Daha önceki yazımda Medine-i Münevvere’de Osmanlı’nın bırakmış olduğu izlerden bahsetmiştim. Bu yazımda ise sizlere, bu mübarek topraklarda Osmanlı’nın inşa ettiği bir başka güzellikten, Hz. Ebubekir Mescidi’nden söz etmek istiyorum.
Bu mescidin bulunduğu alan, Peygamber Efendimiz’in bayram namazlarını kıldırdığı yerlerden biridir. Hz. Ebubekir de onun izinden giderek bayram namazlarını burada kıldırmıştır. Bugün Mescid-i Gamame’ye sadece kırk metre uzaklıktadır.
Tarihi kayıtlara göre mescid, Musalla Mescidi'nin kuzeybatısında yer alan Amidiyye Sokağı’nın başındadır. Hz. Ebubekir’in hilafeti döneminde burada bayram namazı kıldırması nedeniyle bu ismi almıştır.
Aynı noktada Efendimiz de bayram namazı kıldırmıştır. Mescid ilk kez Ömer bin Abdülaziz tarafından inşa edilmiş, ardından 1838 yılında Sultan İkinci Mahmud tarafından yenilenmiştir. 1990 yılında ise tekrar restore edilmiştir. Yaklaşık iki yüz doksan metrekarelik alanı kaplayan bu mescid hâlâ Osmanlı mimarisinin izlerini taşımaktadır.
Mescidin giriş kapısı üzerindeki Osmanlı tuğrası, atalarımızın bu topraklara verdiği değerin sessiz ama çok anlamlı bir göstergesidir. Ecdadımız, bu mukaddes diyarlarda sadece maddi yapılar değil, aynı zamanda gönüllerde yer eden izler bırakmıştır. Arafat’a uzanan su kemerleri, hac yolundaki hanlar, hamamlar, yollar... Bugüne kadar ulaşamayan eserlerin yanı sıra hâlâ ayakta duran yapılar bizlere Osmanlı’nın hizmet anlayışını anlatır.
Medine’de her bir köşede Osmanlı’nın gölgesini, izini ve duasını hissetmek mümkündür. Ne kadar şükretsek, ne kadar iftihar etsek azdır.
Rabbim o kutlu nesilden razı olsun. Bizleri de onların izinden gidenlerden eylesin.
Peygamber Efendimizin şefaatine, onların duasına ve sadakatine layık olmayı hepimize nasip etsin.