Murat MARAP
Köşe Yazarı
Murat MARAP
 

KALEM KONUŞTU, VİCDAN HAREKETE GEÇTİ

Gazetecilik… Kimi zaman bir haber yazmaktır. Kimi zaman bir gerçeği ortaya çıkarmaktır. Ama bazen de bir insanın nefesine, umuduna ve hayatına dokunabilmektir. Köşe yazısı olarak kaleme aldığım, Kartal Şehir Hastanesi 12-6 Yoğun Bakım Ünitesi’ndeki iklimlendirme sorununu gündeme taşıyan köşe yazımızın ardından çok kısa bir süre içinde yoğun bakım ünitesine klimaların getirilerek yerleştirildiğini görmek, sadece bir gazeteci olarak değil, bir insan olarak da bana büyük bir umut verdi. Bu gelişme gösterdi ki; doğru zamanda, doğru üslupla ve kamu yararı gözetilerek yapılan gazetecilik, toplum adına önemli sonuçlar doğurabiliyor. Öncelikle, konuya duyarlılık göstererek hızlı bir şekilde harekete geçen hastane yönetimine, ilgili idarecilere ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Çünkü teşekkür etmek de en az eleştirmek kadar erdemli bir davranıştır. Biz hiçbir zaman kavga etmek için yazmadık. Birilerini yıpratmak için yazmadık. Manşet atmak uğruna kurumları hedef göstermedik. Biz yalnızca yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren insanların sesi olmaya çalıştık. Çünkü orada yatan insanlar; bir istatistikten ibaret değildir. Her biri bir annenin duası… Bir babanın umudu… Bir evladın dünyasıdır. Gazeteciliğin gerçek anlamı da tam burada başlar. Bir eksikliği görmek… Görülen eksikliği cesaretle dile getirmek… Ve çözüm üretildiğinde bunu aynı samimiyetle kamuoyuyla paylaşmak. Eleştirinin amacı yıkmak değil, düzeltmektir. Bugün mutlulukla görüyoruz ki, çözüm yönünde önemli bir adım atılmıştır. İşte bu nedenle bugün yazdığım satırlar bir teşekkür yazısıdır. Çünkü mesele haklı çıkmak değil… Mesele insanların daha güvenli şartlarda tedavi görebilmesidir. Mesele bir gazetecinin adının konuşulması değil… Yoğun bakımda yatan bir hastanın daha sağlıklı bir ortamda yaşam mücadelesi verebilmesidir. Kalem, eğer bir insanın nefesine katkı sağlayabiliyorsa anlam kazanır. Haber, eğer bir sorunun çözümüne vesile olabiliyorsa gerçek değerine ulaşır. Gazetecilik, yalnızca olanı yazmak değil; olması gerekeni de hatırlatmaktır. Dün bir eksikliği yazdık. Bugün yapılan çalışmayı takdir ediyoruz. Yarın da aynı sorumluluk duygusuyla kamu adına yazmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim pusulamız makamlar değil, vicdandır. Tarafımız kişiler değil, kamu yararıdır. Amacımız alkış almak değil, insan hayatına dokunabilmektir. Bugün yoğun bakım ünitesine yerleştirilen her klima bana bir gerçeği yeniden hatırlattı: Bir köşe yazısı tek başına dünyayı değiştirmeyebilir. Ama doğru zamanda yazılmış bir cümle, doğru insanların harekete geçmesine vesile olabilir. İşte gazeteciliğin gerçek gücü de tam budur. Bu vesileyle, çağrımıza kulak veren, sorunun çözümü için adım atan herkese teşekkür ediyor; aynı duyarlılığın ülkemizin bütün sağlık kuruluşlarında, bütün kamu kurumlarında ve vatandaşın hayatını ilgilendiren her konuda örnek olmasını temenni ediyorum. Çünkü devletin gücü, yalnızca yaptığı binalarla değil; vatandaşının sesini ne kadar hızlı duyduğu ve o sese ne kadar hızlı karşılık verdiğiyle ölçülür. Ve bugün bir kez daha gördük ki; Samimi bir kalem, güçlü bir vicdan ve duyarlı yöneticiler bir araya geldiğinde kazanan daima millet olur.  
Ekleme Tarihi: 13 Temmuz 2026 -Pazartesi
Murat MARAP

KALEM KONUŞTU, VİCDAN HAREKETE GEÇTİ

Gazetecilik…

Kimi zaman bir haber yazmaktır.

Kimi zaman bir gerçeği ortaya çıkarmaktır.

Ama bazen de bir insanın nefesine, umuduna ve hayatına dokunabilmektir.

Köşe yazısı olarak kaleme aldığım, Kartal Şehir Hastanesi 12-6 Yoğun Bakım Ünitesi’ndeki iklimlendirme sorununu gündeme taşıyan köşe yazımızın ardından çok kısa bir süre içinde yoğun bakım ünitesine klimaların getirilerek yerleştirildiğini görmek, sadece bir gazeteci olarak değil, bir insan olarak da bana büyük bir umut verdi.

Bu gelişme gösterdi ki; doğru zamanda, doğru üslupla ve kamu yararı gözetilerek yapılan gazetecilik, toplum adına önemli sonuçlar doğurabiliyor.

Öncelikle, konuya duyarlılık göstererek hızlı bir şekilde harekete geçen hastane yönetimine, ilgili idarecilere ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Çünkü teşekkür etmek de en az eleştirmek kadar erdemli bir davranıştır.

Biz hiçbir zaman kavga etmek için yazmadık.

Birilerini yıpratmak için yazmadık.

Manşet atmak uğruna kurumları hedef göstermedik.

Biz yalnızca yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren insanların sesi olmaya çalıştık.

Çünkü orada yatan insanlar; bir istatistikten ibaret değildir.

Her biri bir annenin duası…

Bir babanın umudu…

Bir evladın dünyasıdır.

Gazeteciliğin gerçek anlamı da tam burada başlar.

Bir eksikliği görmek…

Görülen eksikliği cesaretle dile getirmek…

Ve çözüm üretildiğinde bunu aynı samimiyetle kamuoyuyla paylaşmak.

Eleştirinin amacı yıkmak değil, düzeltmektir.

Bugün mutlulukla görüyoruz ki, çözüm yönünde önemli bir adım atılmıştır.

İşte bu nedenle bugün yazdığım satırlar bir teşekkür yazısıdır.

Çünkü mesele haklı çıkmak değil…

Mesele insanların daha güvenli şartlarda tedavi görebilmesidir.

Mesele bir gazetecinin adının konuşulması değil…

Yoğun bakımda yatan bir hastanın daha sağlıklı bir ortamda yaşam mücadelesi verebilmesidir.

Kalem, eğer bir insanın nefesine katkı sağlayabiliyorsa anlam kazanır.

Haber, eğer bir sorunun çözümüne vesile olabiliyorsa gerçek değerine ulaşır.

Gazetecilik, yalnızca olanı yazmak değil; olması gerekeni de hatırlatmaktır.

Dün bir eksikliği yazdık.

Bugün yapılan çalışmayı takdir ediyoruz.

Yarın da aynı sorumluluk duygusuyla kamu adına yazmaya devam edeceğiz.

Çünkü bizim pusulamız makamlar değil, vicdandır.

Tarafımız kişiler değil, kamu yararıdır.

Amacımız alkış almak değil, insan hayatına dokunabilmektir.

Bugün yoğun bakım ünitesine yerleştirilen her klima bana bir gerçeği yeniden hatırlattı:

Bir köşe yazısı tek başına dünyayı değiştirmeyebilir.

Ama doğru zamanda yazılmış bir cümle, doğru insanların harekete geçmesine vesile olabilir.

İşte gazeteciliğin gerçek gücü de tam budur.

Bu vesileyle, çağrımıza kulak veren, sorunun çözümü için adım atan herkese teşekkür ediyor; aynı duyarlılığın ülkemizin bütün sağlık kuruluşlarında, bütün kamu kurumlarında ve vatandaşın hayatını ilgilendiren her konuda örnek olmasını temenni ediyorum.

Çünkü devletin gücü, yalnızca yaptığı binalarla değil; vatandaşının sesini ne kadar hızlı duyduğu ve o sese ne kadar hızlı karşılık verdiğiyle ölçülür.

Ve bugün bir kez daha gördük ki;

Samimi bir kalem, güçlü bir vicdan ve duyarlı yöneticiler bir araya geldiğinde kazanan daima millet olur.

 
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi