliyetlerinde bazı çalışmalar el altından, bazıları da nam için eşkere yapılmalıdır.