Sevgili dostlar; son günlerde yazı koyamıyorum zira sabah gün ışıyıncaya kadar düzeltmeler, eklemeler yapıyorum kısa süre içerisinde yayımlanacağını umduğum yeni kitabıma (nasipse) …
Senelerden beri dokunmamıştım nasılsa artık basılmaz; çok küçük ihtimalle basılsa da zaten hazır diyerek…

Hazır değilmiş maalesef ve talebelerimi antrene etmek dışında hemen tüm zamanımı “Yaşadığım, bizzat şahit olduğum, güvenilir insanlardan duyduğum neşeli, hüzünlü, düşündürücü, sorgulatıcı birbirinden ilginç olayları samimi bir dille anlatmaya çalıştığım satırları” daha cazibeli kılmaya ayırıyorum…
Pek çoğunuz bu sayfaya koyduğum yazıları kitaplaştırmamı istiyordu ancak sizleri dinlemeyip pek azını kullandım. Yani anlayacağınız çoğu işitmediğiniz yaşanmışlıklar…
Bazılarını duymuş yahut okumuşsanız da fark etmez zira hatırı sayılır ilaveler yaptım…
Allah biliyor ya bu kitabın basılmasını canı gönülden istiyordum...
Evet, geçmişte kitaplarım basıldı lâkin hadi yazdıkça ustalaşılıyor demeyeyim de eli alışıyor insanın! Özellikle ilk iki kitabıma bakınca görüyorum ki bir çok güzel hikayeyi gerektiği gibi aktaramamışım! O sebeple ilgi çekeceğini tahmin ettiğim kimi hatıraları edebileştirerek ve bilgi ekleyerek yeniden kullandım…
Filozofun dikkat çektiği üzere “Yalnızca ölülerle diriler fikir değiştirmiyor” ve okudukça, yazdıkça bakış açısı da değişiyor anlatım da değişiyor…
Sevgili Sedat Tunalı’ya yürekten teşekkür ediyorum zira yayınevini ikna eden o…
Sizlere de teşekkür ediyorum çünkü “Okuyanın ilgisi yazanın kalemine hız veriyor”…
Nasihat vermek haddim değil lâkin yazın, en azından yazmayı deneyin; hem rahatlatıyor hem de yazmak araştırmak gerektirdiğinden ötürü pek çok yeni şey de öğreniliyor…
Dilerim bir aksilik yaşanmaz, ortaya isteyenin ulaşabileceği bir kitap çıkar ve de beğenilir. Görelim Mevla neyler…