Bosna Hersek’in Srebrenitsa şehrinde 1995 yılının Temmuz ayında yaşanan soykırım, Avrupa’nın II. Dünya Savaşı’ndan bu yana gördüğü en büyük katliam olarak tarihe geçti. BM tarafından “Güvenli Bölge” ilan edilmesine rağmen, en az 8 bin 372 Boşnak sivil öldürüldü.
Hayatta kalmak isteyen binlerce kişi, ormanlık ve dağlık araziden geçerek Tuzla’ya ulaşmaya çalıştı. Ancak bu güzergâh, halk arasında “Ölüm Yolu” olarak anıldı; çünkü binlerce kişi bu kaçış sırasında yakalanarak infaz edilerek toplu mezarlara gömüldü.
Aynı güzergahta geleneksel hale gelen Barış Yürüyüşü (Marš mira) bugün başladı. Soykırımın 31. yılı anma etkinlikleri kapsamında düzenlenen yürüyüş, bu yıl 22’nci kez gerçekleştiriliyor. Dünyanın dört bir yanından gelen binlerce gönüllü, sabah saatlerinde Nezuk kasabasından hareket ederek
Bu yürüyüş, yalnızca bir anma etkinliği değil aynı zamanda bir protesto yürüyüşü. Katılımcılar, yerel ve uluslararası aktörlere sorumluların daha hızlı tutuklanması ve yargılanması çağrısında bulunuyor. Bu çağrı, Bosna-Hersek halkları arasında kalıcı barış ve hoşgörünün inşası için bir ön koşul olarak görülüyor.
Üç gün sürecek bu yolculukta:
-
Katılımcılar her gün ortalama 30-35 kilometre yürüyecek
-
Geceleri, güzergâh üzerinde önceden belirlenen kamp alanlarında konaklayacak
-
Yol boyunca toplu mezarların bulunduğu ve büyük katliamların yaşandığı noktalar ziyaret edilecek
-
1995’teki “Ölüm Yürüyüşü”nden sağ kurtulanların tanıklıkları dinlenecek
Yürüyüş, 10 Temmuz’da Potočari Anıt Merkezi’nde son bulacak. 11 Temmuz’da ise soykırım şehitlerinin defnedildiği mezarlıkta düzenlenecek törenle kurbanlar bir kez daha anılacak.
Güzergah: Nezuk – Baljkovica – Parlog – Crni Vrh – Snagovo – Liplje – Jošanica – Donja Kamenica – Bakrači – Glodi – Udrč – Cerska – Kaldrmica – Đugum – Mravinjci – Burnice – Kameničko Brdo – Ravni Buljim – Jaglići – Šušnjari – Budak – Potočari (Anıt Merkezi).
“Barış Yürüyüşü”, Bosna-Hersek’in yakın tarihindeki en büyük trajediyi hatırlatırken aynı zamanda evrensel bir mesaj veriyor: Adalet olmadan barış olmaz.
Uluslararası toplumun müdahalede geç kalması, BM’nin “güvenli bölge” ilanına rağmen katliamların yaşanması büyük eleştirilere yol açtı.
Binlerce gönüllünün katıldığı bu yürüyüş, geçmişin acılarını unutturmamak ve gelecekte benzer trajedilerin yaşanmaması için güçlü bir hafıza ve dayanışma sembolü olarak önemini koruyor.