Said Çetintaş
Köşe Yazarı
Said Çetintaş
 

Galip Öztürk'e Kurulan FETÖ Kumpası Tüm Yönleriyle Deşifre Oluyor

FETÖ’nün Türkiye’nin adalet sistemine ve iş dünyasına nasıl sinsice nüfuz ettiğini gösteren en çarpıcı örneklerden biri hiç şüphesiz Galip Öztürk davasıdır. Yıllar sonra bir bir ortaya çıkan belgeler, ifadeler ve bağlantılar, aslında bir iş insanının değil; bir hedefin, sistemli bir kumpasla nasıl yok edilmek istendiğini gözler önüne seriyor. Belgesiz Para Talebi ve Şantaj Galip Öztürk, kamuoyuna daha önce de yansıyan açıklamasında şunları söylüyor:  “Hiçbir makbuz, fatura vermiyorlardı. Bundan rahatsız oluyordum. O günlerde Metro Holding’in CEO’su olan Ömer Bilgiseyen beni ‘Ergun Hoca’ isimli biriyle tanıştırdı. Ona, Samsun’da bir hayır işi yaptığımı düşündüğümü, ancak paranın nereye harcandığından emin olmadığımı söyledim. Herhangi bir belge sunmadılar. Tam o sırada, FETÖ'cü polislerin hakkımda yıllardır yaptığı çalışmaları önüme koydular. Şantaj yaptılar. 2011’in Eylül-Ekim aylarında, İstinye’deki bölge imamı Ergun tekrar gelip benden para istedi. Talepleri 2 milyon 750 bin liraya kadar düştü. Ben ise bu parayı makbuz veya fatura olmadan vermeyeceğimi söyledim.” Bu ifade, FETÖ’nün iş dünyasındaki işleyişini, “himmet” adı altında yürütülen zorla para toplama mekanizmasını ve bu süreçte oluşturulan şantaj mekanizmasını çarpıcı şekilde ortaya koyuyor. Kumpasın Adli Ayağı: FETÖ’cü Savcı ve Hakim 2012 yılında Galip Öztürk hakkında “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak” suçlamasıyla iddianame hazırlayan kişi, 17-25 Aralık darbe girişiminin savcılarından biri olan Muammer Akkaş’tı. Söz konusu iddianamede Öztürk için 55 yıldan 145 yıla kadar hapis cezası istendi. Ancak yalnızca savcı değil, hükmü veren mahkeme başkanı da FETÖ’cü çıktı. 19. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ahmet Müşteba Özbek, Galip Öztürk'e müebbet hapis cezası verdi. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra, 23 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ üyeliği gerekçesiyle tutuklandı. Bugün baktığımızda hem iddianameyi yazan savcının hem de cezayı veren hâkimin FETÖ bağlantılı olduğu açıkça ortadadır. Bu durum, Galip Öztürk’e kurulan kumpasın ne denli organize olduğunu ortaya koyuyor. Kumpasın Medya Ayağı: FETÖ'nün Haber Servisi Bu kirli yapının yalnızca adalet sistemiyle sınırlı kalmadığı, medya üzerinden de yürütüldüğü aşikâr. Galip Öztürk hakkında çıkan ilk olumsuz haberler, Radikal gazetesinde Fatih Yağmur imzasıyla yayınlandı. Yağmur, aynı zamanda MİT tırları olayını da ilk servis eden isim olarak biliniyor ve dava dosyalarının FETÖ tarafından sızdırıldığı ilk gazetecilerden biri olarak anılıyor. Zaman, Bugün, Taraf gibi FETÖ çizgisinde yayın yapan medya organları yerine, özellikle Radikal üzerinden algı operasyonu yapılması dikkat çekici. Radikal üzerinden yürütülen bu operasyon, kumpasın medya ayağının ne kadar sofistike olduğunu gösteriyor. 15 Temmuz sonrası hakkında yakalama kararı çıkarılan Fatih Yağmur’un yurt dışına kaçması ise tesadüf değil. 10 Milyon Dolarlık Tehdit Galip Öztürk, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca’nın avukatı Yusuf Danyal tarafından 10 milyon dolar talep edildiğini ve bu tehdidin bizzat savcı Muammer Akkaş’ın yanında yapıldığını sosyal medya hesabından açıklamıştı. Bu iddia bile tek başına kumpasın boyutunu ve FETÖ’nün yargıyı nasıl araçsallaştırdığını gözler önüne seriyor. Altınlar, Sahte Kimlikler ve FETÖ'nün Kirli Para Ağı Soruşturma sürecinde savcı Muammer Akkaş’ın kardeşi Faruk Akkaş ve eşinin sahte kimliklerle bir bankada kiraladıkları kasada 100 kilo altın ve 70 adet çek yaprağı bulundu. Bu da FETÖ’nün yalnızca ideolojik değil, ekonomik çıkar peşinde koşan bir yapı olduğunu bir kez daha gösteriyor. Galip Öztürk örneği, FETÖ’nün nasıl bir paralel yapı oluşturduğunun ve bunu nasıl acımasızca kullandığının çarpıcı bir örneğidir. Yargıdan medyaya, iş dünyasından emniyete kadar her alanda kurulan bu tuzakların deşifre edilmesi hem adalet hem de demokrasi açısından elzemdir. Kumpasların izini sürmeye, gerçekleri anlatmaya ve İş dünyasının önemli isimlerinden Galip Öztürk ve FETÖ mağdurları için adaletin tesis edilmesine katkı sunmaya devam edeceğiz.
Ekleme Tarihi: 23 Temmuz 2025 -Çarşamba

Galip Öztürk'e Kurulan FETÖ Kumpası Tüm Yönleriyle Deşifre Oluyor

FETÖ’nün Türkiye’nin adalet sistemine ve iş dünyasına nasıl sinsice nüfuz ettiğini gösteren en çarpıcı örneklerden biri hiç şüphesiz Galip Öztürk davasıdır. Yıllar sonra bir bir ortaya çıkan belgeler, ifadeler ve bağlantılar, aslında bir iş insanının değil; bir hedefin, sistemli bir kumpasla nasıl yok edilmek istendiğini gözler önüne seriyor.

Belgesiz Para Talebi ve Şantaj

Galip Öztürk, kamuoyuna daha önce de yansıyan açıklamasında şunları söylüyor:

 “Hiçbir makbuz, fatura vermiyorlardı. Bundan rahatsız oluyordum. O günlerde Metro Holding’in CEO’su olan Ömer Bilgiseyen beni ‘Ergun Hoca’ isimli biriyle tanıştırdı. Ona, Samsun’da bir hayır işi yaptığımı düşündüğümü, ancak paranın nereye harcandığından emin olmadığımı söyledim. Herhangi bir belge sunmadılar. Tam o sırada, FETÖ'cü polislerin hakkımda yıllardır yaptığı çalışmaları önüme koydular. Şantaj yaptılar. 2011’in Eylül-Ekim aylarında, İstinye’deki bölge imamı Ergun tekrar gelip benden para istedi. Talepleri 2 milyon 750 bin liraya kadar düştü. Ben ise bu parayı makbuz veya fatura olmadan vermeyeceğimi söyledim.”

Bu ifade, FETÖ’nün iş dünyasındaki işleyişini, “himmet” adı altında yürütülen zorla para toplama mekanizmasını ve bu süreçte oluşturulan şantaj mekanizmasını çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.

Kumpasın Adli Ayağı: FETÖ’cü Savcı ve Hakim

2012 yılında Galip Öztürk hakkında “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak” suçlamasıyla iddianame hazırlayan kişi, 17-25 Aralık darbe girişiminin savcılarından biri olan Muammer Akkaş’tı. Söz konusu iddianamede Öztürk için 55 yıldan 145 yıla kadar hapis cezası istendi.

Ancak yalnızca savcı değil, hükmü veren mahkeme başkanı da FETÖ’cü çıktı. 19. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ahmet Müşteba Özbek, Galip Öztürk'e müebbet hapis cezası verdi. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra, 23 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ üyeliği gerekçesiyle tutuklandı.

Bugün baktığımızda hem iddianameyi yazan savcının hem de cezayı veren hâkimin FETÖ bağlantılı olduğu açıkça ortadadır. Bu durum, Galip Öztürk’e kurulan kumpasın ne denli organize olduğunu ortaya koyuyor.

Kumpasın Medya Ayağı: FETÖ'nün Haber Servisi

Bu kirli yapının yalnızca adalet sistemiyle sınırlı kalmadığı, medya üzerinden de yürütüldüğü aşikâr. Galip Öztürk hakkında çıkan ilk olumsuz haberler, Radikal gazetesinde Fatih Yağmur imzasıyla yayınlandı. Yağmur, aynı zamanda MİT tırları olayını da ilk servis eden isim olarak biliniyor ve dava dosyalarının FETÖ tarafından sızdırıldığı ilk gazetecilerden biri olarak anılıyor.

Zaman, Bugün, Taraf gibi FETÖ çizgisinde yayın yapan medya organları yerine, özellikle Radikal üzerinden algı operasyonu yapılması dikkat çekici. Radikal üzerinden yürütülen bu operasyon, kumpasın medya ayağının ne kadar sofistike olduğunu gösteriyor.

15 Temmuz sonrası hakkında yakalama kararı çıkarılan Fatih Yağmur’un yurt dışına kaçması ise tesadüf değil.

10 Milyon Dolarlık Tehdit

Galip Öztürk, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca’nın avukatı Yusuf Danyal tarafından 10 milyon dolar talep edildiğini ve bu tehdidin bizzat savcı Muammer Akkaş’ın yanında yapıldığını sosyal medya hesabından açıklamıştı. Bu iddia bile tek başına kumpasın boyutunu ve FETÖ’nün yargıyı nasıl araçsallaştırdığını gözler önüne seriyor.

Altınlar, Sahte Kimlikler ve FETÖ'nün Kirli Para Ağı

Soruşturma sürecinde savcı Muammer Akkaş’ın kardeşi Faruk Akkaş ve eşinin sahte kimliklerle bir bankada kiraladıkları kasada 100 kilo altın ve 70 adet çek yaprağı bulundu. Bu da FETÖ’nün yalnızca ideolojik değil, ekonomik çıkar peşinde koşan bir yapı olduğunu bir kez daha gösteriyor.

Galip Öztürk örneği, FETÖ’nün nasıl bir paralel yapı oluşturduğunun ve bunu nasıl acımasızca kullandığının çarpıcı bir örneğidir. Yargıdan medyaya, iş dünyasından emniyete kadar her alanda kurulan bu tuzakların deşifre edilmesi hem adalet hem de demokrasi açısından elzemdir.

Kumpasların izini sürmeye, gerçekleri anlatmaya ve İş dünyasının önemli isimlerinden Galip Öztürk ve FETÖ mağdurları için adaletin tesis edilmesine katkı sunmaya devam edeceğiz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi