Gazze yıkımının üçüncü yılı da bitti. Maalesef dördüncü yıla da hiçbir sorun çözülemeden sefalet içinde girildi. Sözde ateşkes var ama arsız Siyonist zihniyet hala istediği gibi katliam
yapmaktan geri durmuyor.
7 Ekim 2023’te başlayan Gazze yıkımının ve soykırımının bu kadar uzun süreceğini hiçbirimiz tahmin etmez, edemezdik. Fakat yavaş yavaş, sindire sindire hepimiz bu duruma bir şekilde alıştırıldık.
Ne acı değil mi? Bu çağda bütün dünyanın gözleri önünde organize bir şekilde soykırım yapılıyor ve bizler, “Bir Türk Dünyaya bedeldir!” diye dünyaya adaletle hükmettiği için nam salmış bir millet bu duruma alıştırılıyoruz.
Başlangıçta biraz eylemler yapıp, cılız tepkiler versek bile bir şekilde bu durumu kabulleniyoruz. “Kabullenmedik ve gereğini yapıyoruz!” diyen varsa onlara haksızlık etmeyelim. Fakat maalesef umumumuz alıştırıldık.
İnsanlığın gözü önünde, BM müdahale etmediği için çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve hastalar bile katledildi. Hastaneler ve okullar bile bombalandı. Narkozsuz ameliyatlar yapıldı.
Gazze’de temiz suya ve ilaca bile ulaşmak kolay değil.
Müslüman ülkelerin çoğu bu soykırımı kınamadı bile. Müslümanlar, Müslümanlarla savaşmaktan Gazze’yi yerle bir eden arsız Siyonistleri gündemine almaya fırsat bulamadılar!
Biz mi? Çok şükür ki biz çokça ve sürekli kınadık!
Birkaç STK ve bir avuç insana haksızlık etmeyelim. Onlar, bu acıları yüreklerinde hissettikleri gibi bizlere unutturmamak adına da çok ciddi mücadele veriyorlar.
Bu kapsamda, Samsun Büyükşehir Belediyesi önderliğinde Cumhuriyet Meydanı’nda birçadır kuruldu, “Direnişin Muştusu Gazze” adı verilen ve “Samsun’dan Gazze’ye Bir Selam” alt başlığını taşıyan etkinlikte, Gazze’de yaşanan yıkım ve zulümler temsili olarak bu çadırda sergileniyor.
Çadırın bir tarafından giriyorsunuz. İçeride temsili yıkımlar, fotoğraflar ve ilginç görseller karşılıyor sizi. Çadırın sonuna geldiğinizde Gazze’de yaşanan savaşı ve çekilen sefaleti iliklerinize kadar hissetmiş oluyorsunuz.
Bu çadırın kurulmasında emeği geçenlerden Allah razı olsun. Bu yeterli mi? Tabii ki değil.
Fakat hiç yoktan iyidir ve biz Müslümanlar olarak ikiyüzlülüğümüzü suratımıza vuruyor.
Bu üç yıllık süreçte Gazze ile ilgili onlarca yazı kaleme aldık. Bir şey ifade eder mi, etmez mi, bilemiyoruz. Fakat biz hiç olmazsa tarafımızı belli edip zalim Siyonistlerin arsızlığını ortaya
koymaya çalıştık.
Gazze konusunda Müslüman ülkeleri biz de defalarca eleştirdik. Fakat bugün bir yazı okudum; bu açıklama tam da duygularımıza tercüman olmuş.
Bu kardeşimiz, Kassam Tugaylarının eski sözcüsü Şehit Ebu Ubeyde’nin oğlu İbrahim
Kahlut, şahsi Telegram hesabından “Bizi yüzüstü bırakanlara karşı hiç olmadığı kadar sert konuşacağım.” diyerek bir paylaşım yapmış.
Paylaşımdan Katar, Mısır, Türkiye, Ürdün, Libya, Tunus, Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn nasibini almış. Bu paylaşım gerçekten İbrahim Kahlut’a mı ait bilemiyoruz.
Ve fakat şayet doğruysa açıklamada ismi geçen ülkeleri çok sert ama bir o kadar da haklı olarak eleştirmiş, verilen vaatlerin eyleme dökülmediğini ve Filistin halkının yalnız bırakıldığını ifade etmiş.
Ayrıca İsrail ile ABD’nin politikalarına tepki göstererek bölge liderlerine daha somut adımlar atma çağrısında bulunmuş. Kardeşimiz eleştirilerinde sonuna kadar haklıdır. Biz, Müslümanlar olarak bu süreçte imtihanımızı maalesef layığı ile veremedik.
Bizlerden ve kimseden maalesef Filistinlilere pek fayda yok. Allah Filistinli kardeşlerimizin yardımcısı olsun diye dua etmekten başka elimizden bir şey gelmiyor. Bir de kalben buğz etmekten başka yapacak neyimiz var ki?