Fatih URAZ
Köşe Yazarı
Fatih URAZ
 

TOPUN ARKASINA SAKLANAN HAYAT

Hikayeleri kısmet olursa kitapta okursunuz diyerek yalnızca arka kapak notunu yazıyoruz...   "İnanarak, içtenlikle, bilerek söylüyoruz; futbol asla nankör değildir…   Yüz milyonları peşine takıp diyar diyar gezdiren, yeri geldiğinde keyiflendiren, kimi zaman efkârlandıran futbol, seyretmesi ve oynaması son derece zevkli bir oyundur ve asla nankör değildir…   Futbol; çalışanı, sabredeni, direneni, kendini geliştireni, hatalarından ders alanı, farklılık yaratanı sever ve mükâfatlandırır…   Takvimler 1989 yazını işaret ederken Samsunspor kazası sonrası BJK forması ile Almanya’da ilk hazırlık maçına çıkıyoruz. Sekiz-dokuz yaşlarında tatlı mı tatlı bir afacan yanıma gelerek içinde çikolata, çiçek, şampanya olan sepeti verip “Fatih abi, seni çok seviyoruz, Allah seni bize bağışladı!” dediğinde az kalsın saha ortasında hüngür hüngür ağlayacaktım…   Ya Van’a ilk gidişimde (1992) gazete alırken uzattığım parayı seyyar satıcının “Sen misafirimizsin, ne parası?” diyerek kabul etmeyişine ne demeli?   Futbol sadece futbol mu? Hadi canım sizde" …   NOT: Grafik tasarım ve kapaklar matbaaya teslim edildi ve top artık onlarda...   Baskı bittiği an gidip alacağım nasipse...   Arzu edenlerden adresini ve cebini verenlere hemen göndermeyi planlıyorum...    
Ekleme Tarihi: 17 Nisan 2026 -Cuma

TOPUN ARKASINA SAKLANAN HAYAT

Hikayeleri kısmet olursa kitapta okursunuz diyerek yalnızca arka kapak notunu yazıyoruz...
 
"İnanarak, içtenlikle, bilerek söylüyoruz; futbol asla nankör değildir…
 
Yüz milyonları peşine takıp diyar diyar gezdiren, yeri geldiğinde keyiflendiren, kimi zaman efkârlandıran futbol, seyretmesi ve oynaması son derece zevkli bir oyundur ve asla nankör değildir…
 
Futbol; çalışanı, sabredeni, direneni, kendini geliştireni, hatalarından ders alanı, farklılık yaratanı sever ve mükâfatlandırır…
 
Takvimler 1989 yazını işaret ederken Samsunspor kazası sonrası BJK forması ile Almanya’da ilk hazırlık maçına çıkıyoruz. Sekiz-dokuz yaşlarında tatlı mı tatlı bir afacan yanıma gelerek içinde çikolata, çiçek, şampanya olan sepeti verip “Fatih abi, seni çok seviyoruz, Allah seni bize bağışladı!” dediğinde az kalsın saha ortasında hüngür hüngür ağlayacaktım…
 
Ya Van’a ilk gidişimde (1992) gazete alırken uzattığım parayı seyyar satıcının “Sen misafirimizsin, ne parası?” diyerek kabul etmeyişine ne demeli?
 
Futbol sadece futbol mu? Hadi canım sizde" …
 
NOT: Grafik tasarım ve kapaklar matbaaya teslim edildi ve top artık onlarda...
 
Baskı bittiği an gidip alacağım nasipse...
 
Arzu edenlerden adresini ve cebini verenlere hemen göndermeyi planlıyorum...
 
 
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.