Fatih URAZ
Köşe Yazarı
Fatih URAZ
 

CENTİLMEN ELDİVEN NİHAT AKBAY

Zarafet son derece önemli bir hususiyet iken yazık ki manasından dahi habersiz faniler yaşıyor aramızda...   Türk insanının yitirdiği tartışmasız en değerli özelliktir zarafet...   Kanaatimizce ayrılmaz bir üçlüdür “zarafet, akıl, âhlak.”   Tam 6 sene önce 25 Mart’ta ülkemizin görüp göreceği en centilmen kalecilerden Nihat Akbay Hakk’a yürümüştü ve vefat haberini alır almaz derin bir iç çekip "son centilmen de gitti!" diye mırıldanmıştık...   Çocukluğumuzda yalnızca gazete sayfalarından takip ederek, sinemalarda film öncesi oynatılan 2-3 dakikalık görüntüleri izleyerek sevmiştik onu...   Ve Digitürk'te Kalecinin Seyir Defterine başladığımızda dostları araya koyarak ısrarla, bıkıp usanmadan davet etmiştik...   Prensip itibarıyla programlara çıkmadığından hayli uğraştırmıştı ve yanılmıyorsak değerli hanımının "Kırma artık şu çocuğu" ikazıyla fikrini değiştirmişti. Ve sağ olsun senede bir gelip tecrübelerini, gözlemlerini paylaşmayı sürdürmüştü...   15-16 yaşında Süper Lig'de oynamak, Özcan Arkoç, Ali Artuner, Varol Ürkmez, Necmi Mutlu, Arap Yılmaz gibi dev rakiplere rağmen A Milli takım formasını giymek, GS'de kaptanlık yapmak her faniye nasip olmayan başarılardı elbet...   Futbol gibi fevkalade güzel bir aktivitenin saha dışında kaypak ve acımasız çarka dönüşüyor oluşu onu ticarete yöneltmiş, yönetici yahut hoca tercihinin önüne set çekmişti. Nitekim hatırlı dostlarını kıramayarak yalnızca ilk göz ağrısı Beykoz'da kısa süre başkanlık yapmayı kabul edecek ve noktayı çabucak koyacaktı…   İnsanlığıyla, zarafetiyle, yardımseverliğiyle fark yaratmış, kalplere kazınmıştı dersek sanırız en kısa yoldan onu anlatmış oluruz...   Cim-Bom'da banko oynarken hocasına "Bundan sonra artık o oynasın!" diyerek Yasin Özdenak'ın önünü açan kişiydi. Cevap verin; hangimiz yapabilirdi böylesi bir jesti?   Basko Kajganic trafik kazasında vefat ettiğinde Yugoslav kalecinin adını kazağına yazdırarak üç direk önüne yollanmıştı...   Keza cevval sol açık Metin Kurt'a zor günlerinde yardım elini uzatanlar arasında en ön safta yerini almıştı, diğer tüm sosyal aktivitelerde olduğu gibi...   1945'de başlayan hayat macerası 2020 Mart'ında sonlanırken içtenlikle ifade etmek isteriz ki saha içinde de dışında da seviyesini muhafaza edebildiği için bugün de, yarın da rahmet okunmayı hak ediyor...  
Ekleme Tarihi: 04 Nisan 2026 -Cumartesi

CENTİLMEN ELDİVEN NİHAT AKBAY

Zarafet son derece önemli bir hususiyet iken yazık ki manasından dahi habersiz faniler yaşıyor aramızda...
 
Türk insanının yitirdiği tartışmasız en değerli özelliktir zarafet...
 
Kanaatimizce ayrılmaz bir üçlüdür “zarafet, akıl, âhlak.”
 
Tam 6 sene önce 25 Mart’ta ülkemizin görüp göreceği en centilmen kalecilerden Nihat Akbay Hakk’a yürümüştü ve vefat haberini alır almaz derin bir iç çekip "son centilmen de gitti!" diye mırıldanmıştık...
 
Çocukluğumuzda yalnızca gazete sayfalarından takip ederek, sinemalarda film öncesi oynatılan 2-3 dakikalık görüntüleri izleyerek sevmiştik onu...
 
Ve Digitürk'te Kalecinin Seyir Defterine başladığımızda dostları araya koyarak ısrarla, bıkıp usanmadan davet etmiştik...
 
Prensip itibarıyla programlara çıkmadığından hayli uğraştırmıştı ve yanılmıyorsak değerli hanımının "Kırma artık şu çocuğu" ikazıyla fikrini değiştirmişti. Ve sağ olsun senede bir gelip tecrübelerini, gözlemlerini paylaşmayı sürdürmüştü...
 
15-16 yaşında Süper Lig'de oynamak, Özcan Arkoç, Ali Artuner, Varol Ürkmez, Necmi Mutlu, Arap Yılmaz gibi dev rakiplere rağmen A Milli takım formasını giymek, GS'de kaptanlık yapmak her faniye nasip olmayan başarılardı elbet...
 
Futbol gibi fevkalade güzel bir aktivitenin saha dışında kaypak ve acımasız çarka dönüşüyor oluşu onu ticarete yöneltmiş, yönetici yahut hoca tercihinin önüne set çekmişti. Nitekim hatırlı dostlarını kıramayarak yalnızca ilk göz ağrısı Beykoz'da kısa süre başkanlık yapmayı kabul edecek ve noktayı çabucak koyacaktı…
 
İnsanlığıyla, zarafetiyle, yardımseverliğiyle fark yaratmış, kalplere kazınmıştı dersek sanırız en kısa yoldan onu anlatmış oluruz...
 
Cim-Bom'da banko oynarken hocasına "Bundan sonra artık o oynasın!" diyerek Yasin Özdenak'ın önünü açan kişiydi. Cevap verin; hangimiz yapabilirdi böylesi bir jesti?
 
Basko Kajganic trafik kazasında vefat ettiğinde Yugoslav kalecinin adını kazağına yazdırarak üç direk önüne yollanmıştı...
 
Keza cevval sol açık Metin Kurt'a zor günlerinde yardım elini uzatanlar arasında en ön safta yerini almıştı, diğer tüm sosyal aktivitelerde olduğu gibi...
 
1945'de başlayan hayat macerası 2020 Mart'ında sonlanırken içtenlikle ifade etmek isteriz ki saha içinde de dışında da seviyesini muhafaza edebildiği için bugün de, yarın da rahmet okunmayı hak ediyor...
 
futbol ve şunu diyen bir yazı 'SPOR TÜRK 1 NİHAT Calatasariry' görseli olabilir
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.