Fatih URAZ
Köşe Yazarı
Fatih URAZ
 

MAÇTA KARIMIN BİLE AYAĞINI ELİNE VERİRİM!!

Nur içinde yatsın Adana’nın yetiştirdiği en başarılı ve tatlı teknik direktörlerden Ali Hoşfikirer, Demirspor Kulübü duvarlarına “Buraya seni yeteneğin getirdi ama ahlakın tutacak” gibisinden az özdeyişini asmamıştı… Ancak yaklaşık 20 ay birlikte çalıştığımız J.B.Toshack’dan hakkında hayli malumat edinmesek yakından tanıma ihtiyacı hissetmezdik muhtemelen… Sözü Galli Hocaya bırakalım, o diyeceğini desin önce; nasılsa gerisini getiririz bir şekilde…  “Liverpool’a transfer olduktan kısa süre sonra menajerin odasına girip sordum “Hangi sistemle oynayacağız?” Yanında bir kaç kişi daha vardı ve ortalık anında kahkahalarla çınladı! Ben ayakta şaşkın şaşkın etrafa bakarken onlar birbirine takılıyordu “Sistem mi, neyin sistemi, sistem de ne ya?” Curcuna az daha sürdü ve hoca bir anda ciddileşti;  -Evlat, bizim rengimiz ne? -Kırmızı -Topu ayağına alınca kırmızıya verebilir misin? -Veririm -Peki, verdikten sonra 5-10 yarda koşabilir misin? -Koşarım -Hah işte bizim sistemimiz o; topu arkadaşına verip boşa çıkacaksın!” Takvimler 2 Eylül 1913’ü gösterirken Glenbuck’da dünyaya merhaba diyen Bill Shankley’in, ilerleyen zamanlarda fenomene dönüşeceği elbette tahmin edilemezdi… Öyle ki, dönemine damga vurmakla kalmayacak, çağdaşlarını da, ardından gelecekleri de tavırları, düşünceleri, yaklaşımıyla etkileyecekti… Yerkürenin dört bir köşesinde belki aşırı iddialı olacak ama ‘Futbolu ölüm kalım meselesi gibi görenler var ve bu beni hayal kırıklığına uğratıyor. Gerçekte futbol bundan çok daha önemlidir!’ sözünü işittin mi diye sorsanız büyük ihtimalle ‘Evet’ cevabı alırsınız. Olumlu cevap verenlerden kaçı vecizenin Bill Shankley’e ait olduğunu bilir hususu ise tartışmaya açık… Espri ve zekayla harmanlanmış sayısız vecizesi şahsını aşıp anonimleşmiştir. Düşünsenize uzun süre yardımcılığını yapan ve Liverpool’un başına geçince tarihinin en başarılı dönemini yaşatan Bob Paisley, asla Shankley kadar popüler olamamıştır. Şaşılmaz zira karizma her daim fark yaratır… ‘Birinciysen birincisindir; ikinciysen hiçbir şey değilsindir!’ diyen Shankley 1 UEFA- 2 FA Cup- 3 Premier Lig şampiyonluğu elde etmişken Paisley 1 UEFA, 1 Süper Kupa, 3 Lig Kupası, 3 Şampiyon Kulüpler (Şampiyonlar Ligi), 6 Premier Lig kazanmıştır. Buna karşın bilinirliği tavana vuramamış, selefinin yanına yaklaşamamıştır… İngiliz futbolunun büyük yıldızı Alan Ball, ezeli düşmanları Everton ile mukavele imzaladığında ona  ‘Aldırma Alan, en azından en büyük takımın yakınında oynayacaksın!’ diyerek sataşan Shankley; 1959-1974 aralığında çalıştırdığı Liverpool için yaşadı dense yeridir … Lou Macari ile anlaşmak istediği halde mutlu sona ulaşamayınca ‘Aslında ben onu yedek takımım için istemiştim, neyse boşver’ deyip geçmişti! Burada Macari’ye ince bir gönderme varsada onun ‘Kendi dönemimde yalnızca 2 iyi takım seyrettim; Liverpool ile Church Team (Liverpool’un ikinci takımı) dediği hatırlandığında en azından hakaret amacı taşımadığı belli! Peki, ya Ian St John’a verdiği taktiğe ne demeli; ‘Topla ne yapacağına karar veremediğinde sadece ağlardan içeri itekle, yeter. Sonra ne yapacağını aramızda tartışırız!’ ‘Futbolcularımı asla bırakmadım; sadece ara sıra değişiklikler yaptım’  diyen Shankley, bir Everton maçı öncesi stat görevlisine koliyle tuvalet kağıdı teslim ederken ne dese beğenirsiniz ‘Geldiklerinde verirsin, ihtiyaçları olacak’ … ‘Futbolun kutsal üçlüsü oyuncular, menajerler, seyircilerdir. Yöneticilerin görevi yalnızca çekleri imzalamaktır’ özdeyişini sakın ha yerli idarecilere söylemeyin! “Futbolla ilgili sevmediğim tek şeyin sezon sonudur” diyen Shankley, Liverpool’dan ayrıldıktan sonra 7 sene nefes alıp verebilmişti! ‘Hayatımda yaşadığım en zor şey başkana bıraktığımı söyleyeceğim gündü. Onun odasına doğru yürürken kendimi elektrikli sandalyeye oturacakmış gibi hissettim!’ diyen bir adamın emekliye ayrılması hayat damarlarını kesmekle eşdeğerdi! Kanaatimizce görünen en büyük kusuru 'Kaleciden anlamamasıydı!' Öyle ya; Ray Clemence gibi vasatın bir tık üstü ismi evrenin en iyileri arasında kabul edip baştacı etmek için ya büyülenmiş yahut öz babası olmak gerekirirdi! Şaka bir yana o Liverpool kaleye kimi koysa farketmezdi (Valdes’li Barca misali) … 29 Eylül 1981’de 68 yaşında aramızdan ayrılan Shankley'in karısını takdir etmemek ne mümkün!  'Maçta karşıma karım gelse tanımam, ayağını eline veririm! Ama onu asla aldatmam' diyen bir adamla evlilik hoş olmasa gerek! Aslında değerini anlamak için uçakla 2700 km mesafe kat edip ülkemizi ziyaret fazlasıyla yeterli olur! İ.H, Y.Ö, H.U, M.D, F.T, S.Y, E.Y derken kime bakılsa adama rahmet okumamak mümkün değil ki… Ebedi istirahatgahında rahat uyusun…    
Ekleme Tarihi: 27 Şubat 2026 -Cuma

MAÇTA KARIMIN BİLE AYAĞINI ELİNE VERİRİM!!

Nur içinde yatsın Adana’nın yetiştirdiği en başarılı ve tatlı teknik direktörlerden Ali Hoşfikirer, Demirspor Kulübü duvarlarına “Buraya seni yeteneğin getirdi ama ahlakın tutacak” gibisinden az özdeyişini asmamıştı…

Ancak yaklaşık 20 ay birlikte çalıştığımız J.B.Toshack’dan hakkında hayli malumat edinmesek yakından tanıma ihtiyacı hissetmezdik muhtemelen…

Sözü Galli Hocaya bırakalım, o diyeceğini desin önce; nasılsa gerisini getiririz bir şekilde… 

“Liverpool’a transfer olduktan kısa süre sonra menajerin odasına girip sordum “Hangi sistemle oynayacağız?” Yanında bir kaç kişi daha vardı ve ortalık anında kahkahalarla çınladı! Ben ayakta şaşkın şaşkın etrafa bakarken onlar birbirine takılıyordu “Sistem mi, neyin sistemi, sistem de ne ya?” Curcuna az daha sürdü ve hoca bir anda ciddileşti; 

-Evlat, bizim rengimiz ne?
-Kırmızı
-Topu ayağına alınca kırmızıya verebilir misin?
-Veririm
-Peki, verdikten sonra 5-10 yarda koşabilir misin?
-Koşarım
-Hah işte bizim sistemimiz o; topu arkadaşına verip boşa çıkacaksın!”

Takvimler 2 Eylül 1913’ü gösterirken Glenbuck’da dünyaya merhaba diyen Bill Shankley’in, ilerleyen zamanlarda fenomene dönüşeceği elbette tahmin edilemezdi…

Öyle ki, dönemine damga vurmakla kalmayacak, çağdaşlarını da, ardından gelecekleri de tavırları, düşünceleri, yaklaşımıyla etkileyecekti…

Yerkürenin dört bir köşesinde belki aşırı iddialı olacak ama ‘Futbolu ölüm kalım meselesi gibi görenler var ve bu beni hayal kırıklığına uğratıyor. Gerçekte futbol bundan çok daha önemlidir!’ sözünü işittin mi diye sorsanız büyük ihtimalle ‘Evet’ cevabı alırsınız. Olumlu cevap verenlerden kaçı vecizenin Bill Shankley’e ait olduğunu bilir hususu ise tartışmaya açık…

Espri ve zekayla harmanlanmış sayısız vecizesi şahsını aşıp anonimleşmiştir. Düşünsenize uzun süre yardımcılığını yapan ve Liverpool’un başına geçince tarihinin en başarılı dönemini yaşatan Bob Paisley, asla Shankley kadar popüler olamamıştır. Şaşılmaz zira karizma her daim fark yaratır…

‘Birinciysen birincisindir; ikinciysen hiçbir şey değilsindir!’ diyen Shankley 1 UEFA- 2 FA Cup- 3 Premier Lig şampiyonluğu elde etmişken Paisley 1 UEFA, 1 Süper Kupa, 3 Lig Kupası, 3 Şampiyon Kulüpler (Şampiyonlar Ligi), 6 Premier Lig kazanmıştır. Buna karşın bilinirliği tavana vuramamış, selefinin yanına yaklaşamamıştır…

İngiliz futbolunun büyük yıldızı Alan Ball, ezeli düşmanları Everton ile mukavele imzaladığında ona  ‘Aldırma Alan, en azından en büyük takımın yakınında oynayacaksın!’ diyerek sataşan Shankley; 1959-1974 aralığında çalıştırdığı Liverpool için yaşadı dense yeridir …

Lou Macari ile anlaşmak istediği halde mutlu sona ulaşamayınca ‘Aslında ben onu yedek takımım için istemiştim, neyse boşver’ deyip geçmişti! Burada Macari’ye ince bir gönderme varsada onun ‘Kendi dönemimde yalnızca 2 iyi takım seyrettim; Liverpool ile Church Team (Liverpool’un ikinci takımı) dediği hatırlandığında en azından hakaret amacı taşımadığı belli!

Peki, ya Ian St John’a verdiği taktiğe ne demeli; ‘Topla ne yapacağına karar veremediğinde sadece ağlardan içeri itekle, yeter. Sonra ne yapacağını aramızda tartışırız!’

‘Futbolcularımı asla bırakmadım; sadece ara sıra değişiklikler yaptım’  diyen Shankley, bir Everton maçı öncesi stat görevlisine koliyle tuvalet kağıdı teslim ederken ne dese beğenirsiniz ‘Geldiklerinde verirsin, ihtiyaçları olacak’ …

‘Futbolun kutsal üçlüsü oyuncular, menajerler, seyircilerdir. Yöneticilerin görevi yalnızca çekleri imzalamaktır’ özdeyişini sakın ha yerli idarecilere söylemeyin!

“Futbolla ilgili sevmediğim tek şeyin sezon sonudur” diyen Shankley, Liverpool’dan ayrıldıktan sonra 7 sene nefes alıp verebilmişti! ‘Hayatımda yaşadığım en zor şey başkana bıraktığımı söyleyeceğim gündü. Onun odasına doğru yürürken kendimi elektrikli sandalyeye oturacakmış gibi hissettim!’ diyen bir adamın emekliye ayrılması hayat damarlarını kesmekle eşdeğerdi!

Kanaatimizce görünen en büyük kusuru 'Kaleciden anlamamasıydı!' Öyle ya; Ray Clemence gibi vasatın bir tık üstü ismi evrenin en iyileri arasında kabul edip baştacı etmek için ya büyülenmiş yahut öz babası olmak gerekirirdi! Şaka bir yana o Liverpool kaleye kimi koysa farketmezdi (Valdes’li Barca misali) …

29 Eylül 1981’de 68 yaşında aramızdan ayrılan Shankley'in karısını takdir etmemek ne mümkün!  'Maçta karşıma karım gelse tanımam, ayağını eline veririm! Ama onu asla aldatmam' diyen bir adamla evlilik hoş olmasa gerek!

Aslında değerini anlamak için uçakla 2700 km mesafe kat edip ülkemizi ziyaret fazlasıyla yeterli olur! İ.H, Y.Ö, H.U, M.D, F.T, S.Y, E.Y derken kime bakılsa adama rahmet okumamak mümkün değil ki…

Ebedi istirahatgahında rahat uyusun…

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi