Türk Bayrağı sıradan bir bez parçası değildir. O bayrak; bin yıllık bir inancın, bir mücadelenin, bir milletin ortak vicdanının sembolüdür. Üzerindeki hilal İslam’ı, yıldız ise Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’i (s.a.v.) temsil eder. Bu nedenle Türk Bayrağı’na yönelen her saygısızlık; yalnızca bir devlete değil, Türk milletine, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve İslam’a yönelmiş açık bir hakarettir.
Nusaybin’de Türk Bayrağı’na yapılan saygısızlık, hiçbir gerekçeyle mazur görülemez. Bu tür eylemler “ifade özgürlüğü” kılıfına sokulamaz, “provokasyon” diyerek hafifletilemez. Çünkü bayrağa uzanan el, doğrudan milletin onuruna uzanmıştır. Bu, toplumsal barışı hedef alan bilinçli bir tahriktir.
Bayrak; şehitlerin kanıyla anlam kazanmıştır. O kan; Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da, Güneydoğu’da, sınır boylarında toprağa düşen evlatlarımızın kanıdır. Bugün bu topraklarda özgürce nefes alabiliyorsak, camilerimizde ezanlar susmuyorsa, bayrağımız gönderde dalgalanıyorsa, bunun bedeli ağır ödenmiştir. Bu bedeli yok sayan her davranış, tarihe ve inanca saygısızlıktır.
Nusaybin gibi kadim bir şehirde bu saygısızlığın yaşanması ayrıca düşündürücüdür. Bu coğrafya; Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın yüzyıllardır aynı bayrağın gölgesinde yaşadığı bir coğrafyadır. Bayrağı hedef almak, halkları karşı karşıya getirme çabasından başka bir şey değildir. Kim olursa olsun, hangi kimliği taşıdığını iddia ederse etsin, Türk Bayrağı’na düşmanlık bu ülkenin hiçbir ferdine fayda sağlamaz.
Devletin görevi nettir: Bayrağa uzanan eli hukuk içinde ama kararlılıkla durdurmak. Toplumun görevi nettir: Bu tür provokasyonlara karşı sağduyulu ama onurlu bir duruş sergilemek. Sessizlik, rıza değildir; fakat taşkınlık da çözüm değildir. Çözüm, ortak değerlerde buluşmak ve o değerlere sahip çıkmaktır.
Unutulmamalıdır ki; bayrak yere düşerse vatan düşer, bayrak çiğnenirse millet incinir. Türk Bayrağı’na saygı, bu topraklarda birlikte yaşamanın asgari şartıdır. Buna uymayan, bu millete de bu devlete de saygı duymuyor demektir.
Bugün Nusaybin’de yapılan saygısızlığa verilecek en güçlü cevap; bayrağa daha sıkı sarılmak, onu daha yüksekte dalgalandırmak ve bu milletin inancına, tarihine, birliğine sahip çıkmaktır. Çünkü bu bayrak; hepimizin namusudur.