Hüseyin LİKOĞLU
Köşe Yazarı
Hüseyin LİKOĞLU
 

Türkiye’nin insanlığa borcu var!

Bilinen yaklaşık 3 bin yıllık Yahudi tarihinde, anlatılanlara, yazılanlara, hikâyelere, kutsal kabul edilen bazı metinlere göre, Yahudiler her dönem yaşadıkları toplumlarda kendilerinden olmayanlarla kavga, gerilim ve savaş halinde olmuştur.   Peygamberlerini öldürdüler, inandıkları tanrıyla pazarlık yaptılar, kendilerine ve verilen her nimete şükürsüzlük ettiler, kendilerine verilenle yetinmeyip, daima başkalarının hakkını çaldılar, gasbettiler. Yapılan her iyiliğe kötülükle mukabele ettiler. Yahudiler, Birinci Haçlı saldırılarının ardından Kudüs’ten kovuldu. Haçlıların yönetimi devam ettiği sürece Yahudilerin Kudüs’e girmesi yasaklandı. Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü Haçlılardan geri almasından sonra Müslüman yönetimi, Yahudilerin şehre yeniden yerleşmesine izin verdi. Hristiyanlıktan önce İsrailoğullarının MÖ 586’da fesat çıkarıp toplumda kargaşaya sebep verdiği için Babil Krallığı tarafından Kudüs’ten toplu halde sürüldüğü bilinmektedir.   1290 yılında İngiltere Kralı I. Edward, Yahudilerin ülkeye girişini yasakladı ve onları adadan kovdu. 350 yıl süren bu yasak 1656’da Oliver Cromwell döneminde sona erdi. Bazı kaynaklar, Yahudilerin rüşvet vererek yasak kararını kaldırttığını yazıyor.   YAHUDİLER YAŞADIKLARI TOPLUMLARDA İKİNCİ SINIF İNSAN MUAMELESİ GÖRDÜLER Fransa tarihi de İngiltere tarihi gibi Yahudi karşıtlığıyla dolu. 1306’da Kral IV. Philip, Yahudileri ülkeden kovdu ve mallarına el koydu. 1394’te Kral VI. Charles tüm Yahudilerin Fransa’dan sürülmesini emretti. Yahudilerin Hristiyanlarla ticaret yapması ve yaşaması yasaktı. İstisnasız tüm Avrupa ülkelerinde ve özellikle Hristiyan ülkelerde Yahudiler fitne ve fesatlıkları nedeniyle hep ayrımcılığa maruz kaldılar. İçinde bulundukları toplumlarda ikinci sınıf insan muamelesi gördüler.   Hepimizin bildiği İspanya meselesi Yahudiler için bir dönüm noktası oldu. İspanya 1492’de Yahudilerin ülkeyi terk etmesini emretti. Osmanlı Padişah II. Bayezid, gönderdiği gemilerle Yahudileri Osmanlı topraklarına getirdi. Yahudiler İstanbul, Selanik, Edirne ve İzmir gibi Osmanlı’nın en güzel şehirlerine yerleştirildi. 3 bin yıllık tarihe bakıldığında Yahudilerin güven, huzur içinde insan gibi yaşadıkları tek dönemin Osmanlı topraklarında yaşadıkları dönem olduğunu söylemek mümkün. Türkiye’de yaşayan Yahudiler, Osmanlı devletinin bu insani duruşunu hatırda tutmak ve minnet duygularını ifade etmek için 1989 yılında İstanbul’da 500. Yıl Vakfı adında bir vakıf kurdular. Gel gelelim bugünlerde Filistin’de tarihin en kanlı soykırımını gerçekleştiren terör devleti İsrail’in yöneticileri Osmanlı devletine nefret kusuyor.   OSMANLI’NIN VE TÜRKİYE’NİN MERHAMETİ İNSANLIĞA ZULME DÖNÜŞTÜ! Siyonist terör örgütünün elebaşı Netanyahu, Türkiye’ye karşı kinini dillendirirken, Osmanlı devletiyle ilgili iftira dolu değerlendirmeler yapıyor. Yahudilerin Osmanlı devletinin yıkılışında ihanet içinde olmalarına rağmen Türkiye, Hitler’in zulmünden kaçan Yahudilere kucak açmış, aynı zamanda İsrail’i tanıyan halkı Müslüman olan ilk devlet olmuştur.   Ne yazık ki Osmanlı devletine ve Türkiye’ye yönelik kirli Siyonist iftiraları karşısında 500. Yıl Vakfı aylardır suskunluğunu sürdürüyor. İsrail’in, aklî melekelerini yitirmiş, insanlıktan çıkmış yöneticileri, son zamanda Türkiye’yi açıkça hedef almaya başladılar. Suriye üzerinden gerçekleştirdikleri provokatif saldırılarla, sıcak bir çatışmayı tetikleyecek davranışlarda bulunuyor. Dünyanın her yerinde kötü muamele görürken, Osmanlı topraklarında huzur bulan Yahudiler, bugün dünyayı ateşe vermeye çalışıyor. Osmanlı’nın ve Türkiye’nin merhameti insanlığa zulme dönüştü. Merhametten maraz doğdu, bu yüzden dünyaya insanlık borcumuz var!..
Ekleme Tarihi: 02 Eylül 2026 -Çarşamba

Türkiye’nin insanlığa borcu var!

Bilinen yaklaşık 3 bin yıllık Yahudi tarihinde, anlatılanlara, yazılanlara, hikâyelere, kutsal kabul edilen bazı metinlere göre, Yahudiler her dönem yaşadıkları toplumlarda kendilerinden olmayanlarla kavga, gerilim ve savaş halinde olmuştur.

 

Peygamberlerini öldürdüler, inandıkları tanrıyla pazarlık yaptılar, kendilerine ve verilen her nimete şükürsüzlük ettiler, kendilerine verilenle yetinmeyip, daima başkalarının hakkını çaldılar, gasbettiler. Yapılan her iyiliğe kötülükle mukabele ettiler.

Yahudiler, Birinci Haçlı saldırılarının ardından Kudüs’ten kovuldu. Haçlıların yönetimi devam ettiği sürece Yahudilerin Kudüs’e girmesi yasaklandı. Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü Haçlılardan geri almasından sonra Müslüman yönetimi, Yahudilerin şehre yeniden yerleşmesine izin verdi. Hristiyanlıktan önce İsrailoğullarının MÖ 586’da fesat çıkarıp toplumda kargaşaya sebep verdiği için Babil Krallığı tarafından Kudüs’ten toplu halde sürüldüğü bilinmektedir.

 

1290 yılında İngiltere Kralı I. Edward, Yahudilerin ülkeye girişini yasakladı ve onları adadan kovdu. 350 yıl süren bu yasak 1656’da Oliver Cromwell döneminde sona erdi. Bazı kaynaklar, Yahudilerin rüşvet vererek yasak kararını kaldırttığını yazıyor.

 

YAHUDİLER YAŞADIKLARI TOPLUMLARDA İKİNCİ SINIF İNSAN MUAMELESİ GÖRDÜLER

Fransa tarihi de İngiltere tarihi gibi Yahudi karşıtlığıyla dolu. 1306’da Kral IV. Philip, Yahudileri ülkeden kovdu ve mallarına el koydu. 1394’te Kral VI. Charles tüm Yahudilerin Fransa’dan sürülmesini emretti. Yahudilerin Hristiyanlarla ticaret yapması ve yaşaması yasaktı.

İstisnasız tüm Avrupa ülkelerinde ve özellikle Hristiyan ülkelerde Yahudiler fitne ve fesatlıkları nedeniyle hep ayrımcılığa maruz kaldılar. İçinde bulundukları toplumlarda ikinci sınıf insan muamelesi gördüler.

 

Hepimizin bildiği İspanya meselesi Yahudiler için bir dönüm noktası oldu. İspanya 1492’de Yahudilerin ülkeyi terk etmesini emretti. Osmanlı Padişah II. Bayezid, gönderdiği gemilerle Yahudileri Osmanlı topraklarına getirdi. Yahudiler İstanbul, Selanik, Edirne ve İzmir gibi Osmanlı’nın en güzel şehirlerine yerleştirildi. 3 bin yıllık tarihe bakıldığında Yahudilerin güven, huzur içinde insan gibi yaşadıkları tek dönemin Osmanlı topraklarında yaşadıkları dönem olduğunu söylemek mümkün.

Türkiye’de yaşayan Yahudiler, Osmanlı devletinin bu insani duruşunu hatırda tutmak ve minnet duygularını ifade etmek için 1989 yılında İstanbul’da 500. Yıl Vakfı adında bir vakıf kurdular. Gel gelelim bugünlerde Filistin’de tarihin en kanlı soykırımını gerçekleştiren terör devleti İsrail’in yöneticileri Osmanlı devletine nefret kusuyor.

 

OSMANLI’NIN VE TÜRKİYE’NİN MERHAMETİ İNSANLIĞA ZULME DÖNÜŞTÜ!

Siyonist terör örgütünün elebaşı Netanyahu, Türkiye’ye karşı kinini dillendirirken, Osmanlı devletiyle ilgili iftira dolu değerlendirmeler yapıyor. Yahudilerin Osmanlı devletinin yıkılışında ihanet içinde olmalarına rağmen Türkiye, Hitler’in zulmünden kaçan Yahudilere kucak açmış, aynı zamanda İsrail’i tanıyan halkı Müslüman olan ilk devlet olmuştur.

 

Ne yazık ki Osmanlı devletine ve Türkiye’ye yönelik kirli Siyonist iftiraları karşısında 500. Yıl Vakfı aylardır suskunluğunu sürdürüyor. İsrail’in, aklî melekelerini yitirmiş, insanlıktan çıkmış yöneticileri, son zamanda Türkiye’yi açıkça hedef almaya başladılar. Suriye üzerinden gerçekleştirdikleri provokatif saldırılarla, sıcak bir çatışmayı tetikleyecek davranışlarda bulunuyor.

Dünyanın her yerinde kötü muamele görürken, Osmanlı topraklarında huzur bulan Yahudiler, bugün dünyayı ateşe vermeye çalışıyor. Osmanlı’nın ve Türkiye’nin merhameti insanlığa zulme dönüştü. Merhametten maraz doğdu, bu yüzden dünyaya insanlık borcumuz var!..

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi