Murat MARAP
Köşe Yazarı
Murat MARAP
 

SAMSUN'UN GELECEĞİ TEHLİKEDE! VEZİRKÖPRÜ VE ÜNYE İL OLURSA SAMSUN NE KAYBEDECEK?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Türkiye'nin il sayısının 100'e, ilçe sayısının ise 1000'e çıkarılmasını öngören projesi kapsamında il olmaya aday 19 ilçeyi açıklaması, Samsun açısından üzerinde ciddiyetle durulması gereken konu. Açıklanan listede Samsun'un Vezirköprü ilçesinin ve komşu il Ordu'nun Ünye ilçesinin de bulunması, elbette bu ilçelerimiz adına önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ancak meseleye yalnızca Vezirköprü'nün veya Ünye'nin il olması açısından bakmak, Samsun'un geleceğini ilgilendiren çok daha büyük bir tabloyu gözden kaçırmak anlamına gelir. Peki, Vezirköprü il olursa ne olacak? Ünye il olursa Samsun'un sınırları, ilçeleri, nüfusu ve idari yapısı nasıl etkilenecek? Öncelikle şunun altını çizelim: Vezirköprü ve Ünye'nin il olması durumunda hangi ilçelerin bu yeni illere bağlanacağı henüz belli değil. Böyle bir kararın alınması için ayrıca yasal düzenleme ve idari sınırların belirlenmesi gerekiyor. Ancak coğrafi yakınlık, ulaşım bağlantıları ve bölgesel hizmet ilişkileri dikkate alındığında bazı ihtimalleri bugünden konuşmak zorundayız. Vezirköprü'nün il olması durumunda Havza ve Ladik ilçelerinin yeni idari yapılanmada Vezirköprü'ye bağlanması gündeme gelebilir. Sınır komşuluğu ve coğrafi yakınlık üzerinden Bafra, Alaçam ve Yakakent'in de bu kapsamda değerlendirilmesi ihtimal dışı değildir. Diğer taraftan Ünye'nin il olması durumunda Samsun'un Terme, Salıpazarı ve Ayvacık ilçelerinin Ünye'ye bağlanması gibi bir senaryo da tartışmaya açılabilir. Elbette bunlar kesinleşmiş kararlar değil, muhtemel idari yapılanma senaryolarıdır. Ancak böyle bir ihtimalin Samsun açısından doğurabileceği sonuçları şimdiden değerlendirmek, yarın yaşanabilecek kayıpların önüne geçmek açısından büyük önem taşıyor. Samsun için en önemli başlıklardan biri de Büyükşehir Belediyesi meselesidir. Bugün Samsun, 17 ilçesiyle birlikte büyükşehir statüsünde yönetilen Karadeniz'in en büyük şehri ve Doğu Karadeniz'in Anadolu'ya açılan kapısıdır. Büyükşehir belediyesinin hizmet alanı, il mülki sınırlarını kapsamaktadır. Olası bir idari yapılanmada Samsun'dan bazı ilçelerin ayrılması, Büyükşehir Belediyesinin hizmet alanını, bütçe dağılımını, yatırımlarını ve yönetim planlamasını doğrudan etkileyecektir. Peki, Samsun Büyükşehir statüsünü kaybeder mi? Bu konuda şimdiden kesin hüküm vermek doğru olmaz. Çünkü Büyükşehir statüsünün devamı, yapılacak yasal düzenlemelere ve yeni idari yapılanmanın nasıl şekilleneceğine bağlıdır. Ancak Samsun'un önemli sayıda ilçesini ve nüfusunu kaybetmesi, büyükşehir yapısının geleceğini tartışmaya açacaktır. Üstelik mesele yalnızca Büyükşehir unvanı da değildir. Büyükşehir olmanın getirdiği kurumsal kapasite, yatırım gücü, hizmet ağı ve şehir yönetimindeki etkinlik de söz konusudur. Samsun'un bu kazanımlarının zayıflaması ihtimali bile bugünden ciddi bir değerlendirmeyi gerektirir. Bir diğer önemli konu ise Samsun'un Türkiye Büyük Millet Meclisindeki temsil gücüdür. 2026 yılı itibarıyla Samsun'un milletvekili sayısı 9'dur. Milletvekili dağılımı, illerin nüfuslarına göre Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenmektedir. Vezirköprü, Havza, Ladik, Bafra, Alaçam, Yakakent, Terme, Salıpazarı ve Ayvacık gibi ilçelerin farklı illere bağlanması durumunda Samsun'un nüfusunda ciddi bir değişim yaşanması kaçınılmazdır.   Böyle bir durumda Samsun'un milletvekili sayısı ister istemez düşecek ve mecliste temsilci yönünden zayıflayacaktır. Bu ne demektir? Samsun'un Ankara'daki siyasi ağırlığının azalması, şehrin taleplerini daha güçlü şekilde gündeme taşıma imkânının zayıflaması ve yatırımlar konusunda temsil gücünün etkilenmesi demektir. Bir şehrin milletvekili sayısı sadece bir rakam değildir. O şehir adına TBMM'de konuşan, sorunları gündeme getiren, talepleri takip eden ve şehrin haklarını savunan temsilcilerin sayısıdır. Samsun'un böyle bir kayıpla karşı karşıya kalma ihtimali bile görmezden gelinmemelidir. Samsun sadece merkez ilçelerden ibaret değildir. Bafra'nın tarımı, Terme'nin üretim potansiyeli, Vezirköprü'nün tarım ve hayvancılığı, Havza'nın sanayi ve ulaşım avantajları, Ladik'in turizm ve tarımsal değerleri, Alaçam ve Yakakent'in kıyı ekonomisi Samsun'un bütününü oluşturan önemli değerlerdir. Bu ilçelerin farklı illere bağlanması halinde Samsun'un ekonomik ve coğrafi bütünlüğü değişecektir. Üretim kapasitesinden tarımsal güce, ticari ilişkilerden yatırım planlamasına kadar pek çok alanda yeni bir yapılanma ortaya çıkacaktır. Samsun'un yıllardır oluşturduğu ekonomik ilişkiler, ticaret ağı ve bölgesel merkez olma özelliği yeniden şekillenecektir. Bafra ve Terme gibi önemli üretim merkezlerinin idari olarak başka illere bağlanması, Samsun'un ekonomik hinterlandını daraltabilecek bir gelişmedir. Bunun yanı sıra ilçelerden gelen nüfus, ticaret ve hizmet hareketliliğinin azalması da şehir merkezindeki ekonomik faaliyetleri etkileyebilir. Kısacası mesele sadece haritadaki sınırların değişmesi değildir. Mesele Samsun'un gelecekteki ekonomik gücüdür. Burada asıl sormak istediğim soru şu: Samsun'un kanaat önderleri bu konuda ne düşünüyor? Şehrin iş insanları, esnaf odaları, ticaret ve sanayi odaları, belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve milletvekilleri bu ihtimale karşı nasıl bir hazırlık içerisindeler? Samsun'un geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir konuda neden şimdiden ortak bir değerlendirme yapılmasın? Neden bütün siyasi partilerin temsilcilerinin, belediye başkanlarının, iş dünyasının ve sivil toplum kuruluşlarının katılacağı geniş kapsamlı bir Samsun toplantısı düzenlenmesin? Neden Samsun'un geleceğine ilişkin ortak bir rapor hazırlanarak ilgili makamlara sunulmasın? Bu mesele siyasi parti meselesi değildir. İktidar veya muhalefet meselesi değildir. Bu mesele Samsun meselesidir! Bugün farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz. Ancak söz konusu Samsun'un geleceği olduğunda ortak paydamız şehrimiz olmalıdır. Kimse Vezirköprü'nün, Ünye'nin gelişmesine veya başka bir ilçemizin kalkınmasına karşı olduğumuzu düşünmesin. Her ilçemiz gelişsin, büyüsün, yatırım alsın ve vatandaşlarımız daha iyi hizmetlere kavuşsun. Buna kimsenin itirazı olmaz olamaz. Ancak başka ilçelerin gelişmesi adına Samsun'un kayıplar yaşayabileceği bir idari yapılanma gündeme geliyorsa, burada Samsun'un haklarını ve geleceğini de konuşmak zorundayız. Vezirköprü il olacaksa Samsun'un kayıpları ne olacak? Ünye il olacaksa Samsun'un ilçelerinin geleceği nasıl şekillenecek? Büyükşehir statüsü, milletvekili sayısı, ekonomik güç ve kamu yatırımları nasıl etkilenecek? Bunların cevabı alınmadan, Samsun'un geleceğini ilgilendiren ihtimaller karşısında sessiz kalınmamalıdır. Samsun Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, siyasi partiler, meslek odaları, iş insanları ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek bu konuyu masaya yatırmalıdır. Gerekirse Samsun'un idari bütünlüğünü, ekonomik gücünü ve siyasi temsilini korumaya yönelik ortak bir irade ortaya konulmalıdır. Çünkü bugün konuşulmazsa yarın kararlar alındığında itiraz etmek çok daha zor olabilir. Samsun, Karadeniz'in en önemli şehirlerinden biridir ve Karadeniz'in Anadolu'ya açılan kapısıdır. Tarihiyle, ekonomisiyle, limanıyla, sanayisiyle, tarımıyla, üniversiteleriyle, sağlık altyapısıyla ve stratejik konumuyla bölgenin lokomotif şehirlerinden biridir. Bu şehrin yıllar içerisinde kazandığı değerleri korumak, sadece seçilmiş yöneticilerin değil, Samsun'da yaşayan herkesin sorumluluğudur. Bugün Vezirköprü ve Ünye üzerinden başlayan 100 il tartışmasını Samsun'un geleceği açısından değerlendirmek zorundayız. Bafra'sıyla, Terme'siyle, Vezirköprü'süyle, Havza'sıyla, Ladik'iyle, Alaçam'ıyla, Yakakent'iyle, Salıpazarı'yla, Ayvacık'ıyla bir bütün olan Samsun'un geleceği için bugünden sesimizi yükseltmeliyiz. Samsun'un siyasi temsil gücünün azalmasına, ekonomik hinterlandının daralmasına ve büyükşehir yapısının zayıflamasına yol açabilecek ihtimaller karşısında ortak bir duruş sergilemeliyiz. Ben buradan Samsun'un bütün kanaat önderlerine, siyasetçilerine, belediye başkanlarına, iş insanlarına, esnaflarına ve hemşehrilerime sesleniyorum: Samsun'un geleceği için bugün harekete geçin! Yarın çok geç olabilir. Çünkü mesele bir ilçenin il olup olmaması değil, Samsun'un geleceğidir. SAMSUN'U KİMSE SAHİPSİZ SANMASIN!
Ekleme Tarihi: 04 Kasım 2026 -Çarşamba
Murat MARAP

SAMSUN'UN GELECEĞİ TEHLİKEDE! VEZİRKÖPRÜ VE ÜNYE İL OLURSA SAMSUN NE KAYBEDECEK?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Türkiye'nin il sayısının 100'e, ilçe sayısının ise 1000'e çıkarılmasını öngören projesi kapsamında il olmaya aday 19 ilçeyi açıklaması, Samsun açısından üzerinde ciddiyetle durulması gereken konu.

Açıklanan listede Samsun'un Vezirköprü ilçesinin ve komşu il Ordu'nun Ünye ilçesinin de bulunması, elbette bu ilçelerimiz adına önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ancak meseleye yalnızca Vezirköprü'nün veya Ünye'nin il olması açısından bakmak, Samsun'un geleceğini ilgilendiren çok daha büyük bir tabloyu gözden kaçırmak anlamına gelir.

Peki, Vezirköprü il olursa ne olacak? Ünye il olursa Samsun'un sınırları, ilçeleri, nüfusu ve idari yapısı nasıl etkilenecek?

Öncelikle şunun altını çizelim: Vezirköprü ve Ünye'nin il olması durumunda hangi ilçelerin bu yeni illere bağlanacağı henüz belli değil. Böyle bir kararın alınması için ayrıca yasal düzenleme ve idari sınırların belirlenmesi gerekiyor. Ancak coğrafi yakınlık, ulaşım bağlantıları ve bölgesel hizmet ilişkileri dikkate alındığında bazı ihtimalleri bugünden konuşmak zorundayız.

Vezirköprü'nün il olması durumunda Havza ve Ladik ilçelerinin yeni idari yapılanmada Vezirköprü'ye bağlanması gündeme gelebilir. Sınır komşuluğu ve coğrafi yakınlık üzerinden Bafra, Alaçam ve Yakakent'in de bu kapsamda değerlendirilmesi ihtimal dışı değildir.

Diğer taraftan Ünye'nin il olması durumunda Samsun'un Terme, Salıpazarı ve Ayvacık ilçelerinin Ünye'ye bağlanması gibi bir senaryo da tartışmaya açılabilir.

Elbette bunlar kesinleşmiş kararlar değil, muhtemel idari yapılanma senaryolarıdır. Ancak böyle bir ihtimalin Samsun açısından doğurabileceği sonuçları şimdiden değerlendirmek, yarın yaşanabilecek kayıpların önüne geçmek açısından büyük önem taşıyor.

Samsun için en önemli başlıklardan biri de Büyükşehir Belediyesi meselesidir.

Bugün Samsun, 17 ilçesiyle birlikte büyükşehir statüsünde yönetilen Karadeniz'in en büyük şehri ve Doğu Karadeniz'in Anadolu'ya açılan kapısıdır. Büyükşehir belediyesinin hizmet alanı, il mülki sınırlarını kapsamaktadır.

Olası bir idari yapılanmada Samsun'dan bazı ilçelerin ayrılması, Büyükşehir Belediyesinin hizmet alanını, bütçe dağılımını, yatırımlarını ve yönetim planlamasını doğrudan etkileyecektir.

Peki, Samsun Büyükşehir statüsünü kaybeder mi?

Bu konuda şimdiden kesin hüküm vermek doğru olmaz. Çünkü Büyükşehir statüsünün devamı, yapılacak yasal düzenlemelere ve yeni idari yapılanmanın nasıl şekilleneceğine bağlıdır. Ancak Samsun'un önemli sayıda ilçesini ve nüfusunu kaybetmesi, büyükşehir yapısının geleceğini tartışmaya açacaktır.

Üstelik mesele yalnızca Büyükşehir unvanı da değildir. Büyükşehir olmanın getirdiği kurumsal kapasite, yatırım gücü, hizmet ağı ve şehir yönetimindeki etkinlik de söz konusudur.

Samsun'un bu kazanımlarının zayıflaması ihtimali bile bugünden ciddi bir değerlendirmeyi gerektirir.

Bir diğer önemli konu ise Samsun'un Türkiye Büyük Millet Meclisindeki temsil gücüdür.

2026 yılı itibarıyla Samsun'un milletvekili sayısı 9'dur. Milletvekili dağılımı, illerin nüfuslarına göre Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenmektedir.

Vezirköprü, Havza, Ladik, Bafra, Alaçam, Yakakent, Terme, Salıpazarı ve Ayvacık gibi ilçelerin farklı illere bağlanması durumunda Samsun'un nüfusunda ciddi bir değişim yaşanması kaçınılmazdır.

 

Böyle bir durumda Samsun'un milletvekili sayısı ister istemez düşecek ve mecliste temsilci yönünden zayıflayacaktır.

Bu ne demektir?

Samsun'un Ankara'daki siyasi ağırlığının azalması, şehrin taleplerini daha güçlü şekilde gündeme taşıma imkânının zayıflaması ve yatırımlar konusunda temsil gücünün etkilenmesi demektir.

Bir şehrin milletvekili sayısı sadece bir rakam değildir. O şehir adına TBMM'de konuşan, sorunları gündeme getiren, talepleri takip eden ve şehrin haklarını savunan temsilcilerin sayısıdır.

Samsun'un böyle bir kayıpla karşı karşıya kalma ihtimali bile görmezden gelinmemelidir.

Samsun sadece merkez ilçelerden ibaret değildir.

Bafra'nın tarımı, Terme'nin üretim potansiyeli, Vezirköprü'nün tarım ve hayvancılığı, Havza'nın sanayi ve ulaşım avantajları, Ladik'in turizm ve tarımsal değerleri, Alaçam ve Yakakent'in kıyı ekonomisi Samsun'un bütününü oluşturan önemli değerlerdir.

Bu ilçelerin farklı illere bağlanması halinde Samsun'un ekonomik ve coğrafi bütünlüğü değişecektir.

Üretim kapasitesinden tarımsal güce, ticari ilişkilerden yatırım planlamasına kadar pek çok alanda yeni bir yapılanma ortaya çıkacaktır.

Samsun'un yıllardır oluşturduğu ekonomik ilişkiler, ticaret ağı ve bölgesel merkez olma özelliği yeniden şekillenecektir.

Bafra ve Terme gibi önemli üretim merkezlerinin idari olarak başka illere bağlanması, Samsun'un ekonomik hinterlandını daraltabilecek bir gelişmedir.

Bunun yanı sıra ilçelerden gelen nüfus, ticaret ve hizmet hareketliliğinin azalması da şehir merkezindeki ekonomik faaliyetleri etkileyebilir.

Kısacası mesele sadece haritadaki sınırların değişmesi değildir. Mesele Samsun'un gelecekteki ekonomik gücüdür.

Burada asıl sormak istediğim soru şu:

Samsun'un kanaat önderleri bu konuda ne düşünüyor?

Şehrin iş insanları, esnaf odaları, ticaret ve sanayi odaları, belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve milletvekilleri bu ihtimale karşı nasıl bir hazırlık içerisindeler?

Samsun'un geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir konuda neden şimdiden ortak bir değerlendirme yapılmasın?

Neden bütün siyasi partilerin temsilcilerinin, belediye başkanlarının, iş dünyasının ve sivil toplum kuruluşlarının katılacağı geniş kapsamlı bir Samsun toplantısı düzenlenmesin?

Neden Samsun'un geleceğine ilişkin ortak bir rapor hazırlanarak ilgili makamlara sunulmasın?

Bu mesele siyasi parti meselesi değildir. İktidar veya muhalefet meselesi değildir. Bu mesele Samsun meselesidir!

Bugün farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz. Ancak söz konusu Samsun'un geleceği olduğunda ortak paydamız şehrimiz olmalıdır.

Kimse Vezirköprü'nün, Ünye'nin gelişmesine veya başka bir ilçemizin kalkınmasına karşı olduğumuzu düşünmesin.

Her ilçemiz gelişsin, büyüsün, yatırım alsın ve vatandaşlarımız daha iyi hizmetlere kavuşsun. Buna kimsenin itirazı olmaz olamaz.

Ancak başka ilçelerin gelişmesi adına Samsun'un kayıplar yaşayabileceği bir idari yapılanma gündeme geliyorsa, burada Samsun'un haklarını ve geleceğini de konuşmak zorundayız.

Vezirköprü il olacaksa Samsun'un kayıpları ne olacak? Ünye il olacaksa Samsun'un ilçelerinin geleceği nasıl şekillenecek? Büyükşehir statüsü, milletvekili sayısı, ekonomik güç ve kamu yatırımları nasıl etkilenecek?

Bunların cevabı alınmadan, Samsun'un geleceğini ilgilendiren ihtimaller karşısında sessiz kalınmamalıdır.

Samsun Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, siyasi partiler, meslek odaları, iş insanları ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek bu konuyu masaya yatırmalıdır.

Gerekirse Samsun'un idari bütünlüğünü, ekonomik gücünü ve siyasi temsilini korumaya yönelik ortak bir irade ortaya konulmalıdır.

Çünkü bugün konuşulmazsa yarın kararlar alındığında itiraz etmek çok daha zor olabilir.

Samsun, Karadeniz'in en önemli şehirlerinden biridir ve Karadeniz'in Anadolu'ya açılan kapısıdır. Tarihiyle, ekonomisiyle, limanıyla, sanayisiyle, tarımıyla, üniversiteleriyle, sağlık altyapısıyla ve stratejik konumuyla bölgenin lokomotif şehirlerinden biridir.

Bu şehrin yıllar içerisinde kazandığı değerleri korumak, sadece seçilmiş yöneticilerin değil, Samsun'da yaşayan herkesin sorumluluğudur.

Bugün Vezirköprü ve Ünye üzerinden başlayan 100 il tartışmasını Samsun'un geleceği açısından değerlendirmek zorundayız.

Bafra'sıyla, Terme'siyle, Vezirköprü'süyle, Havza'sıyla, Ladik'iyle, Alaçam'ıyla, Yakakent'iyle, Salıpazarı'yla, Ayvacık'ıyla bir bütün olan Samsun'un geleceği için bugünden sesimizi yükseltmeliyiz.

Samsun'un siyasi temsil gücünün azalmasına, ekonomik hinterlandının daralmasına ve büyükşehir yapısının zayıflamasına yol açabilecek ihtimaller karşısında ortak bir duruş sergilemeliyiz.

Ben buradan Samsun'un bütün kanaat önderlerine, siyasetçilerine, belediye başkanlarına, iş insanlarına, esnaflarına ve hemşehrilerime sesleniyorum:

Samsun'un geleceği için bugün harekete geçin!

Yarın çok geç olabilir.

Çünkü mesele bir ilçenin il olup olmaması değil, Samsun'un geleceğidir.

SAMSUN'U KİMSE SAHİPSİZ SANMASIN!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 24saathaber.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi