Fatih URAZ
Köşe Yazarı
Fatih URAZ
 

PALYAÇO, DELİ, EFSANE..

1970’li yılların başında Polonya güçlü adımlarla zirve yürüyüşünü sürdürürken önünde aşılması gereken tek engel kalmıştı; İngiltere! Alınacak bir puan neler değiştirecekti neler…     İlginçtir, Wembley’deki tarihi müsabakaya Lato, Gadocha, Deyna gibi usta kramponlar değil, heybetli fiziğe sahip, adı sanı henüz yeterince duyulmamış bir kaleci damga vuracaktı…   1973 Ekim’inde İngilizler yağmur misali Lehlerin üzerine yağıp, sürekli gol pozisyonuna girerken 1.93’lük Jan Tomaszewski muhtemelen kariyerinin en iyi maçını çıkarıyordu…   Oysa Vital Loraux’un başlama düdüğü öncesi Nottingham Forest rüzgarının mimarı ünlü menajer Brian Clough, Polonya kalecisiyle palyaço diyerek alay etmiş, küçümsemişti…   Artık Clough’un ekstra motivasyonu mu, Tomaszsewki’nin şansı mı yoksa yeteneği mi bilinmez, maç bitimi skorboard 1-1’i gösteriyor, İngiltere uzun bir aradan sonra dünya kupası dışında kalıyor, efsane menajer Alf Ramsey’in istifa süreci başlıyor, insanlar uzun boyuna karşın hayli çevik bir file bekçisinin farkına varıyordu…     1948 Ocak’ında başlayan hayat macerasında 63 kez Polonya formasını giyerken; 1974’de İsveçli Tapper ve Alman Hoeness’in penaltılarını kurtarak, kupa tarihinde bir ilkin altına imzasını atmıştı. Penaltı atışlarında gideceği köşenin tersine bir adım aldıktan sonra diğer tarafa ani dönüş yaparak 11 metre atışı kurtarmanın öncüsüdür. Hâlen çok sık kullanılan bir metottur gösterilen tarafın tersine erkenden hareketlenmek…   Kariyerinin başında Legia Varşova’da 2 sezon oynadığı halde 6 sene geçirdiği Lodz’la özdeşleşti demek daha doğru olacaktır. En büyük şanssızlığı o vakitler Demir Perde sporcularına 28’den önce ülke dışına çıkış izni verilmeyişiydi. Kaldı ki Polonya'da yaş baremi daha da yüksekti, 30’du…   Yurt dışına çıkma hakkını elde ettiğinde yolu Beerschot ile kesişirken 3 sene oynadığı Belçika ekibinde yaptığı en kayda değer iş, takımı mağlupken son dakika kornerinde rakip kale önüne yollanıp kafayla gol pası vermesiydi. 33’ünde yönünü La Liga’ya çevirip Hercules’in yolunu tutarken neylersiniz o macera da sadece 12 maçla sınırlı kalacaktı…   O vakitler böylesine yetenekli bir eldivenin kalıcı izler bırakamadan 4 yılın sonunda Polonya’ya dönüşünün altında yatan nedenleri anlayamamış, birçok sporsever gibi bizde hayal kırıklığına uğramıştık. Şimdiyse idrak ediyoruz ki ‘Doğu Bloku’nun sert kuralları altında uzun süre yaşadıktan sonra alışılan rejimin 180 derece tersi bir ortama intibak etmek zor ötesiydi!’   Polonya 1974 Dünya Kupası’nda bronz, 1976 Olimpiyatlarında gümüş madalyaya uzandıysa katkısı inkar edilemez. 2 Dünya Kupası’nda 11 maç oynarken 5’ini gol yemeden tamamladı. Özellikle 1974 Almanya’da yaptığı kurtarışlarla dev kulüplerin listesine girmeyi başardı lâkin müsaade alamadı…     Kıyafeti, saç şekli meslektaşlarından hayli farklıyken, kabul etmeli ki mental bakımdan çılgının önde gideniydi. Hakkında casusluk iddiaları bile dillendirildiğine göre varın anlayın ne denli ayrık otu olduğunu! Zaten gerek yorumculuk gerek gazetecilik günlerinde son derece ekstrem, birbirinden uçuk değerlendirmeleri ile göz kamaştırıyordu!   Polonya’nın Ukrayna ile el ele düzenlediği 2012 Avrupa şampiyonası öncesi ‘Bizim takım süprüntü bir takım ve ben Almanları destekleyeceğim!’ açıklaması keza akıllara sezaydı! Sahip olduğu özelliklerle batı Avrupa da kalecilik yapmış olsa unutulmazlar kervanına katılması kaçınılmazdı. Keşke soğuk savaş bittikten sonra doğsaydı dememek elde değil…
Ekleme Tarihi: 25 Şubat 2026 -Çarşamba

PALYAÇO, DELİ, EFSANE..

1970’li yılların başında Polonya güçlü adımlarla zirve yürüyüşünü sürdürürken önünde aşılması gereken tek engel kalmıştı; İngiltere! Alınacak bir puan neler değiştirecekti neler…
 
Bir siyah beyaz futbol, futbol ve yazı görseli olabilir
 
İlginçtir, Wembley’deki tarihi müsabakaya Lato, Gadocha, Deyna gibi usta kramponlar değil, heybetli fiziğe sahip, adı sanı henüz yeterince duyulmamış bir kaleci damga vuracaktı…
 
1973 Ekim’inde İngilizler yağmur misali Lehlerin üzerine yağıp, sürekli gol pozisyonuna girerken 1.93’lük Jan Tomaszewski muhtemelen kariyerinin en iyi maçını çıkarıyordu…
 
Oysa Vital Loraux’un başlama düdüğü öncesi Nottingham Forest rüzgarının mimarı ünlü menajer Brian Clough, Polonya kalecisiyle palyaço diyerek alay etmiş, küçümsemişti…
 
Artık Clough’un ekstra motivasyonu mu, Tomaszsewki’nin şansı mı yoksa yeteneği mi bilinmez, maç bitimi skorboard 1-1’i gösteriyor, İngiltere uzun bir aradan sonra dünya kupası dışında kalıyor, efsane menajer Alf Ramsey’in istifa süreci başlıyor, insanlar uzun boyuna karşın hayli çevik bir file bekçisinin farkına varıyordu…
 
futbol, futbol ve şunu diyen bir yazı 'lee BUY BUYESSO ES.SO' görseli olabilir
 
1948 Ocak’ında başlayan hayat macerasında 63 kez Polonya formasını giyerken; 1974’de İsveçli Tapper ve Alman Hoeness’in penaltılarını kurtarak, kupa tarihinde bir ilkin altına imzasını atmıştı. Penaltı atışlarında gideceği köşenin tersine bir adım aldıktan sonra diğer tarafa ani dönüş yaparak 11 metre atışı kurtarmanın öncüsüdür. Hâlen çok sık kullanılan bir metottur gösterilen tarafın tersine erkenden hareketlenmek…
 
Kariyerinin başında Legia Varşova’da 2 sezon oynadığı halde 6 sene geçirdiği Lodz’la özdeşleşti demek daha doğru olacaktır. En büyük şanssızlığı o vakitler Demir Perde sporcularına 28’den önce ülke dışına çıkış izni verilmeyişiydi. Kaldı ki Polonya'da yaş baremi daha da yüksekti, 30’du…
 
Yurt dışına çıkma hakkını elde ettiğinde yolu Beerschot ile kesişirken 3 sene oynadığı Belçika ekibinde yaptığı en kayda değer iş, takımı mağlupken son dakika kornerinde rakip kale önüne yollanıp kafayla gol pası vermesiydi. 33’ünde yönünü La Liga’ya çevirip Hercules’in yolunu tutarken neylersiniz o macera da sadece 12 maçla sınırlı kalacaktı…
 
O vakitler böylesine yetenekli bir eldivenin kalıcı izler bırakamadan 4 yılın sonunda Polonya’ya dönüşünün altında yatan nedenleri anlayamamış, birçok sporsever gibi bizde hayal kırıklığına uğramıştık. Şimdiyse idrak ediyoruz ki ‘Doğu Bloku’nun sert kuralları altında uzun süre yaşadıktan sonra alışılan rejimin 180 derece tersi bir ortama intibak etmek zor ötesiydi!’
 
Polonya 1974 Dünya Kupası’nda bronz, 1976 Olimpiyatlarında gümüş madalyaya uzandıysa katkısı inkar edilemez. 2 Dünya Kupası’nda 11 maç oynarken 5’ini gol yemeden tamamladı. Özellikle 1974 Almanya’da yaptığı kurtarışlarla dev kulüplerin listesine girmeyi başardı lâkin müsaade alamadı…
 
futbol, futbol ve yazı görseli olabilir
 
Kıyafeti, saç şekli meslektaşlarından hayli farklıyken, kabul etmeli ki mental bakımdan çılgının önde gideniydi. Hakkında casusluk iddiaları bile dillendirildiğine göre varın anlayın ne denli ayrık otu olduğunu! Zaten gerek yorumculuk gerek gazetecilik günlerinde son derece ekstrem, birbirinden uçuk değerlendirmeleri ile göz kamaştırıyordu!
 
Polonya’nın Ukrayna ile el ele düzenlediği 2012 Avrupa şampiyonası öncesi ‘Bizim takım süprüntü bir takım ve ben Almanları destekleyeceğim!’ açıklaması keza akıllara sezaydı!
Sahip olduğu özelliklerle batı Avrupa da kalecilik yapmış olsa unutulmazlar kervanına katılması kaçınılmazdı. Keşke soğuk savaş bittikten sonra doğsaydı dememek elde değil…
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi